söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



MADENLERDE CAN PAZARI


MADENLERDE CAN PAZARI

 

Galiba yılbaşından hemen sonraydı. Ulusal kanallarda ana haber bültenini izlerken bir haber içimi burktu. Üç tane maden işçisiyle yapılan söyleşiler vardı. İş yerindeki kötü koşullar nedeniyle hastalanan bu işçiler işten çıkarılmış. Hem de değişik nedenlerle…

İşe geç kaldın demişler, verimli değilsin demişler, gözünün üstünde kaşın var demişler…

Yani birer bahane bulup işten çıkarmışlar. Ancak daha sonra bu işçiler sağlık kontrolünden geçirilince anlaşılmış ki, aslında hasta oldukları için, üstelik madendeki kötü çalışma koşulları nedeniyle hasta oldukları için işlerine son verilmiş.

Sevgili okuyucu, olay zaten başlı başına bir zulüm ve  bir insanlık ayıbı. Ama bu olayı bizim için daha da üzüntü verici hale getiren olayın gerçekleştiği yerler. Haberde Aydın’ın Çine İlçesindeki madenler diyor. Ben daha açıklayıcı olayım; yıllardır dile getirdiğim, Beşparmak Dağlarında doğayı katleden, o binlerce yılda meydana gelmiş bitki örtüsünü ortadan kaldırıp oraları çölleştiren maden ocakları vardı ya, işte o ocaklarda yaşanan olaylar bunlar.

***

Haberi dinledikten sonra sosyal medyada da araştırma yaptım. Ne yazık ki olay gerçek. Madenlerde aşırı tozun neden olduğu silikozis hastalığına yakalanan işçiler işten çıkarılmış. Üstelik hastalığa yakalanma nedenlerinin başında şirketin gerekli tedbirleri almaması, koruyucu teçhizat vermemesi geliyor.  

Altı ayda bir sağlık kontrolünden geçirilen işçilerden hastalananlar hemen işten çıkarılıyormuş. Hatta işten çıkarılan işçilerin bazı iddiaları insanın kanını donduruyor. Tozlar dışarı çıkıp da dikkat çekmesin diye havalandırmayı bile kapatıp o tozların tamamını işçilerin solumasına neden oluyorlarmış.

Aslında bu durum adam öldürmeye teşebbüsün bir şekli değil midir?

***

Şirket Doktoru işçiyi çağırıp elindeki raporu gösteriyor ve hasta olduğunu, bu tozlu ortamda çalışmaması gerektiğini, bu nedenle de işine son verileceğini söylüyor. İşçi de kredi borcu olduğunu, tozsuz bir bölüme verilmesini talep ediyor. Konu işletme müdürüne iletildiğinde “işsizlik maaşı alabilmen için biz çıkış verelim” diyerek bir kağıt imzalatıyorlar. On bin lira da tazminat verip kapının önüne koyuyorlar.

İşin acıklı tarafı da, işçi direnip olayı sendikaya ve gazetelere taşıyınca “kavga ettiği için işten çıkardık” deniyor.

Sen kavga görmemişsin müdür. İnsanların canlarına kast ettiğiniz halde böyle küstahça konuşmalarınızdan anlaşılıyor ki, köpeksiz köyde çomaksız gezmeye alışmışsınız.

***

Şu silikozis hastalığından da kısaca söz etmek istiyorum. 

Silikozis, silika olarak doğada kristal veya kristal olmayan formlarda bilinen bir mineraldir. Silikanın dünyada en çok bulunan türleri kristal formu “quartz”dır. Silika içeren materyaller, kesme, delme, yontma, kırma bıçaklama gibi işlemler sonucunda toz olarak solunabilir hale gelir. Bu durum oluştuğunda silikozis hastalığı meydana gelir.  Bu hastalık, solunum yollarını iflas ettirerek akciğer kanserine, hatta akciğer nakli ameliyatlarına kadar ciddi boyutlara ulaşabilir.

***

Sevgili okuyucu, bunlar kısa sürede ortaya çıkan rahatsızlıklar. Sözü edilen işçiler de burada yaklaşık iki yıl kadar  çalışmışlar. Bir de bu tozlara daha az maruz kalan ve rahatsızlıkları daha uzun bir zaman diliminde yaşamaları mümkün olan işçiler var. Bunların hak ve hukukunu kim gözetecek ki? Güya valilik bu firmaya 100 bin lira ceza yazmış. Firma parayı vermiş ama tedbiri almamış. Zaten bu işin tedbiri de olmaz ki…

İnsanlar çaresiz. Bir topan ekmek diyerek bu işlere giriyorlar. Hasta olacaklarını bilseler girerler mi? Onları orada koruyup gözetecek olan yine devlet olmalı değil midir?

Bu maden terörüne kim dur diyecek?

Sahi, Aydın barosunun çok değerli başkan ve yöneticileri, halkın sağlıklı yaşama hakkı sizi ilgilendiriyordu. Üstelik yasal bir sorumluluğunuz olduğunu da ifade etmiştiniz. Jeotermal konusunda gösterdiğiniz duyarlılığı bu insanların canları için de gösterseniz…

 

 

Bu makale 661 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz