söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



 KENTİN İMAR PLANLARI


Turgut Türkoğlu

 

KENTİN İMAR PLANLARI

 

Yaklaşık 6 yıl önceydi, birden bu kentin belediye başkanının aklına dahice plan geldi. Aslında etrafındaki müteahhit guruplar uzunca bir süredir kulağına fısıldıyorlardı ama o cesaret edemiyordu hayata geçirmeye. 

Çünkü elinde böyle bir planlamayı yapma yetkisi yoktu, ikincisi beceremezse siyasi hayatı bitebilirdi. Ama etrafındaki guruplar ve sınıf atlamak isteyen personeli bunu fırsat bilip verdiler gazı ve Büyükşehirle kavgaları fırsata çevirip çözebileceklerini sandılar. Oysa ilçe belediyenin 1 / 5.000 lik planları yapma yetkisi yoktu. Kadro desen bu işin kıyısından bile geçemezdi. Hemen koca koca adamlardan oluşan bir akademisyenler kadrosu oluşturuldu, ücretler, yemekler, Kuşadası’nda oteller organize edildi. Öğrencilerden oluşan guruplar yarışma bahanesiyle başladılar çalışmaya. Sonra ilk sonuçlar üzerinden değerlendirmeler ve planların satın alınma süreçleri başladı. Ve sonuçta ortaya bir hilkat garibesi bir plan çıktı. Hem de yaklaşık 3 milyon gibi bir para harcanmasına rağmen. 

Yok yollar genişleyecek, yok yeni yaşam alanları oluşacak, yok Söke daha güzel olacak hikayeleri gitti Büyükşehir’in duvarına çarpıp döndü. 

Çünkü bu planlamanın temel felsefesi yanlıştı. O felsefe yaşam alanlarını yurttaşın elinden alıp, araçlara veriyordu. Yani efendiler “KENTLER İNSANLARIN YAŞAM ALANIDIR…” Araçlara göre düzenlenmezler. Bu 4 BÖLGE‘deki 3.600 parselin yaklaşık 2.500 parseli 100 metre ve altındaki parsellerdir. Yani bu alanlarda KENT YOKSULLARI yaşar. Adamın 60 metrelik yaşam alanını elinden almaya kalkarsan burada maraza çıkar. Ayrıca bu bölgelerde tarihi dokuya sahip binalar var, bunları yok sayamazsınız. Kısaca küçük parselleri büyük parsellerle birleştirme uygulaması yapmaya kalkarsanız bu insanları başkalarına mahkum edersiniz. Bunun vebalini de ödeyemezsiniz. Çocuklarınızdan çıkar haberiniz olsun.

Bu alanlarda proje yapılamaz mı diyorsanız elbette yapılabilir, ama yerel yönetim olarak elinizi taşın altına koymanız gerekir. Bu devasa proje için KENTSEL DÖNÜŞÜM’ün , SEMTSEL DÖNÜŞÜM BOYUTUNU uygulamanız gerekir. Yani Albayrak Caddesi ile Erkan Sokak arasında kalan bölgeyi ele aldığınızda yaklaşık 60 parsel sahibini buradan yeni bir yapılaşmaya ikna edip yeni bir finansman modeliyle, mevcut haklarını yok etmeden sorunu çözme becerisi gösterebilirseniz o zaman olur. Ama şimdi size LİBOR + 1 faizle dünyadan kaynak bulun, buraya yeni bir yaşam alanı oluşturun desem yüzüme aval aval baktığınızı görüyorum. 

Abelaki Bölgesi gibi alanda teraslamalarla yeni bir mahalle oluşturun desem “Bana ne, kent yoksulların dan” dediğinizi duyuyorum. 

Bakın bu yerel yönetim bu kentte 70 yılların başından itibaren, sizler yabancı olduğunuz için bilmezsiniz ama kooperatifler eliyle binlerce konut yapmıştır. Yani kurumsal hafızası iyidir ama personeli için aynı şeyleri söyleyemem.

Bakın bu kent Nazım İmar Planı yaparken dahi inşaat yasakları uygulamamıştır. 6 yıldır bu yasakları hakkı ve yetkisi olmadan alan bu meclis, bu kararları bir an önce kaldırmalıdır. Bu yanlıştan dönmek de bir erdemdir.  Burada bu aşamada yapılabilecek en iyi uygulama 2006’daki Nazım İmar Planlarına geri dönüp bu durumu tescil etmektir. 

Ayrıca bu uygulamaya sebep olan başta yönetim kadrosu olmak üzere, meclis üyeleri hakkında görev zararlarının tazmini yönünde davalar açılmalıdır. Burada yapmamız gereken şey daha makro ölçekten bakıp kentin durumuyla ilgili daha geniş perspektiften görmek gerekir. Sanayi sitesinin kentin dışına taşınması, Garnizonun olduğu bölge, merkezde kalan okulların durumları, devlet kurumlarının merkezden çeperlere taşınması bir bütün olarak düşünülmelidir. Yoksa bugünkü yapıyla bu yerel yönetim 20 yıl da geçse bu problemleri bu kadrolarla çözemez. 

Burada amaç insanımıza sosyal donatı alanlarıyla bir bütün halinde yaşam alanları yaratmak olmalıdır. Yoksa bizim amacımız kentin içindeki 40 bin araca yol genişletmek, müteahhit guruplara rant sağlamak olmamalıdır. Bu bölgelerde oluşacak kent rantı da SÖKE halkı için kullanılmadır. Şimdi söz meclistedir. Eylül ayında yapılacak bu toplantı bu sorunu mutlaka çözmelidir. 

Saygılarımla.

 

Bu makale 344 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz