söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



AYDIN İLİ HAKKINDA VE “AYDINI TÜRKİYE'NİN İLK BEŞ VİLAYETİ ARASINDA YER ALMASINI SAĞLAYACAK FİKİR PROJE BELGESELİ” (DÖRDÜNCÜ BÖLÜM–YAZMALI MI? YAZMAMALI MI? )


Konuk yazar: Sabahattin Azazi

e-mail: sabahattinazazi@gmail.com

 

AYDIN İLİ HAKKINDA VE “AYDINI TÜRKİYE'NİN İLK BEŞ VİLAYETİ ARASINDA YER ALMASINI SAĞLAYACAK FİKİR PROJE BELGESELİ” (DÖRDÜNCÜ BÖLÜM–YAZMALI MI? YAZMAMALI MI? )

 

Merhaba.

Aydın İli hakkında üç yerel gazete ve Web Sitelerinde bu yıl ilk iki makalem yayınlandı. Duyarlılık gösterip yayınlayan Söke Ekspres, Kuşahaber ve Yeni Ufuk-Kent Sokakları adlı yerel gazete ve yetkililerine teşekkür ediyorum. “Aydın’ı Türkiye'nin İlk Beş Vilayeti Arasında Yer Almasını Sağlayacak Fikir Proje Belgeseli”nde yazdığım ilk iki makalemde yer alan proje başlık ve fikirlerimi,  bu köşede,  her bir projeyi teker teker anlatmam ya da konuk yazar olarak değişik konularda yazmam için yerel  gazete  sahipleri 3 Dostum arayıp rica ettiler. Onur duydum. İçlerinden biri yaklaşık 30 yıllık arkadaşım, Güzel İnsan 15/07/2020 tarihinde yaklaşık 45 dakika konuştuk. Konuşmasında: “Müdürüm,  iki makalenizi yayınladık, devamını istiyoruz, ilgilileri, yetkilileri ve halkımızı kalemimiz elverdiğince bilgilendirmeye, aydınlatmaya devam etmeliyiz. Aydında dile kolay 20 yıl görev yaptınız, Aydın İli’nin gelişme ve kalkınmasındaki emekleriniz var. İnsan sevginizi, sevinçlerinizi ve acılarınızı biliyoruz. Kırgınsınız! 30 yıllık taşıdığınız özel ve kamu sektörü bilgi birikimini, engin deneyim ve donanımları bizimle paylaşmanız gerek. Gerekirse “Aydını Türkiye'nin İlk Beş Vilayeti Arasında Yer Almasını Sağlayacak Fikir Projeleri”ndeki her bir projeyi anlatmanız için Sonbahar ve Kış aylarında Aydın’ın kanaat önderleri, ilgili ve yetkililerle gücümüz ve etkinliğimiz çerçevesinde, panel ve konferanslar düzenleriz. Zaten Aydın ve Aydın Sanayisi hakkında kitaplarınız, hatta şiir kitabınız var. Yazmaya yabancı değilsiniz. Ülkemize Atatürk’ün “Gençliğe Hitabesi”ndeki emir ve ilkelerle yoğrulmuş, Aydın İlinin bir yıllık GSYİH’ndan fazla ekonomik değer yaratan işletmelerin, karar mekanizmasında etkili ve yetkili harika iki Türk Genci yetiştirdiğinizi biliyorum. Başarılarının devamını diliyorum. Ziya Paşa’nın deyişiyle “Ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz”. Dostluğumuza binaen sizlerden, bu köşede ve web sitemizde yazmanızı, fikir ve düşüncelerinizi paylaşmanızı istiyorum” dedi.

Gazeteci Dostumu 1994 yılından beri tanırım. Mütevazi kişiliği, alçak gönüllülüğü, karıncayı incitmeyen yapısı, Aydın İli’nin gelişmesi ve kalkınmasında başta Çine Barajı olmak üzere hemen her alanda gösterdiği duyarlılık ve çabası, uğradığı vefasızlıklar…vs  O’nu gözümde yerel basının sessiz duayen ve kahramanlarından biri yapmıştır. Övgü ve teveccühlerine teşekkür ettikten sonra, yaptığı teklife kibarca hayır dedim. Teşekkür ettim. Ancak harika ve güzel arkadaşımın ısrarı üzerine önce, Rahmetli Sayın Cumhurbaşkanı’mız Turgut Özal’a atfedilen bir fıkrayı anlattım: Bir gün tebdili kıyafetle çok sevdiği Gökova Körfezi’nde gezinirken  “ ağaç altında yatıp duran bir köylü vatandaşa, “ ne yapıyorsun burada? diye takılmış.  Köylü: Yatıp dururum, ne etcen garii? Sayın Özal: Kalk çalış! Köylü: Çalışıp ne ölcek? Sayın Özal:Çok para kazanacaksın, daha büyük tarla alacaksın, sonuçta fabrikalar yapacaksın,…sonra deniz kenarında yer alıp, yan gelip yatacaksın” demesi üzerine; köylü; “de gidi de şimdi nerdeyiz? Ne yapıp dururum?” fıkrasını anlattım. Ben de yatıp dururum Dostum, yazmak, uğraşmak istemiyorum. Bu güne kadar gerek yerel, gerek iktidar ve gerekse muhalefet parti yetkililerinden değişik zamanlarda teklif geldiğini, hatta bir partinin Genel Başkanı Adayı’nın yakınım olmasına rağmen, üst düzey gerek yazın alanında,  gerekse politik  bir görev teklifini dahi  ret ettiğimi belirttim. Özenerek ve uygulanabilirliğini tartışmayacağım ilk iki makalemde yazdığım “Aydın’ı Türkiye'nin İlk Beş Vilayeti Arasında Yer Almasını Sağlayacak Fikir Proje Belgeseli”nde ki projelere yerelde hiçbir ilgili ve yetkilinin duyarlılık gösterip okuduklarını düşünmediğimi söyledim. Buna karşın, Türkiye’nin planlanması ve kalkınmasında uzun yıllar Devlet Planlama Teşkilatının bir çok kademesinde ve en son Müsteşarlık yapmış, Ülkemizi yurtdışında temsil etmiş, hali hazırda Milletvekili olan çok değerli bir “Devlet Adamı”’nın makalemin yayınlandığı hemen ertesi gün sabahtan telefonla tebrik ve teşekkür ettiğini belirttim. Kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Böyle bir durumda Türkiye Ekonomisi’nin yaklaşık yüzde 45-50’sini barındıran, e-ticaret, dijital ekonomi dahil olmak üzere hemen her sektörün kalbinin attığı İstanbul’da edindiğim bilgileri de yaşam zenginliğime katarak yazdığım makaledeki projeleri, aslında makale yazmaya meraklı olduğum için değil, geçmişte 20 yıl canla başla hizmet ettiğim, potansiyelini bildiğimi düşündüğüm, zengin topraklarda gittikçe fakirleşen insanlarımıza biri çıkar da bu projeleri uygular ve en azından insanımıza bir katkı olur düşüncesiyle kaleme aldım. Müdürlük Görevim esnasında geçmişte Aydın’ın büyük küçük hemen her yatırımına elden geldiğince katkı verdiğimi söyledim. Aydın ve ülkem için yaptığım, tanıklığını başta dönemin Sayın Valilerimiz olmak üzere; sanayi, ticaret, ziraat vs oda başkanları, üyeleri; onur üyesi olduğum bazı işadamı dernekleri ve Kalkınma Ajanslarının kuruluşuna ilham olmuş kuruluş çalışmalarını yürüttüğüm ve kurduğumuz Aydın İli Araştırma ve Geliştirme Vakfı’nda  başta incir olmak üzere, kestane, zeytin gibi tarımsal ürünlerin katma değer yaratılarak marka ürün haline getirilmesi için yaptığımız çalışmalardan, yazdığım kitaplar ve araştırmalardan, kuruluşunu özendirdiğim bir çok sanayi kuruluşu ve fikir babalığını yaptığım sayısız kamu ve özel sektör yatırımlarından dolayı geçmişte görev yapmış başta Sayın Cumhurbaşkanı’mızdan, Yavru Vatan Kıbrıs Cumhurbaşkanı Rahmetli Sayın Denktaş olmak üzere T.B.M.M eski başkanı Rahmetli Sayın İsmet Sezgin’den, Devlet Adamı Sayın Nahit Menteşe’den, bir çok Valimizden, Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nden, yerel bir televizyondan çok sayıda takdir, teşekkür belgeleri yanı sıra Özel Sektör kuruluşlarımızın da takdirlerine mazhar oldum. Ancak, antik yunan traji komik tiyatrosu oyununu aratmayan, bütçesi, ihale yetkisi, akçasal hiç bir işi ve yetkisi olmayan İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü’(13 Temmuz 1988 tarih ve 19871 sayılı Resmi Gazete'de görev yönetmeliğine bakınız)’nü yürüttüğüm esnada, “kişilik haklarımı, onur ve haysiyetimi ihlal edici, küçük düşürücü,  gerçeğe aykırı yaptığı haberleri mahkeme kararıyla tespitli; tekzibi aynı punto ve başlıklarla yayınlama erdemini gösterememiş, üstelik gerçeğe aykırı haberleri yayınlamadığı için mahkeme kararını uygulamamaktan hüküm giymiş,  sözüm ona bir Gazeteci, ki, dilim varmaz gazeteci demeye ve dengesini şaşırmış gazetesi, ulusal ve uluslararası bir çantacıyla akıllara ziyan işbirliği yapmaları sonucu çıkan haberler nedeniyle Aydın’dan Nevşehir’e tayinim çıktı. Mülkiye Müfettişlerinin hakkımda yaptıkları Soruşturma Raporu’ndaki yazılı övgü ve takdirlerine rağmen; o tarihlerde tayin kararımı çıkartan ve dirayet gösteremeyen Bürokrat’a kırgın olmama; bir tren kazasında kaybettiğim Eşsiz Öğretmen Rahmetli Eşim’in ki, mekanı cennet olsun, anmadan geçemeyeceğim (Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı, Atatürkçülük’ten taviz vermemiş; “bir elin verdiğini diğer elin görmez” ilkesiyle yaptığı özvereli ve koşulsuz sevgiyle yardıma muhtaç ve ilköğretim çağındaki sayısız çocukların ihtiyaçlarını giderip okumalarına katkı sağlamış; okulundaki bedensel engelli çocuklara yardım elini uzatmış; yaptığı el emeği takıların satılması suretiyle sosyal hizmetler kurumunda yetişen gençlere maddi ve manevi katkılarda bulunmuş;  çalışmaları sonucu dönemin Sayın Aydın Valisi Sayın Mustafa Malay ile dönemin Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Nimet Çubuk’çu’dan takdir belgeleri almış; il ve ülke genelinde dereceye girmiş yüzlerce öğrenci yetiştirmiş; Aydın Valiliğinde ve tüm ilçelerinde e-içişleri, e-devlet projelerinden yıllarca önce ilk Bilgi İşlem Bürolarını kurmuş ve il genelinde bizzat kaymakamlar da dahil olmak üzere eğitim çalışmalarını vermiş, İl Özel İdaresinin Genel Meclis Kararıyla yaklaşık 10 yıl uyguladığı Aydın İli Stratejik Planın hazırlanmasında görev almış ve bu nedenle Sayın Aydın Valisinin takdirlerine kazanmış, Cenaze Töreninde dönemin İl Milli Eğitim Müdürü, hemcinsi Pervin TÖRE Hanımefendi’nin Sayın Aydın Valisinin bilgisi dahilinde bir okula adının verileceği sözünü cemaate  söylediği halde, halen bir okula adının verilmediği, ölümle sonuçlanan kaza nedeniyle Mülkiye Müfettiği’nce kusurlu olduğu tespit edilen seçilmiş ya da atanmış kamu görevlileri hakkında hukuki süreçin devam ettiği Büyük İnsan Rahmetli Eşim Canan AZAZİ’nin) kalbimdeki acı yara ve hatırasına rağmen “Aydın’ı Türkiye'nin İlk Beş Vilayeti Arasında Yer Almasını Sağlayacak Fikir Proje Belgeseli”ni yazdım. Kamuoyu’yla paylaştım. Şöyle sürdürdüm sözlerimi: “Dostum affınıza sığınarak bağışlayın Üstadım. Gazeteci olmak, halk adına, hak adına, kamu adına, gerçeği yazmak adına mesleklerin en onurlularındandır. Gazetecilik para karşılığında haber yapmamak ya da yapmamak değildir. Yaşamını idame ettirmek için gerdan kıvırmak da değildir. Hele gerçeğe aykırı haber yapıp kişilerin kişilik haklarıyla, onuruyla, aile şerefiyle, gelecek kuşaklarının gelecekleriyle oynamak, çamur at izi kalsın değildir. Çamur hem eline hem beynine bulaşır. Güneşe attığın çamurla güneşi sıvamak değildir. Çamur almak için eğildiğin bataklığa düşersin bir gün. Hele ki Türk Milleti adına karar veren, “yalan haber yaptın, yani, yalancısın”, “yalan yazdığını kabul edeceksin ve aynı punto ve başlıklarla yayınlayacaksın” diyen Mahkeme Kararına uymamak hiç değildir. Bazen denge’siz oluyor çantacıyla işbirliği yapanlar ‘Emin haber’ olmadan haram para kazanmak adına denge’lerini yitiriyorlar. Yarken olaki dil sürçer de hata yapabilirim, Gazetecilik benim işim değil, ne olur bağışlayın, dedim”.  Gazeteci Dostum cevaben:  “Hayatta sayısız ve değişik türde virüsler vardır, tesadüfen sizi bulur, hasta eder, nezle gibi grip gibi. Aydın ve ülke için parayla satın alınamayacak bilgi hazinesine sahipsiniz, sizin gibi bir Dostum olduğu için şanslıyım, Aydın için yazmanızı ve fikirlerinizi, düşüncelerinizi köşemizde yazmanız bizi mutlu kılacak, geçmişte olduğu gibi ilimize katkı sağlamanızı istiyorum, dedi. Ve akabinde Gazete’sinin 34.yılı kutlamasına davet etti. Eşimle İstanbul’dan bir geceliğine gelip,  geceye katıldık. Şimdilik zaman zaman yazmaya beni ikna etti.

 Sınırlı zamanda 34. Kuruluş yılı kutlanan Dostumun Gazetesi’nin mutfağındaki bazı eski dostları görmenin ve yeni dostlarla tanışmanın mutluluğunu yaşadık. Sınırlı zamanda görme imkanım olmayan diğer Gazete Sahipleri Arkadaşlarım beni lütfen bağışlasınlar. İnşallah onlarında kuruluş yıldönümlerine katılma imkanım olur. Gösterdikleri konuk severlik için başta 30 yıllık arkadaşım olmak üzere herkese teşekkür ederim. Aşağıdaki şiirim armağanım olsun tüm Gazeteci Dostlarıma. Saygı ile…

 

YEREL BASIN, 24 TEMMUZ SANSÜRSÜZ BASIN EMEKÇİLERİ GÜNÜ KUTLU OLSUN

İçimizdeki çocuk gibi yaşamalı,

Öylesine koşulsuz ve özgür, 

“Fikri hür, vijdanı hür, irfanı hür” sevgisi hür.

Uzak dursun dert, tasa,

Uzak dursun kendiyle kavgalı, 

Elvada olsun öyle insanlara.

Kendiyle barışık, doğayla uyumlu insanlara merhaba… 

Merhaba hayatıma yeni giren dostlara, 

 

“Zengin toprakların fakir bekçisi olanlar”, 

Yönetimin koltuklarında 

Yönetimin nimetlerini zahmetsizce götürenler,

Belki okurlar, belki düşünürler bir an, 

 “Osmanlı vergi gelirlerinin yüzde 60’ını karşılayan, 

1950’li yıllarda Türkiye’nin ilk 8 ili arasında olan”,

Aydınoğlu Mehmet’in, Gazi Mustafa Kemal’in,

Güzel Hisarı,  fakirleşmiş şimdi 22. Sıradaki Aydın, 

Nasıl yükseltilir ülke ekonomisinde ilk beşe?...

Bilgiyle, donanımla, emekle..

Düşünmeli topuklu, topuksuz her Kartal Efe.

 

Selam olsun bilimsel vizyonda düşünen,

Bir ağaç gibi dimdik,

Ölümü yeğleyip de, 

Kalemini satmayan Yerel Gazeteci Yiğitler’e.

Sansürsüz günlere…

Saygı ve Sevgi ile… 

 

22/07/2020 Aydın, İstanbul.

 

Bu makale 503 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz