söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



GENÇLİĞİMİZ GELECEĞİMİZİDİR (II)


GENÇLİĞİMİZ GELECEĞİMİZİDİR (II)
                                                                                                                                                                                                     

(GEÇEN HAFTADAN DEVAM)
Hz. Peygamber’ in, İslam tebliğindeki faaliyetlerine ve gerçekleştirdiği köklü değişikliklere destek olanlar arasında da önemli ölçüde idealist, dinamik genç kesim vardı.
Zaten bir toplumda köklü değişikliklere omuz veren genelde iki zümre vardır: 1)Ezilen, sömürülen ve ihmal edilen zümre. 2) İdealist, dinamik gençler.
Hz. Peygamber’in, İslam tebliğindeki faaliyetine destek olanlar da, o günkü toplumda ezilen, sömürülen köleler – fakirle ve bunlardan da öte, haksızlıklara boyun eğmek istemeyen, ahlaksızlıklara hayır diyen ve atalarının  cehalet üzere yaşadığı hayatı manasız bulan gençlerdir.

Bunlardan bir kaçının isimleri ve Müslüman oldukları yaşları şöyledir:
Hz. Ali. 10 yaşında Müslüman olmuştur.
Zeyd b. Harise. 17 yaşında Müslüman olmuştur.
Talha b. Ubeydullah 17 yaşında Müslüman olmuştur.
Abdurrahman b. Avf 17 yaşında Müslüman olmuştur.
Sa’d b. Ebi Vakkas 17 yaşında Müslüman olmuştur.
Abdurrahman b. Mesud 16 yaşında Müslüman olmuştur.
Osman b. Afvan 24 yaşında Müslüman olmuştur.
Musab b. Umeyr 18 yaşında Müslüman olmuştur.
Ebu Huzeyfe 18 yaşında Müslüman olmuştur.
Bunlar içinde Musab b. Umeyr ve Ebu Huzeyfe, o devrin zengin ailelerinin çocuklarıydı. Ama onlar ve diğer gençler bir davaya inanmışlardı.
Hz. Peygamber’den günümüze kadar da Müslüman toplulukların ve Milletimizin bütün önemli faaliyetlerinin arkasında, inançlı, sağlam karakterli ve güven duygusuna sahip gençlerin olduğu görülür.
Türklerin Müslüman olmadan önceki idealleri,  ‘‘gökyüzünü  Türkün çadırı yapmak’’ iken, Müslüman olduktan sonra bu idealleri de İslamlaştı. Türkler İslam’ın güzel ahlaki anlayışını herkese anlatmaya gayret ettiler. Hoşgörü ve adalet anlayışı çerçevesinde ‘‘yaratılanı yaratandan dolayı severek’’ genç ellerde önemli başarılara imza attılar.
Bu anlayışla Anadolu Alparslan önderliğinde idealist gençlerin desteğiyle fethedildi. Aynı anlayışla Osmanlı Beyliği kuruldu. 1453 yılında 21 yaşındaki genç Patişah Fatih Sultan Mehmet’in önderliğinde İstanbul fethedildi ve çeşitli dinlere mensup insanların huzur içinde hayatlarını sürdürmelerine imkan sağlandı.
O tarihten bu güne kadar da gençlerin, bütün yaşanan olaylarda önemli rol üstlendikleri görülür. Mesela Çanakkale deniz savaşlarındaki konumları bunlardan biridir. Bu savunma savaşlarında o güne kadar daha eli silah tutmamış birçok lise ve üniversitede okuyan gencin, ‘‘vatan düşman çizmesiyle çiğnenmesin, bayrak inmesin, ezan susmasın’’ diye, bu savaşa katılarak şehit ve gazi oldukları  unutulmamalıdır.
Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, düşmanları yurttan kovmak için yapılan İstiklal Savaşları neticesinde; 29 Ekim 1923 te kurulan Cumhuriyet, bütün Milletin ve tabi ki önemli ölçüde gençlerin gayretleriyle kurulmuş ve onların omuzlarında muasır medeniyetler seviyesine ulaşma hedefi gösterilmiştir.
Bizim tarihimizde gençliğe ayrı bir önem verilip, faaliyetlerinin hafızalarda canlı tutulduğu bilinmektedir. Günümüzde hala, Ege bölgesinde ‘‘Efe’’, Ankara ve civarında ‘‘Seğmen’’, Karadeniz bölgesinde  ‘‘Uşak’’,  Erzurum ve civarında ‘‘Dadaş’’ ve Türkiye’mizin çeşitli yerlerinde muhtelif isimlerle anılıp; folklör olarak yaşatılan deyimlerle genç ve dinamik kesim kastedilmektedir. Bunlar, Anadolu Türk Tarihindeki yiğitlik ve kahramanlığı simgeleyen isimler silsilesinin devamıdır.     (DEVAM EDECEK)

 

Bu makale 640 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz