söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



BU MUSİBET BİZİM İÇİN BAZI FIRSATLAR YARATABİLİR


BU MUSİBET BİZİM İÇİN BAZI FIRSATLAR YARATABİLİR

 

Bazen bir musibet bin nasihatten daha yararlı sonuçlar meydana getirebilir. Zaten böyle bir atasözümüz de var. Bu beklenmedik salgının sebebi olan virüs elbette ki ocaklar söndürdü, canlar aldı, ülkelerin geleceklerini etkileyecek olumsuzluklara neden oldu…

Bizler asker millet olmanın faydalarını görüp devletimizin almış olduğu kararlara büyük ölçüde uyarak bu büyük felaketi pek çok ülkeye göre belki daha hafif atlatıyoruz.

Elbette ki ateş düştüğü yeri yakar. Kaybettiğimiz yurttaşlarımıza rahmet, geride kalan yakınlarına sabırlar diliyorum.

***

Çok uzun bir süredir ülke insanı olarak, başta yöneticilerimiz olmak üzere sevginin dilini unuttuk diye düşünüyorum. Özellikle siyaset insanlarımızın kendilerinden olmayanlara karşı kullandıkları aşağılayıcı dil, kavgada bile söylenmeyecek ifadeler toplumu iyice germiş,  hatta kutuplaşmalara bile yol  açmıştı.

Halbuki bir taraftan bölücü terör örgütünün tehdidi, diğer taraftan bulunduğumuz coğrafyada sömürgeci devletlerin iştahını kabartmakta olan zenginliklerin varlığı karşısında sürekli  olarak  bir tedirginlik duycağız. Bu  durumu hasarsız atlatıp tehditlere karşı güçlü durabilmemiz için bir olmalı, birbirimize sevgiyle ve saygıyla bağlı olmalıyız. Burada yolu açacak olanlar ülkeyi yöneten siyaset insanlarıdır.

***

Bazı çok basit örnekler vermek istiyorum. 

Bilindiği gibi; Aydın İlinin en önemli bölge hali sayılan Acarlar Mahallesi Corona nedeniyle karantina ya alındı. Galiba bir de can kaybı yaşandı. Bunun üzerin aralarında Söke’nin de bulunduğu üç belediye başkanı ilçelerindeki pazar yerlerine Acarlardan satıcı sokmama kararı almışlar. Ben bu kararı anlayabiliyorum, başkanlar bu kararlarıyla bir kuşkuyu ve endişeyi önlemişlerdir.

Vali  Bey bu karara çok sert tepki vermiş. Hatta, “Hadlerini bilsinler” şeklinde bir azar da geçmiş. Kararı önceden Sayın Valiye danışmadıkları için bu ifade kullanılmış olabilir de, doğrusu ben burada abartılacak bir hadsizlik göremedim. Başkanlar kendi  seçmenlerine karşı duydukları sorumluluk duygusuyla karar vermişlerdir. Sonuçta devlet de gerektiğinde benzer kararlar alıyor. Berberler ve manavlar  bile kapandı. Kimse o insanlar ne yiyecek, ne içecek diye düşünmedi. Önemli olan halk sağlığıydı. Burada da aynı hassasiyet gözetilmiştir.

***

Bir de şu yardım kampanyaları var elbette. Hem devletimiz, hem de bazı büyükşehir belediye başkanlıkları yardım kampanyaları düzenlediler. Bu durum sanırım bazı siyasi kaygılar yarattı. Belediyelerin yardım toplamaları yasaklandı. Bence bu türlü çekişmeler enerjinin boşa harcanmasıdır. Kayıtlarını doğru tutup hesabını verebilen kurumlar  böyle kampanyalarla da hizmet üretebiliyorlarsa bırakınız üretsinler.

Televizyonlarda adını bile duymadığımız bazı yabancı vakıflar ortaya çıkıp yardım topluyorlar. Açlıktan üzerine konan sineği kovamayacak hale gelmiş Afrikalı çocuk görüntüleri yanına bayrağımızın simgeleri ay ve yıldızımızı da koyarak bu işe resmi bir hava da katmaya çalışıyorlar. Onlara hiç kimse bir şey demiyor.

Belediyelerimiz yardım organizasyonları konusunda deneyimliler.ı Toplanan paralar telef olmazdı.Yani bu yardımlar tek elden yapılsa ne olur, birkaç koldan yapılsa ne olur?..

Son söz; millet olmak için sadece tarihteki ortak değerleri paylaşmak yetmez. Gelecekle ilgili beklenti ve hayallerimiz de ortak olmalıdır. Bu musibet salgın bizi bu  ülkü birliğine götürecek bir vesile olabilir. Yeter ki sevginin dilini kullanmaya özen gösterelim.

 

Bu makale 482 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz