söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



DENİZİ OLAN ŞEHİR; SÖKE


DENİZİ OLAN ŞEHİR: SÖKE

 

49 mahalle 120 bin nüfusuyla, bugün denize kıyısı olan bir şehir Söke…

Karina’dan denize merhaba diyen, Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nı, Serçin Gölü’nü, Bafa Gölü’nün bir miktarını, Azap Gölü’nü, Beşparmak Dağlarındaki Latmos Kaya Resimleri’ni, Büyük Menderes Nehri’ni kucaklayan bir şehir Söke…

Sazlı’dan, Karina’ya, Çavdar’dan, Karakaya’ya, Güllübahçe Priene’den, Savuca’ya kadar geniş bir coğrafyaya yayılmış, değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış, tarihi dokusuyla, bereketli topraklarıyla önemli bir şehir Söke.

Fakat bugün Söke’ye gelen yerli ve yabancı turistler, hatta bu şehirde uzun yıllardır yaşayan pek çok kişi Söke’nin mahalleleri haline gelen pek çok yere ya çok az gitmiş, ya hiç gitmemiş, sadece adını duymuştur. Oysa pek çok kültürü kucaklayan bu topraklarda gezilecek, görülecek, ekonomisine katkı sağlayacak çok yer var. Fakat bu yerlerden pek çoğu ya kaderine terkedilmiş, ya da yeterli ilgi gösterilmemiştir. 

Bunlara bir çırpıda; Eski Doğanbey, Priene, Aziz Nikolas Kilisesi, Avşar (Myus), Arap Avlusu, Malkayası Mağarası, Tarihi Kemalpaşa Evleri’ni örnek gösterebiliriz.

Günübirlik ziyaret edebileceğimiz pek çok yer de ilçemiz sınırları içerisinde mevcut. İlgi duyanlar, kulaktan kulağa birbirlerine tavsiyede bulunuyorlar. Fakat yukarıda sıraladığım yerlere ekleyebileceğiniz onlarca yer mevcut. 

Buralara ulaşmak, konaklamak, çadır kurmak, yürüyüş parkurlarını keşfetmek başlıbaşına sorun. Çünkü buralara ulaşım için düzenli bir harita, kendi dilimiz ve genel kabul görmüş diller de dahil olmak üzere tanıtım kitabı ya da broşürleri mevcut değil.

Denizi olan bir şehrin, ovası da, nehri de, gölü de var. Hepsi var olmasına var ama, Bayırdamı, Karakaya, İsliler gibi gece gökyüzüyle kucaklaşan, milyonlarca yıldızı bir arada nadir görebileceğiniz bir coğrafyada, gökyüzü tutkunları için teleskoplu, dürbünlü turlar yok. Özbaşı gibi Söke ovasını bir deniz gibi gözler önüne seren bölgelerde yamaç paraşütü, balon turizmi yok. Doğanın en cömert, en güzel fotoğraflarını çekeceğiniz Eski Doğanbey, Priene’de fotoğraf turizmine katkı sağlayacak çalışmalar yok. 

Meksika’nın Saragossa Körfezi’nden, Serçin’e olan uzun yolculuğun kahramanı Yılanbalığı’nın yurtiçi ve yurtdışı tanıtımı yeterince yok. Bu konuda Söke Belediyesi’nin iyi niyetli çalışmalarını gözardı etmiyorum. Söke’nin günümüzde çok kolay olan, (dron çekimi) gökyüzünden çekilmiş fotoğrafları yok. Karpostalı yok. Hangi şehre giderseniz gidin, şehir, hatta köy meydanlarında bulabileceğiniz, o yöreyi tanıtan magnetler yok. Söke’nin devasa büyüklükte ovaları, verimli meyve ve sebze bahçeleri, güneşi, rüzgarı var. Turizm kazancına dönük çabası, gayreti yok. Söke’nin kocaman akıllı kavşakları var, o kavşakların üzerinde Söke’nin en değerli stratejik ürünü, Söke denince akla ilk gelen pamuğunun heykeli yok. 

Söke’nin çevre yollarından gelip geçen pek çok yerli ve yabancı turistin, yanından gelip geçtiği şehrin güzelliklerinden ve ürünlerinden haberi yok. Oysa pekala Kuşadası çevre yolu üzerine Yenikent’in bitiş noktasına, Yenidoğan’daki alışveriş merkezlerine yöresel ürünlerin satış mağazaları oluşturulabilir. Bizler de gönül rahatlığıyla eşimize dostumuza, zeytin, zeytinyağı, bal, tereyağı, peynir, el sanatları vb. ürünler için tavsiyede bulunabiliriz. 

Kısaca Söke’nin, kendini tanıtan, turizmden ve turizmin lojistik desteğinden yeterince pay alan bir üretim merkezine dönüşmesi şart oldu. Akılda kalan en az bir tanıtım sloganı, birkaç markası olması çok zor değil. Bizde o potansiyel fazlasıyla var.

 

Başlangıç olarak da Söke Belediyesi Hizmet binasının yan tarafındaki, Sit alan olması nedeniyle birkaç kaktüsün ve çiçeğin süslediği alanda Söke’nin 49 mahallesini gösteren, ışıklandırılmış devasa bir duvar haritası ve o haritaya destek olacak, tanıtım broşürleriyle başlanabilir.

Yukarıda bahsettiğimiz pek çok yerin hangi araçla kaç kilometre mesafede olduğunu, ne yenip, ne içeceğini öğrenen insanlar yavaş yavaş şehrin tüm bölgelerini ziyaret etmeye başlarlar. Gittikleri, gördükleri alanları tanıyıp, çektikleri fotoğraflar, videolar sayesinde Söke’nin sosyal medya üzerinden hızla tanınmasına katkı sağlarlar. Bölge halkı da daha çok kazanır. Söke’ye gelen her kuruş, Söke için kazançtır. 

Bir yerden başlamak lazım.

Başta da dediğim gibi “Denizi olan şehir: Söke”, ortak bir akla, üretime, enerjiye ve güç birliğine sahip olduğunu da göstermelidir.

 

SÖKE LEVHALARI

 

Yukarıda kısaca değindiğim konulara ilave olarak şunu da söylemeden geçmek istemiyorum. İlçemizin coğrafi sınırları 49 mahalleyi içine alacak şekilde belirlenmesine rağmen, Sazlı, Yenidoğan, Bağarası Kavşağı olmak üzere pek çok yerdeki “Söke” tabelalarının yerlerinin halen değiştirilmemiş olması da, şehrimizin eksikliği olarak göze çarpıyor.

 

Söke Belediyesi hizmet binasının yan tarafındaki, Sit alanı olması nedeniyle birkaç kaktüsün ve çiçeğin süslediği alan, şehir bilgisi ve turizm tanıtım noktası olabilir

 

Bu makale 438 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz