söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Ensar Turgut Tekin - SARIKAMIŞ HAREKATI NEDEN YAPILDI? - 2


Ensar Turgut Tekin - SARIKAMIŞ HAREKATI NEDEN YAPILDI? - 2

 

 

Baştarafı önceki sayıdan

Karslı araştırmacı yazar Kırzıoğlu M. Fahrettin “Edebiyatımızda Kars -2” adlı kitabında Sarıkamış harekâtı ve felaketini şöyle anlatıyor:

“1914 Ağustos’u başında seferberliğin ilanı üzerine, Doğubayazıt’tan Bayburt’a kadar uzanan Erzurum ilinde ki şehir ve kasabalarda da alanlarda çalınan davul zurna asker ocağına gelenleri coşturuyor; 93 Kars muhacirlerinin çocukları son nefeslerinde bile “Ah Kars, ah Kars!” diye memleket özlemiyle ölen ve ninelerinden duyup işittikleri ata yurtlarını kurtarmak fırsatının çıkışına seviniyor; bütün Mehmetçikler, Balkan Savaşı’nda ki başka sebeplerden gelen yüz karasını silmek ve Türk erliğini göstermek için ellerine aldıkları beylik silahı öperek alnına götürüyor ve  sarı  Moskof’tan  dilediği  gibi intikam alabilmesi için Ulu Tanrı’dan gereken fırsatı vermesini diliyordu. Akşamları askerin ders saatlerinde genç Türk subayları, atalarımızın şanlı kavgalarını ve Kars uğuruna dökülen mübarek kanları anarak, buğulu gözlerle milli heyecanlarını belirtiyorlardı. İşte bu hava ve hazırlıklar sonunda, 29 Ekim 1914’te ki  “Karadeniz Olayı” ile Rus donanma ve limanlarının Yavuz ve Midilli ile bombardımanı   üzerine   31 Ekim 1914’te Iğdır’dan Doğubayazıt’a ve 1 Kasım 1914’te  Sarıkamış’tan Pasinler’e saldıran Ruslar’a karşı koymak için savaşa girmiş olduk.6-9 Kasım 1914’te Köprüköy Savaşları başladı.3. ordumuz Rusların saldırılarını kırıp bozdu.11-12 Kasım 1914’te  taarruza geçti. 14-18 Kasım 1914’te yapılan Azap Savaşı’nı da kazandı. Fakat fazla hesapçı olan Hasan İzzet Paşa, sınır gerisine çekilen Rusları takipten vazgeçiyor. Bunun üzerine başkumandan vekili Enver Paşa bizzat bu cepheye gelerek mevsimin geçtiği ve kış bastıracağı sırada 22 Aralık 1914’te meşhur “Sarıkamış Harekâtı” emrini verip büyük bir çevirme taarruzuna girişti. Bu sıralarda Rus Kafkas Ordusu’nun bozulan maneviyatını düzeltmek için cepheye gelerek Mıcıngert’te saldatlara (Rus Askerleri) söylevler vererek madalyalar dağıtan Rus Çarı 2. Nikolas’da az kalsın bir keşif kolumuzun avı olacaktı.

Ne yazık ki bugünler de talih bize gülüp yar olmadı. Soğanlı ve Allahuekber dağlarını emri yerine getirmek için, kara kışa, borana ve tipiye bakmadan aşan kolordularımız Sarıkamış’a girmiş ve Selimköyü’nde Kars demiryolunu bozmuş, Moskofları paniğe uğratmışken 1915 Ocak ayının gecelerinde dondurucu soğukta karlı siperlerde şehit oldular. Biz burada düşmana değil doğaya kara, borana, kışa yenildik. İşte:

“Erzurum  dağları  kar ile boran,

Sardı yüreğimi dert ile verem”in türküsünün öyküsü budur. Bu öykü hala söylenir. Söylenirken yüreğimizde bir yara kanar. Onun için halk arasında “ en acı türkü “ olarak bilinir.

Telsizlerini kestiğimiz Ruslar Sarıkamış’tan haber alamayınca Rus Başkumandanı Tiflis ile Bakü’de başlayan paniğin yapacağı kötü etkileri de düşünerek 2 Ocak 1915’te müttefikleri İngiltere’ye telsizle müracaatta bulunarak : “İkinci bir cephe açılarak mutlaka Türker’in durdurulmasını yoksa Hint yolunun elden Çıkacağı”nı hatırlatarak ricada bulundu. Bunun üzerine Mart 1915’te ikinci cephe olarak “Çanakkale Cephesi” açıldı.

Bir tümenimiz Aralık 1914’te Oltu’yu zapt etmiş, Artvin’den ilerleyen Bahaeddin Şakir ve Yakup Cemil Bey çeteleri de 29 Aralık’ta Ardahan’a girerek buradan İstanbul’a “Ardahan’dan Selam!” diye bir zafer telgrafı çekmiştir.

Ama ne yazık ki bu müjdeli zafer çok kısa sürmüştür. Tiflis’ten gelen bir Sibir-Kazak tugayı 4 Ocak 1915’te Ardahan’ı ani bir baskınla geri almış, Çıldır’dan başlayarak Göle’ye kadar Ardahan Türk köylerini “Türkleri alkışlayıp onlara yardım ettiniz” diye katliama giriştiler. 19 Ocak 1915 günü 3. Ordumuzun donarak erimesiyle biten Sarıkamış Harekâtı sonunda şu acı tablo ortaya çıkmıştır:  “60000 şehit,7000 esir, 30000’den fazla hasta ve yaralı.” Ayrıca Ruslar da Kars halkından 40000 Türk’ü çoluk çocuk genç yaşlı demeden 3 ay boyunca canice katliam yaparak mallarını da yağmaladılar. Böylece kara günlerimizin 36. yılında, Al Bayrağımıza kavuşmanın sevinciyle bu uğurda her fedakârlığı göze alan ordumuzla yerli halktan 1915 yılı başlarında 137000 kurban verdik.

 

Devamı yarın >>>

 

Bu makale 442 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz