söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



GURBETÇİ KARDEŞİMİZİN YERLİ OTOMOBİL YORUMU


GURBETÇİ KARDEŞİMİZİN YERLİ OTOMOBİL YORUMU

 

Dün Almanya’da yaşayan ve Mercedes firmasında çalışan Recep Çalışkan’ın yerli otomobil üretimi konusundaki düşüncelerini paylaşmaya başlamıştım.  Bugün bu tespitlere devam edeceğim.

Recep Çalışkan elektrikli otomobiller hakkında bilgi de veriyor.

“Klasik otolarda mevcut olan benzin/dizel motoru, vites kutusu, debriyaj balatası, egzoz, benzin deposu yoktur. Elektrikli arabalarda çekişi gerçekleştiren elektrikli motor (rotor), 300 kg ağırlığında batarya, şarj, elektronik konsol, iç döşeme ve elbette ki arabanın kasası mevcuttur. Bu araçlar çevre dostudur. Sessizdir ve çok çabuk hızlanabilir. Tasarrufludur ama çok pahalı bir araçtır. Motor bataryanın sağladığı elektrik enerjisini mekanik enerjiye çevirir ve aracın hareket etmesini sağlar…"

Recep çalışkan elektrikli araçların özelliklerini anlatırken güçlükleri de ortaya koymuş.

“Boşalan bataryayı tekrar depolama sistemi en zorudur. Batarya kesinlikle,  tamamen boşalmaması gerekir. Tam boşalan bataryanın hücreleri de ölmüş oluyor, işi bitmiş oluyor. O nedenle de %20’den aşağı düşmemesi gerekir. “

Çalışkan’a göre bataryanın evde dolum süresi evde 8-10 saat, şarj istasyonlarında ise 20-60 dakika oluyormuş. Başta sözünü ettiği, otomotiv sektöründe dünya devi olan Almanya’da elektrikli araba henüz %2 oranındaymış ve seri üretime de geçen yokmuş.

Recep Bey bütün bu tespit ve açıklamalardan sonra bizim yerli arabamızla ilgili düşüncelerini paylaşmış.

“Bu araba şu an yerli araba değil. İtalya’da tasarlanıp bir defaya mahsus olmak üzere ülkemiz için hazırlanmıştır. Bu arabadaki tüm parçaların her biri Türkiye’de tek tek üretilecektir. Bunun alt yapısı henüz hazır değildir. Parçalar üretildikten sonra dayanıklılık testinden geçerek önce norm, daha sonra patent başvurusunda bulunulacaktır. Ürettiğimiz bir parça önceden başka bir yabancı firma tarafından üretildiyse yeni bir parça buluş yapmamız gerekir. Parçaların üretimi 1-2 yıl sürer.  Tüm parçalara patent alındıktan sonra montaj yapılır.  İlk yerli oto ortaya çıkar. İsim ve logo ortaya çıkar. Araba test edilir ve patent alır…”

Recep Çalışkan’a göre ancak bu aşamalardan sonra yerli oto yapmış oluruz. Ama iş burada bitmez. Ondan sonra da yapılacak işler var. Recep Bey onları da anlatmış:

“Seri üretim için fabrikada üretim bandı kurulur. Bu bandı kurmak ve ilk numune/ test üretiminin süresi ortalama iki sene sürer. Düzeltmeler gözden geçirilir, seri üretim başlar. Bir altı ay da bu düzeltmeler için geçer…”

Recep Çalışkan araç maliyetinin dörtte birinin batarya için olduğunu ifade etmiş. Hani şu televizyonlarda ahkam kesenlerin bir dolumda 500 km. gidecek dedikleri bataryanın ücreti 50 bin Dolarmış. Ama 200 km. gidebilecek bataryalar 10 bin ila 20 bin Dolar aralığında olabilirmiş. Güzel haber; batarya fiyatları sürekli düşüyormuş.

Piyasada daha ucuz bataryalar da mevcutmuş ama, “ucuz etin yahnisi yavan olur” misali, bunların ömürleri 2-3 yıl anca sürermiş ve menzilleri de 150 km’den daha azmış. Halbuki bizim yerli aracımız 500 km gidecek.

Recep Bey yıllık üretim hedefi olan 175 bin rakamını da beğenmemiş. Bu sayının çok az olduğunu düşünüyor. Dış pazar konusunun önemli olduğunu iddia ediyor. Etrafımızda dost ülke kalmadığını, bunun da pazarı olumsuz etkileyeceğini  söylüyor. Bu tespite yanlış diyemem. Şimdiye kadar sadece Azerbaycan’dan sipariş geldiği duyuruldu, onun da gerçekliği kuşkulu.

Bir şey Recep Çalışkan’ın zoruna gitmiş.

“Bize yeni diye teslim edilen üç araba iki yıl önce Çin’de bir fuarda sergilenmiş. Bu nasıl yeni ve ilk bizim oluyor?..”

Bu çok önemli bir soru. Cevap verilmesi gerekli. Sahi, bizim araçlarımızın iki yıl önce Çin’de ne işleri vardı ki?

 

 

Bu makale 766 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz