TARİHTEN BİR YAPRAK İSTANBUL'UN FETHİ


TARİHTEN BİR YAPRAK İSTANBUL’UN FETHİ

 

“Konstantin (İstanbul), mutlaka fethedilecektir, onu fethedecek komutan ne büyük bir komutandır ve onu fethedecek ordu ne güzel bir ordudur.” Hz. Muhammed (sav)

 

Dünya tarihi ve doğal güzellikleri bakımından İstanbul Asya ve Avrupa kıtaları üzerinde bulunan büyük bir şehirdir. Hakkında türküler, şarkılar söylenmiş ve şiirler yazılmıştır. Tarihi şehir İstanbul, koca bir destandır. Aşağı yukarı nüfusu 16 milyon civarındadır.

29 Mayıs deyince aklıma İstanbul’un alınışı aklıma geldi. Osmanlı geleneğinden gelen ve genç bir komutan olan Fatih Sultan Mehmet (ona II. Mehmet’ de diyenler de vardır.) Osmanlı terbiyesiyle yetişen Fatih Sultan Mehmet genç bir delikanlı iken İstanbul’u anmak istedi.  İstanbul’un Fethi 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşmiştir.

Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet önderliğinde fetih gerçekleşmiştir.  İstanbul fethedeli 568 yıl oldu. Bu tarihi günü ve onun Fatihi Fatih Sultan Mehmet Hanı unutmamak gerekir.

Özet olarak İstanbul’un alınışı şöyle oldu: Osmanlı'nın bölgede topraklarını genişletmesi ile II. Mehmet tahta geçtiğinde İstanbul'un çevresi sarılmıştı. Bizans İmparatorluğu, kuşatmada Haliç'e zincir gerdi ayrıca donanmasını takviye etti. Bizans'ın bir başka savunma aracı ise grejuva idi. Grejuva, suda sönmüyordu ve hem kara hem deniz savaşında etkin şekilde kullanılacaktı. Kuşatma esnasında sıkıntı çekilmemesi için erzak, mühimmat depoları takviye edildi; çeşitli ülkelerden gelen askerlerle muhafızların sayısı arttırıldı ve şehir surları güçlendirildi. Papalık tarafından üç kadırgayla beraber 200 asker ve mühimmat gönderildi, 30 geminin ise sefer için hazırlanmakta olduğu bildirildi. Ocak 1453'te iki gemiyle beraber Cenevizli komutan Giovanni Giustiniani komutasındaki 700 askerle yardıma geldi. İmparator Konstantin tarafından Guistiniani başkomutan olarak atandı. Muharebe Bizans zaferi ile sonuçlanırsa Giustinianiye Limni adası verilecekti.

Bizans'ın savunma planında ana unsur İstanbul surları idi. İstanbul surları sadece karadan gelebilecek taarruza karşı tasarlanmamıştır; kentin deniz kıyısı da bütünüyle surlarla çevriliydi. Günümüzde Sarayburnu olarak bilinen bölge bütünüyle denizden izole edilmişti.

Fatih Sultan Mehmet, Sultan II. Mehmet olarak da anılır. Padişahın komutasında olan Yeniçeri ordusu tarafından gerçekleşmiştir. İstanbul'un Fethi Yeni Çağı açan olaydır. 6 Nisan 1453 tarihinde İstanbul Osmanlı ordusu tarafından kuşatılmıştır. 53 gün süren kuşatmanın ardından ise fetih gerçekleşmiştir. Fatih Sultan Mehmet'in komutasında olan çok sayıda asker, Bizans İmparatoru’nun Lideri olan XI. Konstantinos’a ve ordusuna karşı mücadele etmiştir. Fetih gerçekleşmesinden sonra ise Osmanlı İmparatorluğunun yeni başkenti İstanbul olmuştur.

 

TÜRK TARİHİ KONUSUNDA ÖNEMİ:

• Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemi bitmiştir. Yükseliş dönemine girmiştir.

• İstanbul'un Fethi ile Osmanlı Devleti’nin Anadolu Rumeli Toprakları arasında ki Bizans tehlikesi ortadan kalkmış oldu.

• İstanbul’un fethi ile Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan ticaret yollarının ele geçirilmesi sağlandı.

• İpek Yolu'nun Avrupa'ya giden yolu değişti.

• İstanbul başkent oldu. II. Sultan Mehmet için ülke alan, ülke açan anlamına gelen Fatih unvanı verildi.

• Osmanlı Devleti’nin İslam Dünyası’ndaki saygınlığı arttı.

• Fener Rum Patrikhanesi Osmanlı himayesine girdi.

 

DÜNYA TARİHİ KONUSUNDA ÖNEMİ:

• 1000 yıllık Bizans devleti son buldu.

• Orta Çağ bitti, yeniçağ açıldı.

• Kalelerin ve surların top gülleri ile yıkılabileceği sonucu çıktı.

• Avrupa’nın derebeylik rejiminin güç kaybetmesine neden oldu. Mutlak krallığın güçlenmesi sağlandı.

• Fetihten sonra İtalya'ya giden Bizans bilginleri, Rönesans hareketinin başlamasında etkili olmuştur.

• Ticaret yollarının Osmanlı devletinin eline geçmesi, Avrupalıların yeni keşifler yapmasını sağlamıştır.

• Avrupa ülkeleri İstanbul’da ilk sürekli elçilikler kurmaya başladı.

• Ortodokslar koruma altına alınarak Avrupa’nın dini birliği önlendi. İstanbul’un fethi sonuçları dünya ve Türk tarihi açısından iki şekilde ele alınmıştır.

 

MİLLİ MÜCADELE SIRASINDA İSTANBUL:

Prof. Dr. Bülent Bakar anlatıyor:

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından itilaf devletlerinin, 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşmasına dayanarak 13 Kasım 1918'de Haydarpaşa önlerine donanmalarını demirleyerek işgal ettikleri İstanbul, yaklaşık 4 yıl 10 ay 23 gün süren esaretin ardından 6 Ekim 1923'te özgürlüğüne kavuştu.

Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasıyla imzalanan Lozan Barış Antlaşması'ndan sonra, itilaf kuvvetleri İstanbul'dan ayrıldı. 6 Ekim 1923'te Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordunun girdiği kent, adeta esaret hayatından kurtuldu.

Prof. Dr. Bülent Bakar, "İşgal kuvvetleri kimseye hesap vermeden bazı evlere, binalara el koymuş, işgal etmişlerdir. Yaşanan birçok olumsuzluktan sonra Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasıyla tedricen İstanbul'daki hayat normalleşmiş ve 6 Ekim 1923'te esir şehir İstanbul nihayet hür şehir olmuştur." ifadelerini kullandı.

Milli Mücadelenin askeri başarısından sonra Lozan'da imzalanan tahliye protokolüne göre işgal kuvvetlerinin 6 hafta içinde boğazlar bölgesinden, İstanbul ve Çanakkale'den çekileceklerinin kararlaştırıldığını anlatan Bakar, 2 Ekim 1923'te son işgal kuvvetleri askerlerinin çekilmesinden sonra 6 Ekim 1923'te Türk ordusunun şehre girdiğini aktardı.

Bakar, "İstanbul'un 5 yıllık esaret hayatı ancak Milli Mücadelenin başarılması sayesinde olmuştur. Eğer bu askeri başarı olmasaydı, kuşkusuz Lozan Barış Antlaşması'nın yolu da açılmayacaktı. Lozan, 1919'dan 1923'e ulaşan askeri-siyasi başarıların sonucudur. Bu başarıda da Milli Mücadelenin önderi Mustafa Kemal Atatürk'ün büyük payı vardır." değerlendirmesini yaptı.

Bu duygu ve düşüncelerle İstanbul Fethinin 568. Yılı kutlu olsun. Türkiye'nin gözbebeği olan ve dünya tarihinde önemli bir yeri olan tarihi şehir koca İstanbul'u 568 yıl önce 29 Mayıs 1453 yılında fethedilmiştir.  

Bir çağ açıp bir çağ kapatan Fatih Sultan Mehmet Han ve Milli Mücadele tarihinde İstanbul’un savunmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bu yolda şehit- gazi olan tüm kahraman askerlerimize Allah’tan rahmet diliyor, cümlesine saygılarımı sunuyorum.

Gençlerimizin 29 Mayıs 1453 tarihini unutmamalarını diliyorum.

 

Bu makale 466 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz