söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



MEHMET ERDEM DEN AYASOFYA DEĞERLENDİRMESİ


MEHMET ERDEM DEN AYASOFYA DEĞERLENDİRMESİ

 

Efendim, geçtiğimiz günlerde uzunca bir süre ülkemizin gündemini Ayasofya işgal etmişti. Cami olarak ibadete açılsın mı, açılmasın mı?

Sonra ibadete açıldı. Ama nasıl bir saltanatla açıldı?..

Bana göre Fatih Sultan Mehmet Han zamanında böyle bir medya olsaydı bile bu kadar fazla ses getirmez, bu kadar yaygara kopmazdı. İş oraya geldi ki, konuşsan niye konuşuyorsun, sussan neden sesin çıkmıyor halleri olmaya başladı. Mekanı cennet olsun, Sultan Mehmet Han İstanbul’u fethederken bile bu kadar havalara girmemişti.

Sözün özü; abartmayı seviyoruz. Bunu yaparken de hatır gönül bilmiyoruz. Gönül kırmaktan çekinmiyoruz.

***

Ayasofya’da ezanla değil de davetiyeyle ilk namazlarını kılan sevgili yurttaşlarımız, Allah ibadetlerinizi kabul etsin. Yapmış olduğunuz bu ibadeti anlatırken sizinle birlikte orada olmayan, böyle bir namazı gerekli  görmeyip kendi kentindeki, kendi mahallesindeki camide namazını eda eden din kardeşlerinizi küçümseyip adeta günahkar ve islam düşmanı ilan etme cüretiniz islama ne kadar uygundur? Fethi gerçekleştiren Sultan Mehmet Han bile böyle suçlayıcı ve zorlayıcı olmamışken siz bu hakkı nereden alıyorsunuz?

Diyanet İşleri Başkanının sözlerini ben ciddiye almadım. Çünkü görev süresi içinde onun böylesi sözlerine ve de eylemlerin çokça tanık olduk. Kendisi Atatürk düşmanlığı tescillenmiş olan kişileri ziyaret ve onlara övgüler yağdırmaktan da çekinmemişti. Her fırsatta Mustafa Kemal Atatürk’e karşı duyduğu nefreti ifade etmek için bekleyen bu şahıs bu açılışta bu hevesini ifade etmeden duramazdı.  Bu nedenle ben kendisini ciddiye almadım . Ama alanlar var. Onlardan bir tanesi de geçen dönem Ak Parti Aydın Milletvekili olan Sayın Mehmet Erdem olmuş.

Konuyla ilgili fikir beyan eden diğer AKP’liler söz birliği etmişçesine Diyanet İşleri Başkanının sözlerini masum ve haklı gösterme çabasına girmişken Sayın Erdem farklı bir çıkış yaptı.

Bu tip beyanlar toplumsal bölünmeyi, kutuplaşmayı, gerilimi ve çatışmayı körükler

Bu çok doğru bir tespittir. Yıllardır bu ülkeyi zaten sağ-sol, Kürt-Türk, Alevi-Sünni diye bölmeye çalışanlar, bu amaçlarına ulaşmak için iç savaş çıkarmayı bile göze alanlar yetmezmiş gibi son yıllarda bir de inananlar-inanmayanlar diyerek millet ayrıştırılıyor. Asıl görevi birliğimizi ve bütünlüğümüzü güçlendirmek olması gereken Diyanet İşleri Başkanının da kalkıp saçma sapan söylemlerle bölücü amaçlara hizmet edebilecek söylemlerde bulunması  savunulabilecek bir davranış değildir.

Yazıyı Sayın Erdem’in açıklamasıyla bitirmek istiyorum.

“Milletin ortak değerlerine; inanç ve kanaatlerine; hayranlık, sevgi, saygı ve minnet duyduğu tarihi şahsiyetlere lanet okumak, hakaret etmek asla kabul ve tasvip edilemez. Bu tip beyanlar toplumsal bölünmeyi, kutuplaşmayı, gerilimi ve çatışmayı körükler. Sonucunda kaybeden millet ve ülke olur.”

Başka bir söze gerek var mı?

 

Bu makale 905 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz