söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Ali Rıza Ogan - “HALK İSTER, BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANIMIZ BELKİ DE YAPAR” (MI?)


Konuk Yazar: Ali Rıza Ogan

NAZİLLİ LİSESİ EMEKLİ MATEMATİK

ÖĞRETMENLERİNDEN

 

Ali Rıza Ogan - “HALK İSTER, BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANIMIZ BELKİ DE YAPAR” (MI?)

 

Halk arasında “Sarı arabalar” diye bilinen, tüm Büyükşehirlerimizde uygulanan ulaşımda önemli işlevi bulunan güzel bir projeden sözediyorum. Yerleşim alanlarının ovalık, düzlük ya da az engebeli olan yerlerde, araçlar kolay ve sorunsuz, düzenli biçimde görevlerini yapıyorlar. Bazı hatlar ve bazı saatlerde aşırı yolcu yoğunluğu (tıklım- tıkış) nedeniyle, feryat- figan isyan edenlerin de olduğu bir gerçektir. Belli hat ve saatlerde, düzenlemeler yapılarak, çok kolay çözümler üretilebilir bence. Önemli gördüğüm bir başka sorun daha var ortada.

 

Bu araçların, şehir merkezleri dışındaki güzergahlarında kimi yerlerde durakları hala belirlenmiş ve yapılmış değil. Örneğin, Kuşadası Devlet Hastanesi durağından kalkan 403 nolu araç, Kuşadası Otogar karşısındaki durağından sonra, Türkmen Pidecisi yanındaki, üst geçit dibine kadar hiç bir yerde durmamaktadır. Oysa bu alanlar Hacı Feyzullah, Yavan su Mahalleleri içinde olup yaz aylarında, onlarca site ve binlerce vatandaşın yaşadığı bölgedir. Bu hat üzerinde, Kadınlar Denizi kavşağındaki trafik ışıklarından, Ömer Tatil Köyüne kadar olan yerde, mutlaka bir durak yapılmalıdır. Sözü edilen yerde yol, durak yapılmasına çok uygundur bence.

 

Bir başka belki de ilginç önerime gelince: Her ne kadar Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK “Köylü Milletin Efendisidir” demiş olsa da özellikle son yıllarda toprak ve üretimden, emperyal güçler tarafından bilinçli olarak uzaklaştırılan köylüler, efendilikleri şöyle dursun sütü, yoğurtu, peyniri, yumurtayı bile, köylerindeki marketlerden alır duruma düşürülmüşlerdir. Rahmetli babamın, dağdaki özekli su ile yetiştirdiği, mor domatesinin bir tanesi 1,5 kg dan fazla geldiğini ve o, doğal tadını çocukluğumdan bu yana hiç unutamam. İsrail tohumları ve ilaçlarıyla insanlarımızın zehirlendiğini bilmeyen, duymayan kaldı mı ki? Bir de yetmezmiş gibi, yerli tohumların yasaklandığı söyleniyor şaka mı acaba? Oyun, sağdan-soldan, alttan-üstten nereden bakarsan bak açık, net ve kirli. Köyü ve köylüleri tekrar tezelden üretime yönlendirmeliyiz bence. Çarşıya pazara çıktığımızda, sebze meyve alırken, çoğu kez dağ domatesi, dağ fasülyesi, börülcesi,sebzesi,meyvesini arayıp bulmak isteriz. İyi de bu güzelim Aydın’mızın, güzelim dağlarında yaşayanlar, şehirlere nasıl gidip gelirler, üretseler bile tüketiciye nerede ve nasıl ulaşabilirler? Doğrusu tam da bunun için bir önerim olacak.

 

Şöyle ki: Başlangıç noktaları, Koçarlı ve Söke ilçeleri olmak üzere, asvalt güzergahlı, Söke- Bağarası-Arslanyaylası-Bayırdamı-Terziler-Sofular-Demir çay- Çavdar- Kızılcabölük-Bağırcık-Akmescit- Gaffarlar-Mersinbelen-Çallı-Esentepe ve asvalt yol üzerinde bulunan, Koçarlı’ya kadar diğer tüm köyleri de dolaşarak gidiş ve dönüşlü olmak koşuluyla, sarı minibüsler devreye sokulabilir diye düşünüyorum. Alanım olmadığı için işin elbette teknik yanını bilemiyorum. Olabilirliği varsa pek çok yararları olur. Bi kez, ömrünü hep yaşadığı yerde geçirmiş, bu köyleri, yöreyi, dağları hiç görmemiş insanlarımız sanırım çoktur. Dünyanın öbür yüzünden gelip gezen turistler gibi, ekonomik olanaklarımız ve özgürlüğümüz olmadığından, burnumuzun dibindeki güzelliklerden bile haberimiz olmuyor çoğu kez. Sekiz bin yıllık “Kaya Resimleri”, görkemli anıt kayaları, dünyada eşi görülmeyen endemik zenginliği, eski uygarlıklardan kalma kaya mezarlarıyla açık hava müzesi olan, Antik Tanrıların mekanı Beşparmak (Latmos) Dağlarını ve muhteşem manzaralarını ancak Bodrum’a gidip gelirken görebilmiştir çoğumuz.

 

Sarı minibüslerle ulaşım sağlanırsa köylerde üretim ekonomisi ivme kazanır. Çam ağaçlarıyla kaplı dağlarımız, temiz hava ve bol oksijen deposuyla sağlıklı olmamıza güç katar. Ekolojik dengeyi bozmadan yapılacak yaşam alanlarıyla sağlık, dağ, ve av turizmi yöremize, halkımıza, ülkemize umulmadık katma değerler kazandırabilir. Unutulmasın ki, yazları dağlarda yaşamak denizlerde yanmaktan daha sağlıklıdır.

 

Elbette bu öneri ve projelerin hemen uygulanması olası değildir. Özellikle yollar bakımından alt yapı çok eksiktir sanırım. Örneğin, Bağarası- Çavdar arası yolu rahmetli dedem Ali Çavuş’un muhtar iken kazma-kürek ile köylülere imeceyle, 60-65 yıl önce yaptırdığı, kıvrım kıvrım, virajlarla dolu, insanın içini-dışına çıkaran, ilk gelenin bir daha gelmek istemediği, o günün orman yangınları için yapılmış(yol denmez de) bir yoldur. Düzgün bir yol yapılsa, Bağarası-Selimiye-Milas arası kestirimden daha kısa ve ekonomik olur ama, acaba “MİLLETİN EFENDİLERİ İSTER, BÜYÜKŞEHİR YAPAR(MI?). Saygılarımla sağlıcakla kalınız.

 

24/02/2020

 

Bu makale 440 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz