söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



ANIT İNSAN HASAN TAHSİN (1888-1919)


ANIT İNSAN HASAN TAHSİN (1888-1919)

 

“Hasan Tahsin; Türk gençliğine örnek olacak bir ülkü sembolü, kanını mürekkep yaparak Ulusal Savaş Destanı’mıza ilk satırı yazan bir gazetecidir. Bu ilk satır, ulu bir destanı müjdeliyecek kadar güçlüdür.”

ÖZGÜRLÜK savaşçısı, gazeteci, yazar “OSMAN NEVRES” olarak tanınan, Hasan Tahsin Recep,1888 yılında Selanik’te doğdu. Selanik Fevziye Lisesini bitirdikten sonra, yüksek öğrenimini Paris Siyasal Bilgiler Okulu’nda tamamladı. İttihat ve Terakki’ye (1908) de girdi. Bükreş’te İngiliz diplomatı Baxiston kardeşlere suikast düzenlediği için, on yıla mahkûm edildi. Birinci Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine, Bükreş’i ziyaret eden Hilmi Paşa’nın yardımıyla, bir yıl yattıktan sonra özgürlüğüne kavuştu. Mütareke yıllarında İzmir’e yerleşti. Ulusal kurtuluş Savaşımızı başlatan ilk kurşunu İzmir’in Konak  Meydanında Vilayete doğru ilerleyen Yunanlılar’ın üzerine ilk kurşunu sıktı; aynı yerde düşman askerlerince 15 mayıs 1919 günü  şehit edildi. Milli Mücadelimiz’ in ilk kurşununu sıkıp düşman  bayraktarını yere yıkan gazeteci Hasan Tahsin’i bir de Ahmet Taner kışlalı’ dan okumak, Cumhuriyet Edebiyatçıları’ mızın bu ilk şehidini  bize daha iyi tanıtacaktır:

“Gazeteci Hasan Tahsin adı, onun bütün meslektaşları ve bütün yurttaşlarımız gibi benim de düşüncemde ve gönlümde çok yönlü, çok anlamlı bir simgedir. Hasan Tahsin benzerleri arasında seçkin bir özgürlük savaşçısı, basın mesleğinin adanmış bir emekçisi, emperyalizme verilen karşı verilen ulusal kurtuluş savaşının başlatılmasında yürekli ve bilinçli bir öncü, tek sözcükle örnek bir insandır. Dağılmakta olan bir imparatorluğun duyarlı ve acılı bir aydını olarak Hasan Tahsin gazetecilik mesleğine yönelirken, yurdumuzun ve halkımızın içine düşürüldüğü maddi ve toplumsal tüm sıkıntıları yüreğinde duyuyor, bunlarla yanıp tutuşuyordu kalemini bütün büyük ve yurtsever gazeteciler gibi bir hak ve özgürlük savaşçısı olarak, kullanıyordu. Ezilen halkın sözcüsü olmaktan başka bir amaç bilmiyordu. Çalışan halkın emeğine arka çıkan bu yolda hiçbir zorluktan yılmayan yıldırılamayan bir insandı. Sonunda yurdumuzun bağımsızlığı, emperyalist güçlerin askerleri tarafından çiğnenmeye kalkılırken, canı pahasına ilk kurşunu sıkabilen, bir gazeteci olarak düşüncesiyle davranışı birleştirip, kendinden sonra gelenlere ışıklı bir örnek oldu. Bugün Hasan Tahsin’in adı ve anısı önünde eğiliyoruz. Hasan Tahsin’in anısını canlı tutmak için bugüne değin gösterilen çabaları üstün övgü ve borçluluk duygusuyla selamlıyorum. Ulusal şehrimiz en tam biçimde derlenip değerlendirilmesi, böylece onun 31 yaşında emeğine son vermiş bir aydın olarak, sadece genç  gazetecilerimize değil, bütün gençliğimize canlı bir örnek haline getirilmesi yolunda etkin çalışmalar yapılmalıdır. Değerli gazeteci Hukuku Beşer’in tüm koleksiyonlarını tarayıp sözlü bütün anılarını derleyip özgürlük ve bağımsızlık düşüncesini, “reddi ilhak” ilkesini canlı tutabilmemiz için, ezilen halka arka çıkma davranışımızı sürdürebilmemiz için, Hasan Tahsin’in yaktığı ışıktan aydınlanmamız bir zorunluluktur. Anısına ve emeğine en candan saygılar sunuyorum.”

 Hasan Tahsin; Türk Tarihi’nin olduğu kadar, Türk Edebiyatı’nın da ölümsüz isimleri arasındadır. Sesimizi zamanının Avrupa’sına duyabilmek için büyük çaba  gösterir.  “HUKUK-U BEŞER” Gazetesi,  adı bir bayrak gibi Türkiye’nin özgür ufuklarında dalgalanıyor. 

 

Yarınki yazımda bu “HUKUK-U BEŞER” gazetesini tanıtacağım. Şimdilik hoşça kalın.

 

Bu makale 456 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz