SÖKE'DE SANATÇILAR SOKAĞI NEDEN OLMASIN?


SÖKE’DE SANATÇILAR SOKAĞI NEDEN OLMASIN?

 

Birkaç yıl önce İzmir'in güzel ilçelerinden biri olan Urla’ya gitmiştim. ( Mayıs 2018 ) Kızım Urla Devlet Hastanesinde görevli olduğu için eşimle birlikte bir yaz tatilinde Urla’da aşağı yukarı 15 gün kaldık.  Urla küçük ama şirin bir ilçe. Kaldığımız günlerde Urla’yı adım adım gezme fırsatını buldum.

Urla konusunda bir ara hem bizim Söke Ekspres‘te ve hem de Milliyet: Blog’ta bir kaç yazı yazdım.  (Bir Geziden Notlar:  Urla’ya Yolculuk: (2 - 8 Mayıs 2018) tarihleri arasında 5 yazı yazdım. Urla ile ilgili sanatçılardan söz etmiş ve onları anmıştım. Örneğin Neyzen Tevfik, Mehmet Şadi Çalık, Tanju Okan ve ünlü şair, yazarlarımızdan Necati Cumalı. Onun için hazırlanan Necati Cumalı Müzesinden de söz etmiştim.  Buraları gezerken bir de Urla’da “SANATÇILAR SOKAĞI’NI gördüm. Bu sokağa yakın bir kıraathane vardım. Zaman zaman oraya gider, Urlalı sanatçılarla sohbet etme fırsatını bulmuştum.

Bu arada aslında Tokatlı olan genç bir şairle tanıştım.

“Hocam, ben aslında Tokatlıyım, işim gereği şimdi Urla’da bulunuyorum, Cahit Kulebi’yi de yakından tanıyorum” diyordu. Bize bir şiirini okudu: Bu şiirinden 2 dörtlük sizlerle paylaşmak istiyorum:

 

Hakikati bırakıp sonra azanlar

Arısı ölmüş kovana benzer

Hem İnsanlar arasını bozanlar

Çürüyüp kokuşmuş soğana benzer

 

Çalışıp kazancını helâl etmeyen

Ustasının nasihatini dinlemeyen

Hem doğru bilip harama yönelen

Avını kaçırmış doğana benzer  

          

                    Coşkun KARATAŞ

            (Abdülkadir GÜLER - Milliyet Blog, 2 Mayıs 2018 )

 

Şunu vurgulamak istiyorum. Söke’de Kemal Paşa Mahallesinde, Özyol Sokak’ ta Hisar Çay evi vardır. (Hisar Kafeterya) diye anılıyor. İşte buralara yakın eski tarihi bir evde ve bu eve yakın geçen bir sokak adı Sanatçılar Sokağı adı verilmez mi? Bunu Sayın Belediye yetkilerinden bekliyoruz. Dünden bugüne Söke’de yaşayan ve Söke kültürüne hizmet eden, Söke, edebiyatına tarihine, resim, spor ve müzik gibi alanlarda isim yapmış ve hizmeti geçmiş tüm sanatçılarımıza yer vermeliyiz.  Onları eserleriyle gelecek nesillere tanıtmalıyız. Söke Belediyesinde Kültür ve Sosyal Hizmetlerden Sorumlu Müdürlüğü bu konuya önem vermeli ve yaşatmalıdır.  Belediyelerin asli görevi sadece kanal açmak, kente yol, su, elektrik getirmek değil, bunların içinde sanat ve kültür işleri de vardır. 

Söke Sanatçılar Sokağında ayrıca bir Sanatçılar Kültür evi de bulunmalıdır. Sökeli sanatçılar ara sıra buraya gelirler, Eserlerinden söz ederler, sanat ve kültür bağlamında birlik ve sevgi içinde sohbet ederler, yeni eserlerini tanıtırlar. Sanat ve kültür dışında asla siyaset konuşmamalıdır. Her sanatçının kendine göre bir siyasi görüşü olabilir. Karşılıklı olarak saygı duymalıdır. Unutmayalım ki saygı ve sevginin olduğu yerde birlik ve beraberlik te vardır. Siyaset denen kavram insanları perişan eder.  Siyasette kin ve nefret tohumları vardır. Kin ve nefret insanları birbirlerine düşürür ve de düşman eder… Sanatçılar arasında sevgi ve saygı eylemi vardır.  Yaklaşık 750 yıldır aramızda gururla yaşayan Koca Yunus Emre:

 

Ben gelmedim kavga için

Benim işim sevgi için

Dostun evi gönüllerdir

Gönüller yapmaya geldim  / diyor…

 

Yine Koca Yunus bir başka deyişinde:

 

Gelin tanış olalım

İşi kolay kılalım

Sevelim, sevilelim

Dünya kimseye kalmaz “ diye…(1)

 

Toplum yaşantımızın biricik temeli sevgidir. Sevginin olmadığı yerde huzur da yoktur. Bütün sanatçıların eyleminde SEVGİ vardır…

Geçenlerde Kemal Paşa mahallesinde Özyol Sokakta bulunan Kafeterya’ ya uğradım. İşletenlerle bir sohbet yaptık. Çaylarını içtik. Bu konuyu da görüştük. “Çok iyi olur hocam, sanatçılarımıza hizmet etmek bizim için bir onurdur, baş göz üstüne, kapımız her zaman açıktır, hatta buraya gelen konuklarımız için bir kitaplıkta kurmak istiyoruz. Tüm sanatçılarımızdan, şair ve yazarlarımızdan  da  kitap, dergi vs. yayınları da bekliyoruz“ dediler. Ben de katkıda bulunacağımı söyledim.  Ayrıca Söke Şairler ve Yazarlar Derneği’ne de uğramalarını söyledim.

Sözün özü: Söke Aydın ilimizin sanat ve kültür bağlamında zengin bir ilçedir.  Dünden bugüne Türk kültürüne, Türk edebiyatına, Türk şiirine hizmet etmiş yüzden fazla yazarı,  şairi,  müzisyeni, bilim adamı, gazetecisi,  spor ve ressamı vardır.  Aslında bunların adı da sokaklarımıza vermeliyiz, gelecek nesillere adlarını yaşatmalıyız.  Ben Söke'de yaşayan bir sanatsever olarak böyle düşünüyorum. Bu yazdıklarımın hiçbir siyasi yönü yoktur. Zaten siyasetten nefret ederim… Tek kelime ile vatanımda, dalgalanan al yıldızlı bayrağıma ve bu toprağın tüm insanlarına (dini, ırkı, rengi,  inancı ne olursa olsun) cümlesine hayranım. Birlik ve beraberlikten yanayım. Bunlar benim kişisel görüşlerimdir… Duyana, anlayana selam olsun…

Sözümü bir fıkra ile bağlamak istiyorum: Bir kıraathane sahibi, kahve işletmecisi ikram edilen çay, kahve için zam yapmak istemiş. 

Kalemi eline almış, kibarca şunları yazmış:

 

KAHVE GELİR YEMEN’DEN YOLLARI IRAK,      

5 LİRA YETMİYOR, 10 LİRA BIRAK…

 

Bunu kahvenin ilan tahtasına asıvermiş.

Bunu gören müşterilerden biri, bu ilanı okuduktan sonra

O da şunları yazmış:

KAHVE GELİR YEMEN’ DEN YOLLARI SAPA,

5 LİRA YETMİYORSA, KAHVEYİ KAPA…

Bunu gören kahveci zam yapmaktan vazgeçmiş… 

Hoş ve esen kalınız efendim…

 

1-   Yerli ve Yabancı Gözü ile YUNUS EMRE (İnceleme, Araştırma), Abdülkadir Güler- İzmir-1993 

 

Bu makale 438 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz