söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



AYDIN İLİ HAKKINDA VE “AYDINI TÜRKİYE'NİN İLK BEŞ VİLAYETİ ARASINDA YER ALMASINI SAĞLAYACAK FİKİR PROJE BELGESELİ”  (BEŞİNCİ BÖLÜM–GENÇLERİ KAZANMAK)


Konuk yazar: Sabahattin Azazi

e-mail: sabahattinazazi@gmail.com

 

 

AYDIN İLİ HAKKINDA VE “AYDINI TÜRKİYE'NİN İLK BEŞ VİLAYETİ ARASINDA YER ALMASINI SAĞLAYACAK FİKİR PROJE BELGESELİ”  (BEŞİNCİ BÖLÜM–GENÇLERİ KAZANMAK)

 

Merhaba.

Aydın İli hakkında üç yerel gazete ve Web Sitelerinde bu yıl ilk dört makalem yayınlandı. Duyarlılık gösterip yayınlayan Söke Ekspres, Kuşahaber ve Yeni Ufuk-Kent Sokakları adlı yerel gazete ve yetkililerine teşekkür ediyorum. “Aydın’ı Türkiye'nin İlk Beş Vilayeti Arasında Yer Almasını Sağlayacak Fikir Proje Belgeseli”nde yazdığım ilk iki makalemde yer alan proje başlık ve fikirlerimi, bu köşede,  her bir projeyi teker teker anlatmam ya da konuk yazar olarak değişik konularda yazmam için belirttiğim yerel gazete sahiplerinin tekliflerini kabul ettim. “Aydın’ı Türkiye'nin İlk Beş Vilayeti Arasında Yer Almasını Sağlayacak Fikir Proje Belgeseli”nde yazdığım ve ilk iki makalemde yer alan proje başlık ve fikirlerimi; düzenlenecek konferanslar ve sunumlarla sonbahar ve kış aylarında ilgili ve yetkili katılımcılara aktarana kadar bu köşede yazmaya devam ediyorum. Proje Belgeselimiz’in iddialı ve uygulanabilir olduğu inancıyla, Aydın İli’nin gelişmesine ve kalkınmasına ciddi katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. En azından “denizde bir kum tanesi” de olsa kendimizi bahtiyar sayacağız. Bu gün gençleri kazanmak üzerine yazmak istiyorum. 

Yakın zamanda,  Aydınlı kalemi-düşüncesi yılmaz, “Aydın ve ülke için her sabah ne yapabilirim?” diye düşünen ve gerçekleştiren duayen bir Dostumla binbir emek ve maliyetle yetiştirdiğimiz gençlik ve yurt dışına transfer olmaları üzerine yazışmıştık: Ülkemizde büyük emeklerle yetiştirdiğimiz gençlerimiz ve yurt dışına göçleri hakkında güzel bir analiz yapmış, ancak, karamsar bir düşünce içine girmişti. Kendilerine yanıt olarak şöyle yazdım: “Gençleri ve insanları kazanmanın yolu basit dostum. Komünizm ve sosyalizm neden çökmüştür? İskandinav sosyal demokrasileri neden popülerdir? 

Öncelikle insan doğası gereği hedonisttir. Egoisttir, çıkarcıdır, biyolojisi gereği. En iyiyi yemek ister, en iyiyi giyinmek ister, en iyi şekilde barınmak ister. Yani, özünde bu üç temel şeyi yapmak için paralı ekonomilerde kapilast olmak ister. İnsanlar kapitalist olmak için koca Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde 1980 ve 1990’larda  Devlet Başkanları Mihail Gorbaçov’un “Glastnost”uyla kominist ve/veya sosyalist sistem, ardı sıra, yayılarak II. Dünya Savaşından sonra bu sistemi benimsemiş ve ya benimsetilmiş diğer ülkelerde  sistemleriyle beraber çökertmişlerdir.Yeni Dünyada bilindiği gibi, sınırlar yeniden çizilmiştir. Tek cümle; yerleşik insan toplumlarında, her insan kapitalist olmak istemektedir. Kapitalizmin “sermayeye dayalı vahşi düzenin etkileri”ni en iyi dengeleyen ülkeler sosyal demokrasiyle ve kişi başına milli gelirin yıllık yaklaşık 40.000-60.000 ABD doları olduğu ülkelerdir. İsveç, Norveç, Finlandiya, İsviçre, Danimarka, Lüksemburg, Almanya vs gibi ülkelerdir. Bu ülkelerde hukukun üstünlüğü, insan hakları vs devletin, kişi ve kurumların iliklerine hücrelerine yazılmıştır. Birey bilir ki çalışınca, üretince, uygar insan gibi yaşamanın güvencesinin rahatlığını yaşar. Emperyalizm ve Kapitalizmin sert etkilerini, (“doğal düzen, bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler, alltta kalanın canı çıksın” gibi), Afrika ülkeleri, ekonomi litaretüründe gelişmekte olan Asya ülkeleri, Amerika kıtasındaki ülkeler gibi yaşamazlar.  Kaldı ki Emperyalist ve vahşi kapitalizmi yukarıdaki ülkeler kuşağında uygulayan başta Amerika, Almanya gibi sair ülkelerdeki şirket ve aileler kendi ülkelerindeki halklara kurulu düzenin, kendi varoluşlarını, sömürülerini sürdürmek için, bir yerde, " yüksek oranlı sus payı" verirler. Bu da kanla yazılmış “hukukun üstünlüğü ve insan haklarını koruma” hakındaki bireysel ve toplumsal hukukla birleşince, adı sosyal demokrasi olur. Özünde, işin içinde devletin vatandaşlarına Annenin çocuğuna verdiği sevgi anlayışı, disiplinle, üretilen pastadan daha adilane paylaşım olunca herkes mutlu olur. Adı Kuzey Avrupa ya da genele vurduğunda Avrupa demokrasisi olur. Orda insanlar masala yakın yaşar, Ateistte olsa devlet ve kişiler adil ve vicdanlı oldukları için geri kalmış, dinleri ne olursa olsun, garip ülke vatandaşlarının göç etmeye can attıkları, dünyadaki cennet olur. Dini kurallar işlemez, Tanrı ile kul arasındadır. Evrensel Temel Hukuk işler, mevzuat işler. Tembellik işlemez, emek ve disiplinli üretim işler. Çocuk, kadın istismarı olmaz, kadına dişi gözüyle bakılmaz. Gençler horlanmaz, insanlar egemen otorite tarafından azarlanmaz. Yaratıcı zeka dogmalarla öldürülmez. Hele devlet zoruyla din olmaz, politika yapılamaz. Basın ve medya susturulamaz, devlet eliyle yargısız infazlar, gerekçesiz tutuklamalar olmaz. İnsanlar geleceğe güvenle bakar o ülkelerde, gençlik yaratıcı olur, dışardan genç yaratıcı beyinler ucuz fiyata ithal edilir vs! Üretim süreçlerinde bir ölçüde de olsa yüksek katma değerli, bilgi, teknoloji yoğun akıllara ziyan üretim ve  işler gerçekleştirilir. Sonuç olarak, orada gençlik özgürdür, el ele tutuşur, meydanlarda öpüşür de, ülkelerindeki yönetici otoriteden korkmaz. Yukarıdaki açıklamaya çalıştığım nedenlerle, yüksek ekonomik ve sosyal refah standardını yakalamak için ülkelerinden kaçmaya özenmez, beyin göçü olmaz.

Bilmem katılır mısınız? Aşağıdaki şiirle bir dahaki makaleye kadar esen kalın…

 

MERHABA GENÇLİK

 

Yaban hayata, Firavunlar’a ve Mısır’a, 

Analık etmiş Ey Arikanın Nil’i,

Sana nispet, Aydınıma hayat veren,

Saçları dalga dalga, yeşil elbiseli,

Gözlerinde zeytin, sırtında incir, 

Omuzlarında kestane, avuçlarında pamuk, 

Her kıvrılışında bereket saçar,

Nice uygarlıklar doğurmuş, 

Aydın Ovası’nın da Anası var: 

Adı, Menderes.

Yani Afrodisiaslı, Tetraplonlu, Apollonlu, 

Nisalı, Zeuslu,Güvercin Adalı, Medüsalı, Poseydonlu, 

Alinda, Alabandalı, Marsiyaslı, Midaslı 

Uygarlıkların Vadisi.

Ey Türk gençliği; Unutma Gazi’nin İlkelerini,

 “Mal sahibi mülk sahibi,

Hani bunun ilk sahibi” 

“İncinsen de İncitme”

“Yaşamak bir ağaç gibi,

Tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine”

“Yokluğun cehennemin öbür adıdır,

Üşüyorum, kapama gözlerini”

“Ben sana mecburum”,

“Baki kalan bu kubbede kalan 

Hoş bir sada”,

Diyenleri,

“Alçakta yüksekte yatan Erenleri”

Selamla!Cennet Ülke TÜRKİYE Cumhuriyeti’ni.

01 Temmuz 2020, İstanbul

 

Bu makale 144 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz