söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Makbule Erdoğan - 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ


Konuk Yazar; Makbule Erdoğan

Atatürkçü Düşünce Derneği

Söke Şubesi Başkanı

 

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

             

Cumhuriyet tarihimizde kadınlara birçok sosyal haklar verilmiştir. Bütün bu haklar büyük kurtarıcı Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından gerçekleştirilmiştir.                                                           

Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN Türk kadınına verdiği önemi ve değeri çeşitli dönemlerde söylediği sözlerini okuduğumuzda, kadınlara sunduğu hakları incelediğimizde daha iyi anlamaktayız.

Atatürk Diyor ki:

“Ey kahraman Türk kadını sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”

“Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir.”

“İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu iki kütlenin bir parçasını ilerleteceksin, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa zincirle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin ?”

Yüce Önder, bu sözleriyle kadının toplumdaki önemini ve yerini çok iyi belirtmiştir. Atamızın kadına verdiği önem sözlerde kalmamış, çıkardığı yasalarla ve uygulamalarla gerçekleştirilmiştir. Cumhuriyet öncesi şahitliği bile kabul edilmeyen, hiçbir değer verilmeyen,  dört duvar arasında kuluçka makinesi gibi görülen kadınlarımıza dünyadaki diğer devletlerden önce ATATÜRK tarafından; 

-1926’da Medeni Kanunla erkeklerle eşitlik sağlanmış, 

-1930’da belediye seçimlerine katılma hakkı verilmiş,  

-1931’de tıp alanında ilk kez kadınlar eğitim hakkı kazanmış ve çok başarılı olmuştur.

-1933‘de Muhtar, köy ihtiyar kurulu seçme ve seçilme hakkı tanınmış,

-1934’te Milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmış iken, nice sonra: 

-1944’ de Fransa’da, 1948 ‘de İtalya’da, 1950 ‘de Japonya’da ve 1971 ‘de İsviçre’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. 

Cumhuriyet devrimlerinin kadınlara sağladığı haklar feodalizmin töre yasaları nedeniyle günümüzde bile kesintiye uğramaktadır.

“Kadınla erkek eşit olur mu? Fıtratları ayrı” diyen siyasetçiler.

“Kızlar okuduğu için erkekler bekâr kalıyor” diyen bürokratlar. 

“Ben karıma eş demem, çünkü ben karımla eşit değilim” diyen sözde bilim adamları.

“Çok eşlilik doğada var, eşime bayan arkadaşımı önerdim” diyen, üstelik basın mensubu olan kadın var olduğu sürece kadınlarımız insan olma haklarını bile kullanabilmeleri büyük sorun yaratmaktadır.

ATATÜRK bize;

“Kadın erkek eşitliği, seçme seçilme hakkı, resmi nikâh zorunluluğu, tek eşle evlilik ve boşanma hakkı, mirasta eşit paylaşım hakkı “ verdi.

Fedakar Türk Kadını!..

Eziyet görmek, sömürülmek kader değildir.

Türkiye’de her gün kadınlar cinayete kurban ediliyorlar, tacize, tecavüze uğruyorlar.

Kadınlarımıza uzanan eller ağır cezalar almalıdır.

Cinsiyet ayırımı ilkelliktir!.. cahilliktir!..

Dünyada ve ülkemizde eğitim ve kültür düzeyi yükseltilmelidir.

Erkeğin yaptığı her işi, her mesleği ve her sanatı kadınlar da  başarıyla yapabilirler.

Kadınlar “Eli hamurlu”, “Eksik etek” değildirler.

Kadınlar farkında mısınız?

Bu hükümet uyguladığı 4+4+4 eğitim sistemi ile, kız çocuklarını eğitim-öğretim sisteminden koparıp, erken evliliğe zorluyor. 

Çocuk gelinlere hayır!..  kız çocuklarının yeri okuldur. Türk kadınları karanlığa itilemez.

Türk kadınları güçlü olmak istiyorlarsa, Atatürk ilke ve devrimlerine, Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmalıdırlar.

HOŞ GELDİN KADINIM… 

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin

yorulmuşsundur;

nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını

ne gül suyum ne gümüş leğenim var,

susamışsındır;

buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim

acıkmışsındır;

beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam

memleket gibi yoksuldur odam.

 

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin

ayağını basdın odama

kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi

güldün,

güller açıldı penceremin demirlerinde

ağladın,

avuçlarıma döküldü inciler

gönlüm gibi zengin

hürriyet gibi aydınlık oldu odam...

 

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.

NAZIM HİKMET

 

Biz ATATÜRKÇÜLER olarak tüm yurttaşlarımızın kadın-erkek ayırımı olmaksızın, yasal olarak sahip oldukları hakları tam anlamıyla kullanmalarından yanayız. Hakları ve sorumlulukları konusunda sadece kadınların değil, erkeklerin de eğitilmesi gerektiğine inanmaktayız.

Atatürk ilke ve devrimleri yürürlüğe konup işletilmedikçe kadınlarımız layık oldukları çağdaş uygarlık düzeyine ulaşabilmeleri olanaksızdır. ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ olarak, ortaçağ kalıntıları gelenek ve göreneklerinin son bulduğu, çağdaş uygarlık düzeyinde huzur ve güven içinde kadınlarımızın yaşam sürdüğü günlerin gelmesini dileriz.

 

Bu makale 435 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz