söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



MAKSAT BAĞCI DÖVMEK Mİ?


MAKSAT BAĞCI DÖVMEK Mİ?

 

Son günlerde Söke’de inanılmaz bir bilgi kirliliği yaşıyoruz. Adeta atış serbest hale geldi. Doğruluğuna yanlışlığına bile bakmadan sallıyoruz. Üstelik  bunu, bazı makamları  da suçlamak için bahane bile ediyoruz. 

Birkaç koldan birden ortaya atılan haberde Söke Belediyesinde makam şoförlüğü yapan bir personelin yine belediyeye ait bir evden antika değeri olan bazı eşyaları alarak eski bir belediye meclis üyesinin kardeşine sattığı ifade ediliyor. 

Kurnazlığı görüyor musunuz? Hem Söke belediyesini ve de Belediye Başkanını suçlayacaklar, hem de eski belediye meclis üyesi üzerinden Ak Partiyi suçlayacaklar…

Ortalık öylesine ayağa kaldırıldı ki, Aydın İl Kültür Müdürü ve Balat Müze Müdürü  Söke’ye gelerek güya alındığı söylenen eşyalar üzerinde incelemeler yaptılar ve de antika değerlerinin olmadığını ifade ettiler. Belediye de bir açıklamada bulunarak olayda adı geçen belediye personeli hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu.

***

Böyle asılsız haberler Söke’ye bir şey kazandırmaz. Olayları çarpıtarak onları olduğundan daha önemli  hale getiremezsiniz.  Üstelik suçun şahsiliği meselesi de ortadadır. Yüzlerce personelin çalıştığı Söke Belediyesinde bir kişinin yaptığı yanlış, çalışma arkadaşlarını ve de Belediye başkanını etkilemez. Suçu işleyen cezasını çeker. Zaten bunun için de sürecin başlatıldığı ifade edildi.

Yani  bu olay aslında olduğu gibi, yani  basit bir hırsızlık olayı olarak verilseydi daha mı az önemli olacaktı? İşin içine yalan ve iftira katarak daha mı önemli oldu?

Bana göre bu türlü  davranışlar işi sulandırmaktan, olayın ciddiyetini azaltmaktan başka bir sonuç doğurmaz.

***

Bu konuyu burada kapatacağım. Hazır laf antikadan ve kültürel değerlerden açılmışken biraz da geçmişten söz etmek istiyorum.

Biliyorsunuz; Söke’de bir hayırsever tarafından bağışlanan eski bir konak bağış şartı olarak etnografya müzesi haline getirilmişti. Binayı bağışlayan hanımefendi, burada adını da vereceğim Sayın Güngör Pura, anne ve babasının isminin verildiği bu müzeye bazı eşyalar da bağışlamış. Anne ve babasının kişisel eşyaları, kendisinin evlenirken giydiği gelinlik, çeyiz sandığı falan…

Başkan Özekmekçi zamanında müzede gerçekleştirilen restorasyon nedeniyle bu eşyalar Sanayi Sitesi yanında yapılan Düğün Salonuna taşınıyor. Burada da nem nedeniyle pek çoğu çürüyerek kullanılmaz hale,  daha da doğrusu değerini ifade edemez hale geliyor.

Benim de görevli olduğum sürede, yani Başkan Süleyman Toyran döneminde müzeyi yeniden ihya etmek istedik. Kıymetli hemşerimiz Cevdet Üzüm’ün de gayretleriyle kentimize yakışan ve sürekli gelişmeye müsait bir müze ortaya çıktı. İşte bu  oluşum sırasında envanterdeki kayıtlı eşyaların pek çoğunu bulamadık. Bulduklarımız da çürümüştü.

Güngör Hanım’ın gelinliğinin bir bölümünü güveler yemişti. Sanırım o zaman meclis Üyesi olan Sayın Yasemin Gürsoy Hanımefendinin atölyesinde o gelinlik tamir edilerek tekrar müzeye kazandırılmıştı.

Hiç kimse çıkıp da bugünkü gibi bir bardak suda fırtınalar koparmaya çalışmamıştı. Bu iş üzüm yemekten çok bağcı dövmeye benzedi. Umarım bu konu burada kapanır ve bundan sonrasıyla sadece yargı  ve kolluk kuvvetleri ilgilenir. 

 

 

Bu makale 761 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz