BÜLENT ARINÇ-MEHMET METİNER POLEMİĞİ


BÜLENT ARINÇ-MEHMET METİNER POLEMİĞİ

Bülent  Arınç sıra dışı bir siyaset adamıdır. En azından konuşmak istediklerini çekinmeden konuşur. Geçtiğimiz günlerde de çıktı ve pek çok kişinin beklemediği bir konuşma yaptı.
“Tatlı su balığı siyasetçileri var, suya sabuna dokunmadan. Majestelerinin gazetecileri var. Havanın suyun berraklığından bahsederler. Öksürmenin, bağırmanın zamanıdır. Kral çıplak demenin vaktidir. Allah cesur olana izzet verir…”
Bunları duyunca ilk düşüncem “acaba ilk kim üzerine alınacak” şeklinde oldu. İlk üzerine alınan da Ak Partili Mehmet Metiner oldu. Katıldığı televizyon programında çok da ağır ifadelerle Arınç’ı eleştirdi. Hatta işi hakarete bile vardırdı.
“Biz kral çıplak demeyi bilecek kadar yürek sahibi insanlarız. Bülent Arınç'ın yüreği varsa o aşağılık lafları edeceğine buyursun gelsin tv100’de karşılıklı konuşalım. En az onun kadar müktesabatımız var bizim. Mücadele tarihimizde geçmişimizde. Başkalarına ayar çekmeye çalışmasın, haddini bilsin. Gerçekten hadsizlikte sınır tanımamaya başladı…”
Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve de yine eski Cumhurbaşkanlığı YİK üyesi Arınç ile polemiğe gireceklerin iki kere düşünmeleri gerekir. Neden Mehmet Bey bu lafları üzerine alındı. Laf ortaya söylenmişti ve başka da kimseler alınmamıştı. Böyle alınganlık yapacağına bir parti büyükleri olan Bülent Beyi arayıp konuşsa daha doğru olmaz mıydı? En azından bu tatsız atışma gerçekleşmezdi. Çünkü Sayın Arınç’ın cevabı hakikaten çok ağır olmuş. Metiner’i “kifayetsiz muhteris ve müfteri” olarak tanımlayıp ağır da bir ifade kullanmış.
“İnsan omurgası 33 kemikten oluşur. Seninki ise yalan, iftira hasetten ibaret üç kıkırdaktan müteşekkil. Özel hayatın, dünün ve bugünün ile alakalı bildiklerimi ailene hürmeten konuşmuyorum…”
Alın size yeni  bir polemik konusu. Metiner hemen cevabı vermiş:
“Ben düşmanımın da mert olmasını istiyorum ya. Bugüne kadar kimsenin gölgesine sığınarak siyaset yapmadım. Hiçbir kimsenin de adamı olmadım. Buradan söyleyecek çok sözüm vardı. Ama siyaseti de tartışmayı da tehdit ve şantaja indirgeyecek kadar FETÖ ahlakıyla konuşlandırmış bir insana cevap vermeyi bile zül addediyorum. Kendisine ‘ahmak’ diyen bir insanı bundan sonra hiçbir şekilde muhatap almayacağımı da buradan duyuruyorum. Ahmak olanlarla işimiz yok.”
***
Devlet Bey en azından bu iki Ak Partili arasındaki polemiğe karışmaz diye düşünüyordum. Bakınız, onların Genel Başkanları olan Sayın Erdoğan bile sessiz kalırken Sayın Bahçeli dayanamayıp yine topa girmiş. Saha içine girmese de saha kenarına kadar gelip Mehmet Metiner’e moral vermiş:
“Az önce MHP’nin bilge genel başkanı saygıdeğer Devlet Bahçeli aradı. Destek sözleri benim için onurların en büyüğüdür. Kendisine en kalbi şükranlarımı hürmetle arz ederim…”
Arınç’tan son vuruş da yenir yutulur değil.
“Ne bir Kürt kadar mert, ne de bir Müslüman kadar ahlaklısın!“
Yani hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı yetmiyor,  bir de bu eski partidaşların kavgalarını çekmek zorunda kalıyoruz. Bu da bir kötü kader işte…

 

Bu makale 1275 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz