söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



BÜYÜKŞEHİR YATIRIMLARI VE PROBLEMLERİ


TURGUT TÜRKOĞLU

 

BÜYÜKŞEHİR YATIRIMLARI VE PROBLEMLERİ

 

Ben her zaman yerel yönetimlerin yaptığı projelere FAYDA / MALİYET hesabı üzerinden bakmışımdır. Değerlendirmelerimde bu bakış açısıyla gerçekleşir. Yani çiftliğinizde bir ineğiniz var size günlük 30 kilo civarında süt veriyorsa, önüne samanı ve suyu koyduğunuzda sesi çıkmadan her gün üretim yapıyorsa benim için çok değerlidir.  Aynı çiftlikte bir de tavuğunuz varsa ve günde 1 yumurta verip sabahtan akşama ortalıkta dolaşıp bütün gün gıdaklayarak kafanızı şişiriyorsa sizce hangisi daha değerlidir. Üstelik yumurta verenin yıllık kapasitesi de belli yani yılda maksimum 250 gün üretim yapabilir. Yani verdiğiniz, aldığınız, üretim boyutu, sürekliliği çok önemlidir. Ayrıca o sütten peynir yaparsınız, yoğurt yaparsınız, kaynatır içine ekmek doğrar yersiniz. Bir de bu gözle değerlendirin isterseniz. 

Büyükşehir yatırımları da aynen böyle değerlendirilmeli. Baraj  2017 yılında büyükşehir meclisinden geçtiğinde 460 milyon TL yatırım maliyeti varken bugün fatura 569 milyon TL olmuş, yani üç yılda fatura 109 milyon büyümüş. Tabi bu para aydın halkının cebinden çıkacak olan bir para , siyasetçilerin kayıkçı kavgasının faturası yani. Ayrıca bu baraj ilk gündeme geldiği 90’lı yıllarda burada çalışma yapan MTA ekipleri yaptıkları sondajlar sonucunda zeminin kırılgan ve geçirgen olduğuna dair raporlar vermişlerdi. Tabi şimdi inşaat teknikleri gelişti, farklı uygulamalar olabilir ama insan yine de sorgulamadan geçemiyor çünkü burası 1. Derece deprem bölgesi. 

Garaj projesi ise şu anda tam bir bilmece noktasında çünkü bu projeyi merkeze koyup otoparkları ona göre düzenlemeniz, kent içi ulaşımını ona göre geliştirmeniz gerekir. Yani bir bütün olarak bir master plan dahilinde olması gerekir. Burada bir diğer sorun bu garajın büyüklüğü ve yeri çünkü mevcut garaj 30 dönüm alan üzerinde ama yeterli değil. Buna birde OSB den dolayı ve kent içindeki kamyon ve çekicilerden dolayı garaj yapmak gerekiyor. İki garajı birleştirdiğinizde yaklaşık 100 dönümlük bir alana ihtiyaç var. Bunun böyle planlanması gerek. Tabi yeri kim verecek , kim yapacak , kim işletecek,  yeri neresi olacak, bunların hepsi kent halkının bilgisi dahilinde olmalı. Ayrıca mevcut garajın kalkmasıyla bu alanın kullanım hakkı Söke belediyesine geçer ve kent meydanı olarak düzenlenir. Sarı civcivleri buraya sokmaya çalışmak kente yapılacak en büyük kötülüktür. Kimse başka plan yapmasın.

Gelelim kırsal mahallerin arıtma projelerine . Şimdiye kadar yapılmaması zaten büyük sıkıntıydı . Ama bugün yapılacak olan Bağarası , Sarıkemer arıtmaları ayrıca Savuca ve Yenidoğan hatlarının Söke arıtmasına bağlanması sonucu Söke arıtmasından yer istenmesi büyük sıkıntıdır. Zaten Güllübahçe için 14 dönüm yer verilmişti Söke Belediyesinin mülkünden . Bu yerler içinde aynı uygulama bekleniyorsa Büyükşehir açıkça bunun için bir proje ortaya koymalıdır. Yani siz arıtmaları yapacaksınız, yerleri biz vereceksek sonuçta kente bir şeyler katmanız gerek. Yani sizin tabirinizle kazan kazan ilkesi uygulanmalıdır. Bu yerlerin gerçek sahibi SÖKE HALKI’dır.

Kültür merkezi projesi, Bölge hal binası projesi, Kent meydanı,  İstasyon caddesi ve Aydın caddesi projesi ortada öylece duruyor. 

Kangrene dönüşmüş 6 yıldır çözülemeyen Kentsel gelişim planları denilen ucubeye neşter atmanın zamanı hala gelmedi mi ? 

İlçe belediyenin Gençlik Merkezi projesinin bu mali yapısıyla altından kalkması pek görülmüyor. Tüm bunlar kentin gündeminde dururken sizin Büyükşehir olarak yapacaklarınızı seçilmiş bir başkan olarak anlatmanız gerekmiyor mu ?

Peki biz SÖKELİLER olarak bu taleplerimizi yüksek sesle dile getirmemiz gerekmiyor mu ?  Yoksa Sosyal medya ya bakıp bir yumurta veren ve bütün gün bağıran bir tavuğu mu takdir edeceğiz. Bence 30 kilo süt veren ve sesi çok fazla çıkmayan inek mi  bizim tercihimiz olmalı. Takdir sizlerin. Saygılarımla…

 

Bu makale 497 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz