söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SÖZDE BİLİM ADAMI VE HIRSIZLIK


SÖZDE BİLİM ADAMI VE HIRSIZLIK

 

Bu yaşananların bu kadar normal karşılanmasına şaşıyorum. Bir akademisyen, isminin başında Profesör yazan sözde bir bilim adamı kendisine emanet edilen bir işte sahtekarlık yapıyor, sahtekarlığa göz yumuyor, kul hakkı  yenmesine çanak tutuyor ve bütün bunlar zamanında ortaya çıkarılınca devletimizi yönetenler görmezden geliyorlar.

Bu adam binlerce, onbinlerce gencimizin geleceğini çalmıştır. Belki de okuyup vatanına, milletine, insanlık alemine yararlı hizmetler yapabilecek bir insan olarak yetişecek çocuklarımızın hakları bu adam tarafından gasp edilip hak etmeyenlere peşkeş çekildiği için şu anda sıkıntı içindeler. 

O çocukların başarılı olabilmeleri için bütçelerini zorlayıp dershanelere gönderen, kendileri yemeyip yediren, içmeyip içiren anne babaların alın terleri, helal kazançları da bu haramzade tarafından çalınıp başkalarına satılmıştır. 

Burada satıldı sözünü özellikle kullanıyorum. Bu kişi bu işleri elbette karşılıksız yapmadı. Para karşılığı değilse bile mevki, makam, şan şöhret, vefa borcu… Belki de asla hak etmediğini düşündüğüm o profesörlük unvanını da kendisine böyle vermişlerdi. Bir başkasının hakkını, hukukunu gasp ederek…

***

Bir çift sözüm de çalınan bu soruları temin ederek sınavlarda başarılı olanlara, okullara bu şekilde girip okuyanlara. 

Bu okullarda okurken başkalarının haklarını gasp ettiğinizi hiç düşünmediniz mi? Okul bitirip şu anda devlet görevine girenler, sizler o makamlara da kir bulaştırırsınız. Çünkü çalarak, başladığınız hayat yolculuğunda sizin rehberiniz hak hukuk yemek olacaktır. Artık size nasıl güvenilir ki?

O zaman yaşıtlarının hakkını gasp edenler şu anda da milletin hakkını  gasp etmekten çekinmezler. O insanlardan bu ülkeye hayırlı hizmetler beklenebilir mi?

***

O sınav soruları hırsızlığı ortaya atıldığında, millet ayaklanıp sokaklara döküldüğünde bu konu araştırılıp yapılan yanlışlıklar önlenebilirdi.  Bunu yapma yetkisinde olanlar yapmadılarsa şapkalarını önlerine koyup düşünmelidirler. Bu vebalde onların da payları yok mu?

Bu ülkede iyi ve güzel olarak yapılan hizmetlerden kendilerine pay çıkaranlar yapılan yanlışların ve hataların da sorumluluğunu kabullenmek zorundadırlar. 

Bu adamı iyice araştırmadan, ahlakından tamamen emin olmadan neden böyle bir göreve getirdiniz? Bu iş sadece bir neslin haklarının yenmesi,  hak etmeyenlerin hak etmedikleri yerlere gelmesi meselesi de değildir. Bunun da ötesinde bu ülkenin yarınlarına çok önemli katkılar yapabilecek beyinlerin önüne set çekilmiş, ülkenin akıllı, yetenekli ve çalışkan insan kaynakları daha fidanken yok edilmiştir. Yani o sorularla beraber Türkiye’nin geleceği de çalınmıştır. 

Şimdi hırsızlığa göz yuman bir tek kişinin üstüne mi yıkacağız bu ayıbı ve vebali?

Bence bu işin sorumluluğunu başkaları da hissetmelidirler. O kişiyi göreve getirenler, görevdeyken denetlemeyenler, söylentilere kulaklarını tıkayıp cürmü rahatça işlemesi için cesaretlendirenler, onlara karşı haklarını aramak isteyen gençleri peşinen suçlu ilan edip vatan evlatlarının mağduriyetlerine neden olanlar sorumluluk almalı değiller midir?

Şimdi bile ortaya çıkıp “biz hata ettik. Bu adamı o göreve getirip bu cürmü işlemesine seyirci kaldık, yanlışımız için Allah ve Milletimiz affetsin” demeleri gerekmez mi?

Ben bu cürmü işleyenlere ve işlenmesine göz yumanlara bu ülkenin bir ferdi olarak hakkımı helal etmiyorum.

 

Bu makale 1042 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz