söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



METİN YAVUZ'DAN DEĞERLENDİRMELER -3


METİN YAVUZ'DAN DEĞERLENDİRMELER -3

 

Ak Partililer her vesileyle dünyaya örnek olduklarını söyleyerek bununla övünmeyi çok seviyorlar. Yavuz Vekilim de dünyaya örnek olmaktan söz ediyor. Güzel sözler de ediyor. 

“Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye olarak kimsenin toprağında, egemenliğinde, hele hele doğal kaynaklarında gözümüz olmadığını  bugüne kadar yaptıklarımızla ispatladık. Karşımızdakiler hangi ahlaksızlığı yaparlarsa yapsınlar, biz inancımızın ve tarihimizin bize gösterdiği istikametten asla şaşmayacağız. Kimsenin hakkına göz dikmeyen, ama hakkını söke söke alan bir ülke olarak Allah’ın izniyle yola devam edeceğiz…”

Bugüne kadar neyi ispatladığımız konusu açıklamaya muhtaç diye düşünüyorum. Vekilim hamasi laflar etmeyi seviyor. O türlü konuşmalar miting meydanları için iyidir de, bu türlü açıklamalarda daha aydınlatıcı olmak gerekir diye düşünüyorum. Mesela burada tarihimizin bize gösterdiği istikamet olarak neyin anlatılmak istendiğini bilmek isterim.  Hangi hakkımızı söke söke aldığımız konusu da benim için muamma. İnşallah bu konuyu da aydınlatırlar.

“Söz konusu vatan toprağı olduğunda toprakları Türklere vatan yapan Osman Gazi’den Sultan Alpaslan’a, Abdülhamit’e kadar bizim ecdadımız düşmana asla geçit vermedi. Biz de tıpkı onlar gibi bir karış vatan toprağımıza el uzatanların elini İstiklal Savaşımızda, 15 Temmuz’da kırdık. Gerekirse yine kırarız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın…”

Bu toprakları bize vatan yapanları sayarken Sultan Alpaslan’dan başlamak ve sonra Osman Gazi’ye gelmek gerekir. Bir noktanın yine açıklanması gerekir; eğer ecdadımız bir karış vatan toprağını vermediyse biz İstiklal Savaşını kime karşı ve neden yaptık?

Ecdadımızla gurur duymak elbette ki çok güzel ve erdemli bir davranış. Ancak geçmişte yapılan hatalar da sorgulanmalıdır. Aksi halde hatalardan ders çıkarılmaz ve  tarih de sürekli olarak olumsuz anlamda tekerrür etmeye devam eder. Ne yazık ki ecdadımızdan hata yapanlar olmuş ve koca imparatorluk dağılıp parçalanmış, vatan toprakları işgal edilmişti. Yavuz Vekilimin sözünü ettiği İstiklal Savaşında yine ecdadımızdan, Yavuz Vekilimin ismini zikretmeyi unuttuğu  Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yüce milletimiz büyük bir kurtuluş mücadelesi vermiş ve eşsiz bir zafer kazanılmıştı. Ben bu vesileyle Sayın Vekilimin unuttuğunu gerçekleştirip Anadolu topraklarını bize açan Sultan Alpaslan’a, küçücük bir aşiretten bir cihan devleti kuran  Osman Gazi’ye ve tükenmiş bir imparatorluk bakiyesi üzerinde kazandığı eşsiz zaferle birlikte çağdaş ve dinamik bir devlet kurarak bize bırakan Mustafa Kemal Atatürk’e en içten saygılarımı sunuyorum. Allah mekanlarını cennet etsin.

***

Başta da sözünü ettiğim gibi; dünyaya örnek olmaya bayılıyoruz. Yavuz Vekilim de hem salgın ile mücadele edip hem de destek ve yatırımlarıyla dünyaya örnek olmaktan söz ediyor. Dünya hangi yatırımı bizden örnek aldı bilmiyorum da, işlerin hiç de vekilimin ifade ettiği gibi olumlu gitmediğini biliyorum. Türkiye zaten üretim sıkıntısı çeken bir ülkeydi. Salgın bizim bu yeteneğimizi daha da tüketti. Tarımdan ticarete, turizmden finans sektörüne kadar her alanda büyük sıkıntılar yaşanıyor. Ama Yavuz Vekilime göre dünyada sağlıktan ekonomiye,  bir çok ülke diz çökerken biz Cumhurbaşkanımızın tecrübeli liderliğiyle iyi bir sınav vermişiz. Şu cümle bence açıklamaya muhtaç diye düşünüyorum:

“Liderimizin ortaya koyduğu süreç yönetimi ile dünyada pozitif ayrışan model ülke konumunda olduk…”

Bu cümlenin ne anlama geldiğini anlayamadım. Sökeli Yavuz Vekilim  cehaletimi bağışlasın da lütfedip açıklasın. Pozitif ayrışma ne demektir? Biz ayrışmalardan bıktık, bir olmak, birlik olmak istiyoruz. 

Yavuz Vekilim, devasa şehir hastanelerini övmüş, 18 yıllık AKP döneminde doktor ve diğer yardımcı sağlık personeli sayısını arttırmaktan söz etmiş. Keşke rakamlar da verseydi….

Burada da liderine övgüler yağdırarak bağlılığını göstermiş.

“Yine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin sağlamış olduğu hızlı karar alma ve uygulama mekanizması  da salgınla mücadelede etkinliği arttırmış ve başarıda önemli bir rol oynamıştır. Bakınız bu süreçte 156 ülkeye ve 9 uluslararası kuruluşa tıbbi malzeme yardımında bulunduk…”

“Ayranımız yok içmeye…” diyeceğim de ayıp kaçacak. Biz halkımız için gerekli olan aşıları bile yeterli miktarda tedarik edemedik Sayın Vekil, ne işimiz var dünya ile? Vatandaşa maske dağıtamadık…

Devam edeceğim.

 

 

Bu makale 826 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz