söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



MENDERES'İN İKİ YAKASI GÜZEL BİR KİTAP - YAZARI OYHAN HASAN BILDIRKİ


ENSAR TURGUT TEKİN

e-mail: tekinensarturgut@gmail.com

Tel: 0 506 362 94 29

 

 MENDERES’İN İKİ YAKASI GÜZEL BİR KİTAP - YAZARI OYHAN HASAN BILDIRKİ

 

Emekli Öğretmen ve Söke eski Milli Eğitim Şube Müdürlerinden Olan  Oyhan Hasan Bıldırki, mevcut kitaplarına bir yenisini daha kattı. Yeni kitabının adı: “MENDERES’İN İKİ YAKASI” adını taşıyor. İlk görünüşte bir Coğrafya kitabı sanılsada, aslında öyle değil. Kendi deyimi ile: (SÖKE’DE SÖZLÜ ANLATIM GELENEĞİ, YANİ HALK AĞZI) Hani bir söz varya, “Ağzı olan konuşuyor!” Bu da o türden bir kitap. Hasan Hoca Söke’nin Bağarası’ n da doğdu. Çocukluğu, gençliği ve hemen hemen ömrünün çoğunluğu  bu yörede geçti. Bağarası Lisesinde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yaptı. Kısacası yazdığı bu değerli kitabı ile Büyük Menderes Havzası’nın halk ağzı ile günümüze kadar dilden dile ulanıp gelen şive ve sözlü anlatım geleneklerini derleyip, toplayıp Türk dili açısından çok değerli bir kitap haline getirmiş. Daha doğrusu,  sözlü anlatımı bilimsel verilerle ebedileştirerek unutulmaktan kurtarmış. Dilimiz adına kendisine çok teşekkür ederim. Atalarımızın mirası olan dilimizi ve yöre ağızları ile ana dilimize bağlayarak unutulmaktan kurtardığı gibi birde ülkemiz genelinde, bilim dünyasında tanınmasını sağlamıştır. Şimdi bu değerli çalışmanın ürünü olan yapıtı tanıyalım:

Kitap, 2017 yılında Alperen Dizgi tarafından yazılmış ve Söke’de Cumhuriyet Form Ofset Matbaasında basılmış. Kitabın boyutları, (16x24) ebadında ve 300 sayfa kalınlığında olup, kitap kağıdına basılmış Kitabın başlıca bölümleri: İlk bölümü Aydın İli Manileri, ile başlıyor. Manilerin özellikleri ve çeşitleri hakkında genel bilgiler verildikten sonra ilk örnekler veriliyor.

İşte bir örnek:

 

Saçımız eskidi atalım 

Kapıya kurgan dakalım.

Sen beni  alcasın emme 

Paran var mı bakalım                            

                                                       

Uzun entarine peş olayım 

Yanına yoldaş olayım

Senin o inci dudaklarına    

Yeşil başlı kuş olayım

 

Al ata beyaz kolan

Bin de şehire dolan

Benim gibi varmıdır

Yarinden mahrum kalan

 

Karşıdan fener gelir

İçinden yanar gelir

Yalnız yatan gençlerin

Aklına neler gelir                                 

 

Asıl söylenmek istenileni iki mısra içinde söyleme ustalığı, Türk halk dehasının üstün bir anlatış özelliğinden başka ne olabilir? Manilerde ana tema; sevgidir. Toplumsal olaylara yer verilmez.

Birbirlerini seven iki gönülün sitemlerini, kıskançlıklarını, sevdalarını, özlemlerini dile  getirir. Mani çeşitleri çoktur. Kitapta Aydın ili Manileri bütün çeşitleri ve yönleri, örnekleri ile incelenmiştir.

Kitabın geniş bir bölümü bu manilere ayrılmış. Aydın ve Söke ağzıyla söylenen bir çok mani örneğine yer verilmiş. Maniler, ortak halk ürünleri olduğundan, başka illerde söylenen bir çok mani türü de Aydın’a ve Söke’ye taşınarak, yörenin edebiyatına mal olmuştur. Bunlar, göç alan Aydın’a başka illerden gelenlerce getirilmiştir. Böylece mani çeşidi çoğalmıştır. Öyle ki  kitabın 84 sayfalık bölümünü bu maniler oluşturmaktadır.

SÖKE’DE SÖYLENEN BİLMECELER

Kitabın ikinci bölümünde, “Söke’de söylenen Bilmeceler”  işlenmiş. Eğitimde çok değeri olan bilmecelerde yine yerel ağız ve anlatımla bilmecelere yer verilmiş. Burada yer verilen bilmecelerden bazı örnekler:

 

“Dağdan gelir dak gibi                                                        

Kolları budak gibi                                                                

Eğilir bir su içer

Bögürür oğlak gibi”

-ARABA-

 

“Dağa gider seslenir 

Eve gelir yaslanır“ 

-BALTA-

 

Bilmeceleri soran kişi yanıt alamazsa, yanıt veremeyeni cezalandırır. işte bu türün ilginç yanı da buradadır. Bakın bu bölüm kitapta nasıl değerlendirilmiş:

“Ya bunu bileceksin, ya on iki güzel vereceksin.”

“Bilen bilsin, bilmeyen on köyün camisini versin.”

“Ya bunu bileceksin, ya bu gece öleceksin.”

“Bilen bilsin, bilmeyen asılsın ölsün!” gibi sözlerle bazen de karşıda güç durumda kalan, meselin cevabını veremeyen kızdırılır:

“Yemiş yaprağı kart kart,

Ağzına edeyim cart cart!” gibi eğlenceli oyunlaştırmalar yapılır.

Ülkemizin bir çok yerinde söylenip gelen bilmeceler için, “mesel, metel, masal, tapmaca, bulmaca, bildirmece gibi terimler kullanılmaktadır.

Öyle veya bizim öz malımız olan bilmecelerimiz, her şeyiyle çok güzeldir. Bir bakıma bunlar eski seyirlik halk oyunları gibidir. Bunlardan da yararlanma yollarını bulmalı edebiyatımızda kullanmalıyız. Türk Tiyatro Edebiyatı için zengin bir malzeme oluşturan bu halk ürünleri seyirlik oyunları için değerli malzemelerdir.

KİTABIN ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜNDE İSE “SÖKE HALK İNANÇLARINDAN BAZI ÖRNEKLER” Verilmiştir. Bu bölümde de geniş bir söz blokları yer almaktadır. İşte bazı örnekler:

1- Kedi Öldürmek: Bir kediyi öldürenin yedi cami yaptırması gerekirmiş. Bu inancın altında yatan temel  gerçek, hayvan öldürmelerinin önüne geçmek, o işten caydırmak olarak anlaşılmalıdır.

2- Eşiğe oturmak: Bir kapının eşiğine oturmak, eve şeytanı çağırmakla yorumlanır.

3- Gece sakız çiğnemek: Ölü eti çiğnemek demektir.

4- Salı günü işe başlamak: Eğer bir işe ilk, yani siftah başlanacaksa, Salı günü başlanmamalıdır. Büyük eskiden beri takip eden bir inanca göre, büyüklerimiz: “Salı günü başlanan iş sallanır.” derler. Söke Halk İnançları ile ilgili bir çok örnek verilmiştir. Bunlara bizler her ne kadar batıl inançlar desekte, halkımız tarafından uzun yıllar boyunca kabul görmüş denekler olduğu için, bugün bile kullanılıp inanılmaktadırlar. Bir örnek vereceğim. Kars’ta şöyle bir inanç vardır: “Yağmur yağarken kapı eşiğinde durma: Bu o bölgenin bir inancıdır. Neden durma ya gelince şöyle açıklarlar, “Yıldırım çarpar!” bu doğru mu? Onu da şöyle açıklayanlar var: Yıldırım, açık kapılardan içeri geçerken, eşik üzerinde olan bir çok insanı çarpmıştır. Bu deneye dayanarak, “Eşik üzerinde yağmurlu havalarda durmazlar.

SÖKE VE AYDIN İLİNDE SÖYLENMİŞ VE SÖYLENMEKTE OLAN HALK TÜRKÜLERİ:

Kitabın önemli bir bölümü Aydın Türküleri derlemesine ayrılmış.24 sayfa tutan bu bölümde tam  17   türkü var. Aydında daha çok Türkünün var olduğu muhakkak. Araştırma devam ettikçe bunların daha çoğalacağını biliyoruz.

Hasan Hocam bu bölümü şöyle değerlendirmiş:

“TÜRKÜZ, TÜRKÜ ÇAĞIRIRIZ” Türkü “Aslı: Türki” Kelimenin anlamını; “Türk Halk Musikisinin en yaygın formu ki, klasik musikinin şarkı formuna karşılıktır.” diye tanımlar sözlükler.

Türkü, Anonim Türk Halk Edebiyatı’nın sözlü verimlerinin en başında gelen çok önemli ve oldukça zengin bir türüdür. Türkü sözünün kaynağı “TÜRK” sözcüğüdür. Rıza Nur’a göre; Türk kelimesinin sonuna nispet eki ulanarak “Türki” sözü yaratılmıştır. Bu sözcük zaman içinde “Türkü” şeklini almıştır.

   Mehmet Özbek’e göre ise; türkü; “Türk halkının ortaklaşa yarattığı sözlü ve ezgili bir anlatım biçimidir.” Aşk, hasret, gurbet ve kahramanlık konularını, duygularını işlerler. Bir çok çeşitleri vardır. Kitapta Türkü Edebiyatımıza ayıt çok değerli bilimsel bilgiler verilmiştir. Özellikle ilk, orta ve lise öğrencileri için bu konular değerli bilgiler içermektedir. Öğrenci ve Öğretmen arkadaşlarımıza duyurarak, yararlanmalarını ve bölgemizin halkının yarattıkları bu değerli ürünleri incelemelerini öneriyoruz. Erzincan’da Lisede okuduğum yıllarda Lise Müdürümüz, Hidayet Pasin bir kitap yazmış bu kitapta bütün yönleri ile Erzincan’ı tanıtmıştı. Aradan yıllar geçmesine o kitaptaki bir çok türkü ve  deyimleri, terimleri anımsıyorum. Erzincan halkı iri göğüsler için “ÜSKÜRE GİBİ MEMELER” DİYORMUŞ. Bu kitaptan sonra gençler arasında bir şakalaşma aleti olmuştu. İri göğüslü kızların adı, üsküreli kızlar adıyla anılıyorlardı. İri taslar, üsküre olarak anılıyomuş. Burada Gögüsler, iri taslara benzetilerek bir halk komedi sanatına gülme ruhu kazandırıyor. Tıpkı “Semer gibi kalçalar” deyiminde olduğu gibi. Söke’de bilmece sanatında söylendiği: gibi “Yemiş yaprağı kart kart- Edeyim ağzına cart cart”  Bu gün bize bu haliyle kaba saba görünen bu deyim ustaca işlendiğinde çok güzel bir ( mizah) güldürü edebiyatı malzemesi olmaktadır.

Kitabın diğer bölümlerinde ise şu başlıkları görüyoruz: Ninniler, Kız isteme, Nişan takma, düğünler, daha bir çok seçme ağız örnekleri vardır. Elbette ki koca bir kitap bir gazete sayfasında ayrılan köşeye sığmaz. En güzeli kitaptan alında okuyun. Hem çok şey öğreneceksiniz ve hem de seveceksiniz. 

Edinme telefonu: (0 506 669 50 99) Oyhan Hasan Bıldırki Kitabın içeriği (Maniler, türküler, tekerlemeler, ağız örnekleri, ata sözleri, deyimler inançlar ve masallar)’dan oluşuyor.

 

Bu makale 527 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz