TÜRK VE YUNAN SAVAŞI -12


TÜRK VE YUNAN SAVAŞI -12

 

NİHAYET 24 TEMMUZ 1923’ TE LOZAN’DA BARIŞ ANTLAŞMASI İMZALANDI

 

Nihayet 24 Temmuz 1923’te Lozan’da Barış Antlaşması imzalandı. İngiltere antlaşmayı 15 Nisan 1923’te onaylamıştır. Genel Barış Antlaşmasının yanı sıra 18 konvansiyon, deklarasyon ve protokol da yeralmıştır.  Bu belgelerin çoğu, konferansa katılmış yalnız bir kısmı tarafından imzalanmıştır. Bunları en önemlileri Boğazları, Trakya sınırını, yabancıların Türkiye’de oturma ve ticaret yapma şartlarını; Türk ve Rum Halklarının mübadelesini ele alan beş konvansiyondur.

Antlaşmanın en önemli maddeleri de Türkiye’nin yeni sınırlarını  tespit eden, Osmanlı borçlarının ödeme şeklini ön gören, kapitülasyon ve kavim sistemlerini kaldıran, azınlıkların korunması ve mübadelesini düzenleyen maddelerdir. Bu değişik sorunların çözümü ile ilgili maddeleri daha sonra gözden geçirmek üzere –şimdi burada-Türkiyeye Anadolu topraklarını geri veren ve Türkler’e Avrupa’da bir köprü başı sağlayan kısaca milli misakta belirtilmiş olan bütün toprak isteklerini tatmin eden maddeleri ele alalım.

Avrupa’da tespit edilen yeni  sınırlar Türkiye’ye Edirne’de dahil olmak üzere bütün Doğu Trakya’yı iki Trakya arasında tabii bir sınır olan Meriç nehrinin batısında da, demir yolunun geçtiği bir küçük bölgeyi almıştır. Böylece Türkiye son on yıl içinde kaybetmek tehlikesiyle karşılaştığı Avrupa topraklarını tekrar yeniden ele geçirmiştir.Yine böylece Palmerston, Gladstone ve onlardan sonra gelen Avrupalı devlet adamlarının Türkleri “pılılarını, pırtılarını toplatıp” Avrupa’dan sürmek hayalleri bir kere daha suya düşmüştür.

Onaylanması mümkün olmamış bulunan SEVR ANTLAŞMASI’na göre; Boğazların ve bunların iki tarafındaki bölgelerin yönetimleri, milletler arası bir kontrol komisyonuna verilmesi düşünülen İstanbul, yeni antlaşma ile devletin bölünmez bir parçası olarak Türkiye’ye ve Türklerin tam egemenlik ve yönetimine verilmiştir. Türkler ayrıca şehirde bir de garnizon da bulundurabileceklerdi.

Savaş ve Barış Zamanın da  Boğazların ne şekilde kullanılacağı ise esas anlaşmaya ek bir konvansiyonda belirtilmiştir. Boğazlar meselesi başka bir bölümde daha ayrıntılı olarak incelenecektir. Türk Hükümetine geri verildiğinden beri, İstanbul yeni Cumhuriyetin başlıca meşguliyetlerinden biri olmuştu. Artık Başkent hüviyetinden çıkmış olmasına rağmen, hâlâ Türkiye’nin ekonomisinde ve politikasında çok önemli bir rol oynamakta ve Ankara ile rekabeti Türk Milli politikasının huzursuzluk unsuru olmaktadır.

Devam edecek >>>

 

Bu makale 61 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz