söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Galip Kamiloğlu - 21 EYLÜL'DE OKUL ZİLİ ÇALACAK


Konuk Yazar: Galip Kamiloğlu 

Emekli Eğitimci

 

21 EYLÜL’DE OKUL ZİLİ ÇALACAK

 

Türkiye’nin de içerisinde olduğu ve dünyanın karşılaştığı COVİD19 diye adlandırılan virüs Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)‘nün tespitlerine göre kısa vadede hayatımızdan çıkmayacak. Bu yazımda salgınla ilgili gelişmeler ışığında 21 Eylül’de zilleri çalacak olan okulların durumuna değinmek istiyorum. Türkiye genelinden örneklendirmeler yaparken özelinde de Söke’de yaşanan ve yaşanacak olan eğitim sürecini sizlere aktarmak istiyorum.

MEB kayıtlarına göre Türkiye’de 18 milyon 341 bin öğrencimiz, 1 milyon yüz bin öğretmenimiz var. Yüksek öğretim kurumlarını da kattığımızda, 30 milyonu aşkın bir nüfustan söz ediyoruz. Dolayısıyla eğer siz pandemi sürecinde okulları açıyorsanız bu verileri dikkate almak zorundasınız. Söke İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün kayıtlarına göre Söke’de; Kamuda ve özel eğitim kurumlarında 21 bin öğrenci,1650 öğretmen,1159 derslik, 109 eğitim kurumu bulunmaktadır.(Yüksek okullar hariç)  bu sayıları velilerle birlikte düşündüğümüzde 30 binin üzerinde bir nüfustan bahsediyoruz. 21 Eylül’de okullar açılacaksa (ister yüz yüze isterse uzaktan eğitim olsun) bu sayıları dikkate alarak yaklaşmalısınız.

Öncelikle eğitimde tartışmasız olan gerekli önlemler alınarak yüz yüze eğitime başlanmalı. Yüz yüze eğitim; interneti, bilgisayarı  olmayan ve uzaktan eğitimden yeterince yararlanamayan ve  eğitimden kopan  çocuklarımızı olumlu etkileyeceğinden hem de tüm çocuklar için okullar  vazgeçilmez bir sosyalleşme alanlarıdır.Demek ki yüz yüze eğitim ile uzaktan eğitimi karşılaştırmıyoruz, MEB yüz yüze eğitimi önceler ve çocuğun devamlılığını isteğe bağlı bırakırsa ki (21 Eylül’de Anasınıfları ve İlkokul 1. sınıflar için hazırlık yapıyor.) herkesin eğitimden eşit bir şekilde yararlanmasını sağlamak anayasal görevidir. O zaman çocuğunu okula göndermek istemeyen velilerin uzaktan eğitime ulaşımını sağlayacak önlemleri almalı ve özel eğitim kurumlarına yaptığı vergi indirimi ‘kıyağı’ gibi velileri maddi olarak da  desteklemelidir.

Şimdi soru şu; Türkiye‘de olduğu gibi Söke’de de geçen eğitim - öğretim yılının ikinci dönemi uzaktan eğitimle geçti. Bu dönem  içerisinde  ve sonunda bir değerlendirme yapıldı mı?  Ve kamuoyu ile paylaşıldı mı? 

Örneğin bu dönemde Söke’de kaç öğrencimiz bilgisayar, tablet, cep telefonu üzerinden internet aracılığı sürece katılamadı? Bunlar biliniyor mu önlem alındı mı? Öğretmen arkadaşlarımızın söylediğine göre sınıflarda derslere katılım oranı oldukça düşük geçmiş, sınıfın yarısından çoğu derslere katılmamış, çoğu kez üç beş öğrenci ile hatta bezen bir öğrenci ile dersler işlenmiş.Veliler de çocuklar da EBA sistemindeki canlı yayınlanan derslere katılmada teknik sorunlar yaşadıklarını söylemekteler ve derslerden verim alınamadığını belirtmekteler. Tüm bunlar biliniyor mu, önlem alındı mı? Bütün bu olumsuzluklara rağmen “İnterneti olmayan öğrencilerimize, televizyondan izleme imkanı sağladık, interneti yoksa televizyondan takip etsin” argümanının arkasına sığınamazsınız. Eğer yukarıda yazdığım yaşanmışlıklardan çıkan sonuçları tespit edilmemiş ve şimdiye kadar çözümler üretilmemişse 21 Eylül’de ister yüz yüze isterse uzaktan olsun başlayacak  eğitim-öğretim yine fiyaskoyla sonuçlanacaktır ve ne yazık ki kaybeden çocuklarımız olacaktır.

16 Mart’ta okulların uzaktan eğitime geçtiği günden itibaren MEB işin ciddiyetinden uzak ve çocukları değil özel eğitim kurumlarını önceleyen bir politika/politikasızlık izleyerek kendince bir  ‘başarı’ öyküsü yaratmak istedi. Oysa saha hiç de öyle değildi. Eğitim-Sen‘in araştırmalarına göre 6 milyon öğrenci eğitim sürecinden kopmuş durumda. Bu yüzden aynı soruyu Söke için de sormak gerekir. 16 Marttan bu güne kadar kaç öğrencimize ulaşılamadı ve eğitim sürecinden koptu?  Kamu okulları arasındaki ciddi eşitsizliklerin giderilmesi için her hangi bir önlem aldınız mı? Örneğin eğitimde var olan fırsat eşitsizliğini  daha da derinleştiren pandemi döneminde bilgisayar, cep telefonu ,tablet aracılığı ile internete ulaşamayan kaç öğrencimize yardımda bulunuldu?  İşte bu ve benzeri  soruların cevabı varsa işimiz biraz daha kolay olacaktır. Aksi durumda çocuklarımıza yazık olacaktır.

Pandeminin  2022 yılına kadar süreceği söyleniyor. Çocuklarımızın sağlık ve eğitimleri açısından yaşamsal bir öneme sahip günler yaşayacağız demektir… Onları pandemi politikası olmayan sisteme feda etmeyelim…

 

NOT: Devamında 21 Eylülde başlayacak yüz yüze eğitimi yazacağım. 

 

Bu makale 618 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz