söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Makbule Erdoğan - İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ


Konuk Yazar: Makbule Erdoğan

Atatürkçü Düşünce Derneği 

Söke Şubesi Başkanı

 

İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ

 

1. Dünya Savaşı sonunda, emperyalist işgalci güçler (İngiltere, Fransa, İtalya ve onların uşağı Yunanistan) vatanımızın bağrını hançerini dayadığı o kara günlerde, vatanımızın bağrından bir ses, bir haykırış yükselir; 

 

İSTİKLAL MARŞI

 

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.


Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!


Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.


Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?


Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettigi günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.


Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.


Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.


Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.


O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arsa değer belki başım.


Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy

 

4 Mayıs 2007 tarihli, 5649 sayılı başka bir kanunla da her yıl İstiklal Marşı’nın kabul edildiği gün olan 12 Mart, Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü olarak kabul edilmiştir. Kanunla, bütün kamu kurum ve kuruluşlarının öncülüğünde, halkımızın ve sivil kuruluşların iştiraki ile anma törenleri düzenlenmektedir. Hakikatte, büyük şairin ve arkadaşlarının, vatan topraklarının düşman işgalinden kurtulması için verdikleri mücadeleyi, bu uğurda canlarından ve mallarından yaptıkları fedakârlıkları hatırlamak, o büyük insanlardan ziyade gelecek nesillerin istifadesi içindir.

İstiklal Marşı’nın kabulünün 99.  Yıl dönümünü saygıyla kutluyoruz.

Mehmet Akif 1873 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğretiminden sonra, Mülkiye mektebine başladı, bitirmeden Halkalı Yatılı Baytar Mektebini birincilikle bitirdi. Yaşamı birçok sıkıntıyla geçti. Veteriner hekim olarak Rumeli, Arnavutluk ve Arabistan’da çalıştı. Üniversitede edebiyat dersleri verdi. Sırat-ı Müstakim ve Sebil’ür Reşat adlı dini dergilerde şiirler, edebiyatla ilgili makaleler yazdı.

1.Dünya savaşı sırasında Almanya’ya gitti. Bu savaşın sonunda Osmanlı devletinin yenik düşmesiyle İslam birliği ülküsünün gerçekleşmeyeceğini anladı.

Sevr antlaşmasının imzalanması üzerine Anadolu işgal edilince Mehmet Akif’de İstanbul’dan Anadolu’ya geçti. Bolu’dan Ankara’ya kadar camilerde milli mücadeleyi, destekleyen vaazlar verdi. İlk mecliste Burdur milletvekili oldu. 

Kurtuluş Savaşının sürdüğü 1921 yılında Genel Kurmay Başkanı İsmet Paşa’nın önerisiyle cephede düşmanla savaşan askerlerimizi coşturacak, morallerini yükseltecek, ulusal duygularını güçlendirecek bir ulusal marşa ihtiyaç olduğunu Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirdi. Bakanlık bunun üzerine bir yarışma düzenleyerek tüm yurda duyurdu. Yarışmayı kazanan şiir için 500 Lira ödül verileceği açıklanınca Mehmet Akif yarışmaya katılmak istemedi. Atatürk’ün isteği üzerine 17 Şubat 1921’de Mehmet Akif şiirini yazıp gönderdi.

Yarışmaya katılan 724 tane şiirin yapılan değerlendirmesinde birinciliği Mehmet Akif’in şiirinin kazandığını Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi (TANRIÖVER) açıkladı. Mehmet Akif kazandığı 500 Lirayı Kızılay’a bağışladı.

12 Mart 1921 günü TBMM’de Hamdullah Suphi Bey şiiri okurken herkes ayakta dinledi. Şiir büyük ve coşkulu alkışlarla Türkiye’nin milli marşı olarak kabul edilip yasalaştı. 

Türk bayrağı ulusumuzu temsil eden kutsal bir semboldür. İstiklal Marşımız da bayrağımız gibi bağımsızlık ve özgürlüğümüzün sembolüdür. İstiklal Marş’ımız, çağlar boyunca yaşamış Türk Ulusu’nun bağımsızlık aşkını, vatan sevgisini, kutsal değerlere bağlılığını ve kahramanlığını haykırırcasına dile getirir.  

Bayrağımıza ve İstiklal Marş’ımıza derin saygı gösterir, canımız gibi severiz. Ulusal bayramlarda, kurtuluş günlerinde evimize, resmi binalara caddelere bayrağımızı asarız. Törenlerde ay yıldızlı al bayrağımızı göndere çekerken İstiklal Marş’ımızı da coşkuyla, dünyaya haykırırcasına söyleriz.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak ulusumuzun duygularına tercüman olan İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif ERSOY’u saygı ve rahmetle anıyoruz.

İstiklal Marş’ımızın yazılması fikrini ortaya koyan Kurtuluş Savaşı kahramanı, Batı Cephesi Kumandanı İsmet İNÖNÜ’ye Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu dünya lideri Gazi Mustafa KEMAL ATATÜRK’e minnet duygularımızla saygılarımızı sunarız.

 

Bu makale 476 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz