söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SÖKELİ BİR DUAYEN ALİ KOCABAŞ'IN ARDINDAN


SÖKELİ BİR DUAYEN ALİ KOCABAŞ’IN ARDINDAN

 

Sökeli dostlarımızı ne yazık ki bir bir kaybediyoruz. Üzülmemek elde değildir. Hemen aklıma gelenleri saygıyla ve rahmetle uyandırmak istiyorum. Eski Belediye Başkanlarımızdan Ekrem Karakaş, Necip Alpan ve muhterem eşi Nebahat Alpan, Söke Ekspres gazetesi kurucularından Şevki Gemicioğlu,  Sökeli bir güzel adam Av. Ahmet Güçsav, Süleyman Kara, Aşk şairi Mustafa Özcanyüz, Eczacı yazar Halil Özşarlak ve kardeşi Muhittin Özşarlak, Koca Müftü Mustafa Yazıcıoğlu, Sıradışı Vali Recep Yazıcıoğlu,  sevilen insan, vefalı dost Fahri Sevil ve yakın günlerde aramızdan ayrılan Söke’mizin duayenlerinden Ali Kocabaş’ı da öbür âleme uğurladık. O da onlara kavuştu. Yolu açık ve aydınlık olsun. Onunla birlikte cümlesini saygıyla ve rahmetle anıyorum. Bu adlarını yazdıklarımın cümlesi Söke’de ve gönüllerde iz bırakanları. Ben bunu yazarken Koca Yunus Emre’nin şu manidar sözleri aklıma geldi:

 

SULAR HEP AKTI GEÇTİ

KURUDU VAKTİ, GEÇTİ

NİCE HAN, NİCE SULTAN

TAHTI BIRAKTI,  GEÇTİ

DÜNYA BİR PENCEREDİR

HER GELEN BAKTI GEÇTİ…

 

 Hiç bir kimseyi kırmadan bu pencereden bakıp gidenlere ne mutlu. Ve de onlara yürekten selam olsun…

Ali Kocabaş 01.05 1993 doğumlu idi.  İlkokulu dışardan bitirmiş geniş kültürlü bir insandı. 1987-1995 yılları arasında Emlak ve Traktör alım satım işleriyle uğraşıyordu. Vatanına, milletine bağlı temiz evlatlar yetiştirdi.  Oğullarından biri Mustafa Kemal Kocabaş uzun yıllar Söke İlçe Ziraat Odasında Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptı (2004 ‘ten Şubat 2019‘a kadar)… Diğer bir evladı İstanbul’da özel bir iş yerinde Makine Mühendisidir… 

Merhum Ali Kocabaş’la 1985 yılında Söke İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Şube Müdürü olduğum günlerde tanıştım. O günden bu yana kardeş / ağabey bağlamında hiçbir maddi menfaat beklemeksizin dostluğumuz vefat edene kadar devam etti. Uzun yıllar Söke İmam Hatip Lisesinde Okulu Koruma ve Yaşatma Derneğinde Yönetim Kurulunda üye ve yönetim kurulunda bulundu.  Hatırnaz, kadir, kıymet bilen bir insandı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde görev iken (1989 – 1990 )  Eğitim ve öğretim yılında yanıma geldiler hal hatır sorduktan sonra bana dönüp, aynen şöyle bir teklifte bulundular: 

“Kadir Bey,  sizden bir ricam olacak, rahmetli annemin vasiyeti üzerine ilçemizin otogarında bir çeşme yaptıracağım.  Sizden de buna uygun bir şiir yazmanızı rica edeceğim” dedi.  Ben de, Ali Ağabeyim, ısmarlama şiir yazamıyorum dedimse de aynen sözlerini tekrarladı: “Kadir Bey,  sizi tanıyor ve takdir ediyorum, Yunus Emre üzerine şiir yazan ve “Söke Ovası” destanını yazan şair, benim çeşmem için bir, iki dörtlük istemem çok zor olmasa gerek” dedi.  Ben de olur, kısmetse yazarım” dedim.  Aradan bir kaç gün geçmişti,  birlikte Otogar’a gittik.  Ustalar çeşmeyi özenle yapıyorlardı. Antik ve kaba taşlardan yapıyorlardı. Sözü uzatmadan şiiri yazdım. Ustalara verdim.  Şiir mermer üzerine yazıldı ve çeşmenin her dört duvarına yerleştirildi. Gerçekten görülmeye değer bir çeşme yapılmıştı. 22 Haziran 1996 yılında kurban bayramında törenle dualarla hizmete açıldı. Ne yazık ki halka güzel hizmetler veren bu çeşme, (Ali Kocabaş Çeşmesi), eski Belediye Başkanlarımızdan Necdet Özekmekçi döneminde (2004-2014) Otogarın yeniden yol düzenlemesi ve yol darlığından dolayı ortadan kaldırıldı. Rahmetli Ali Kocabaş buna çok üzülmüştü, “ Sevgili Hocam, bu çeşme için uygun bir yer bulup yaptıracağım” diyordu. Ne yazık ki ömrü vefa etmedi.

Ali Kocabaş son zamanlarda bir hayli rahatsızdı. Ben de onu sık sık arıyor ve hal hatırını soruyordum.  Vefatından bir iki ay önce yine aradım, O zaman İstanbul’a gitmişti. Galiba tedavi görüyordu. Telefonda sesi pekiyi değildi.  Aynen şöyle boğuk boğuk konuşuyordu: “Kadir Bey, pekiyi değilim, bana hakkınızı helal ediniz“ diyordu. Ve telefonu kapattı. Ali Ağabeyim sizde hiçbir hakkım yoktur, Ne olabilir ki… varsa da helal olsun, helal olsun ancak diyebildim.  Onunla bu son konuşmam idi… Kendimi tutamadım hüngür hüngür ağladım. Böyle anlarda kendimi tutamıyorum. Çünkü vefalı, samimi ve kadirşinas bir dostumun sesi bana pekiyi gelmiyordu. Bir iki kez daha aradım maalesef ulaşamadım… Birkaç gün sonra vefat haberini aldım… Çok üzüldüğümü hatırlamak isterim. Çünkü sadık, vefalı bir dostumdu…

Bu çeşme konusu Ali Ağabeyimin içinde bir ukde gibi kaldı. Ali Kocabaş 26 Ocak 2020 günü Hakk’a yürüdü… Sevgili Ali Kocabş’a Allah’tan rahmet, başta Kocabaş Ailesine,  dost ve yakınlarına,  sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Yolu açık ve aydınlık olsun… Allah gani gani rahmet eylesin. Adı geçen şiirimi sunuyorum:

 

 KOCABAŞ ÇEŞMESİ

 

Anılmaya değer kazılmış taşa

Kaderde ne varsa yazılmış başa

Kevser gibidir sudan iç kana kana

Kocabaş çeşmesi her vatandaşa

 

Kem söze, nefrete  her zaman hayır

Susuza su vermek en güzel hayır

 

Ali Kocabaş’ın armağanı bu

İkramı güzeldir şadırvanda su

Hayırseverleri yâd etmek gerek

Bir vefa borcudur işin doğrusu

 

Sevgiyle akıyor mermer taşlardan

Allah razı olsun Kocabaşlardan.  (1)

 

1- Sökeli Şairler ve Yazarlar - Güldeste - Ankara 1998

2- Söke’de İz Bırakanlar- Araştırma, İnceleme, Biyografi – Söke 2017

3- Eylül Sonrası - Şiirler, Abdülkadir Güler- Söke 2016

 

Bu makale 194 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz