söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



YERLİ OTOMOBİL İLE DÜŞMAN ÇATLATMAK


YERLİ OTOMOBİL İLE DÜŞMAN ÇATLATMAK

 

Yerli otomobil ile ilgili yazılanları tararken özellikle iki yazı ilgimi çekti. Bir tanesi Gazeteci Fatih Altaylı tarafından kaleme alınmış. Fatih Beyin bu konudaki düşüncelerini önemsiyorum. Çünkü dünkü yazımda ifade etmiştim; hani jet lakaplı bir müteşebbisimiz de bu otomobil işine merak sarmıştı… İşte Sayın Altaylı bu kişiyi o zaman televizyon programına davet etmiş ve deyim yerindeyse madara etmişti. Yani o işin cılk olduğunu daha o zaman anlayıp anlatmıştı. Bu nedenle de kendisinin bu konudaki düşüncelerini önemli buluyorum.

Diğer bir yazı ise bir gurbetçi tarafından paylaşılmış. Kendisi Almanya’da Mercedes tesislerinde önemli sorumlulukları olan bir vatandaşımız. Bu konuda yetkin olduğu yazdıklarından belli. Ben düşüncelerini çok önemli buldum ve onları da paylaşmak istedim.

***

Altaylı öncelikle çizimlerin İtalya’da Pininfarina stüdyosunda çizilmiş olması nedeniyle bu otomobilin milli olmadığını iddia edenlere Fransızların en popüler otomobil markası olan Peugeot’un da aynı firma tarafından çizildiğini ifade ederek bunun bir ölçü olmadığını, pek çok otomobil firmasının otomobillerini dünyanın önde gelen stüdyolarına çizdirdiğini iddia ediyor.  Bertone’ye, Guigiaro’ya, Pininfarina’ya…

Yani çizim işinin otomobilin milliyetiyle bir alakası yok. Ama bu girişten sonra Fatih Altaylı okuyucularını şaşırtıyor. Çünkü yazının devamında sözü edilen otomobilin yerli olmadığını, çünkü başka bir ülkede üretildiğini ifade ediyor. Bu sadece bir niyet gibi. Yani bir gün bu araba Türkiye’de üretilirse böyle bir araç olacak.

Altaylı ortada bir fabrikanın olmayışını da garip olarak niteliyor. Bence de garip. Ortada bir fabrika inşaatı bile yok. Sadece bir niyet var. Bir de sanırım Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi…

Fabrika Bursa’da kurulacak, 22 milyar lira yatırım yapılacak, yılda 175 bin araç üretilecek.

Böyle anlatınca iş yayladaki yoğurda sarımsak döğmek gibi bir şey oluyor.

***

Altaylı ilgili bakanımızın açıklamasını komik bulup katıla katıla gülmüş. Bakan Bey bu otomobilin fikri mülkiyetinin tamamen Türkiye’de ve TOGG’da olduğunu söylemiş. Fatih Altaylı hem Bakan Beyin, hem de haber kanalı editörlerinin bu fikri mülkiyet kavramından çok uzak olduklarını iddia ediyor. Çünkü kendisi araştırmış, yerli otomobille ilgili herhangi bir patent başvurusu bulamamış. Halbuki yüzlerce başvuru olması gerekiyormuş.

Altaylı aracın görünüm olarak güzel olduğunu ifade ederek aslında artık hiçbir aracın yüzde yüz yerli olmadığını, ancak önemli olanın marka mülkiyeti olduğunu iddia ediyor.

Tesla’nın akülerini Çin’de yaptırdığını, muhtemelen bizim otomobilde de böyle yapacağımızı söylüyor. Önemli olan ucuz ve amaca uygun olanı tercih edebilmek. Altaylı’ya göre parayı kazandıran fikri mülkiyettir ve bizim oraya odaklanmamız gerekir.

***

Efendim, bizde bir gurup var ki, her şeyi abartıp göklere çıkarmayı seviyorlar.

“Dünya bizi kıskanıyor…”

“Kıskançlıktan kuduruyorlar…”

Fatih Altaylı bunlara da göndermeler yapmış. O bölümleri aynen almak istiyorum:

“Bazı ahmaklar yerli otomobil projemizin sona gelmesinin Avrupa Ülkelerini kıskançlıktan çatlattığını, kudurttuğunu falan iddia ediyorlar. Yahu böyle saçmalıklara ne gerek var? Niye kudursunlar? Mercedes yeni bir model yaptığı zaman biz kuduruyor muyuz? Adamlar yüz yılı aşkın bir süredir otomobil yapıyorlar. Biz de yapmaya hazırlandığımız için neden kudursunlar, çatlayıp patlasınlar? Ha, biz şahane bir otomobil yaparız, birkaç yılda satışlarımız onları geçer, o zaman çatlayıp patlasınlar…”

Altaylı bu türlü  söylemleri  salakça buluyor. İşte ifadeleri:

“İki tane prototip gösteriyoruz diye neden kudursunlar?  İşi ucuzlatmayın. Salaklara yönelik propagandayı  salaklara yapın.  Bize, hepimize değil.”

Efendim, yarın da işin mutfağında tecrübesi olan bir gurbetçinin paylaşımlarını huzurlarınıza getireceğim.

 

Bu makale 888 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz