söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



YILBAŞI-NOEL VE DOKUZ YILLIK BİR YAZI


YILBAŞI-NOEL VE DOKUZ YILLIK BİR YAZI

 

Efendim, yeni bir yıla girmek üzereyiz. 2019 yılı biterken 2020 için umut etmek, hem ülkemiz hem de kendimiz için hayırlı beklentiler içinde olmak istiyoruz. 

Ben yılbaşını kutlarım. Bir yılı daha hayırlısıyla sağlık içinde bitirebildiğimiz için, ülkemin ve milletimin varlığı, birlik ve bütünlüğü devam ettiği için, ailemle bir arada olabildiğim için rabbime şükrederim. Sağlığımın el verdiği ölçüde eğlenir, mutluluğumu dostlarımla paylaşırım. Bunu yaparken de Müslümanlık, Hristiyanlık olarak düşünmem. Tüm insanlar eski yılı birlikte yaşayıp yeni yıla birlikte giriyoruz diye düşünürüm.

Noel farklıdır. O bir Hristiyanlık inancıdır diyenlere saygı gösteririm. Çünkü bu bir gerçektir. Benim de böyle bir kutlama geleneğim hiç olmadı. Sonra çok da inançla bağdaşmayacak tevatürler işin içine eklenince sanki  iş biraz abartılıyor gibi düşünüyorum.

Dokuz yıl önce Keşan Müftüsü olan Süleyman Yeniçeri isimli zat bir beyanat verip Noel Baba’yı eleştirmiş. Söylemleri çok da yanlış değildi ama Müftü  Efendiyi neredeyse linç edeceklerdi. Ben de o zaman bir köşe yazısı yazmışım. İzninizle dokuz yıl önceki o yazıyı tekrar paylaşacağım.

NOEL BABA’NIN AHLAKI ÜZERİNE…

Efendim, bir müftümüz farklı bir bakış açısı getirerek hiç akıllara gelmeyen bir noktaya temas etti. Noel Baba'nın kapı dururken bacalardan evlere girme çabalarını sorgulamak sanırım daha önce kimselerin aklına gelmemişti. Doğrusu benim de aklıma gelmemişti. Ama ne yalan söyleyeyim, Müftü Efendinin sözleri benim de gözümü açtı.

Keşan Müftüsü Süleyman Yeniçeri konuyla ilgili kimselerin aklına gelmeyen, ya da gelse bile ulu orta söylemeye cesaret edemedikleri bir düşünceyi açık yüreklilikle ifade etmiş.

“Noel Baba baca ve pencereden giriyor. Ama doğru dürüst birisi olsa kapıdan girerdi. Bizde kapıdan giriliyor. Kur'an-ı Kerim’de; ’Evlere kapıdan girin’ diyor. Neden bacadan giriyor ki?"

Müftü Efendi bu lafın öncesinde Noel Bayramının bir Hristiyan kutlaması olduğunu ifade ederek “Kim kime benzemeye çalışırsa o onlardandır” hadisini hatırlatmış.

Ben yılbaşı kutlaması yapıyorum. Bir yılı daha geride bırakıp yeni bir yıla girdiğimiz geceyi önemsiyorum. O günü mutlu bir şekilde kutlamak için çaba harcıyorum. Bunu yaparken de aklıma ne Hıristiyanlık, ne de Noel Baba geliyor. Zaten Noel ile yılbaşı arasında yaklaşık bir haftalık bir zaman var. Noel kutlamaları ile yılbaşı kutlamalarının aynı olmadığını düşünüyorum.

***

Şimdiye kadar benzer tartışmalar hep yapılmıştır. Yılbaşı kutlamaların caiz olup olmadığı ya da kutlama şekilleri üzerinde hep konuşuldu. Ama Noel Baba'nın ahlakını kimsecikler sorgulamamıştı.

Laf aramızda, bir ara ben de bu Noel'e kafayı takmıştım. Benim taktığım taraf Müftü Efendinin tespitlerinden farklıydı. Noel falan ayağıyla dünya insanlarının büyük bir bölümü birbirlerine hediye alma yarışına giriyorlar ve kapitalist sistemin çarkları her sene bu vesileyle adeta para basıyordu. Kendisine azizlik payesi yakıştırılan bir din adamının sermaye tarafından böyle kullanılmasını içime sindiremiyordum. Bana göre bu Noel isimli rahip, aslında baba falan değil, sermayenin maşalığını yapan ve bu yolla her sene milletin ceplerini boşaltan bir reklam aracıydı. Kendisi elbette bu günlere erişip komisyon falan alamamıştı ama, en azından azizlik payesine erişip başta çocuklar olmak üzere insan neslinin kalbinde taht kurmuştu. Sırf bu kapitalizme ettiği büyük hizmetler nedeniyle Noel'e hep mesafeli bakmıştım. Ama Müftü İbrahim Yeniçeri'nin açıklamalarını okuyunca ufkum genişledi. Demek ki benim bu adamı sevmeyişimin başka nedenleri de varmış. Aslında başka kuşkulu halleri de varmış.

***

Sahi, Noel neden kapı dururken illa ki bacadan girmekte ısrar ediyor? Tövbe, tövbe, insanın aklına türlü çeşit kuşkular geliyor. Düşündükçe daha fazla kuşkuya kapılıyorum. Elinin hediyesiyle geliyorsan çal kapıyı, açtıkları vakit de ver hediyeni. Sevinen çocuklar elini öpsünler, sen de o meşhur “ho', ho!, ho!” diye kahkahalarını atarak izin isteyip diğer eve geç. Hem böylesi daha güvenli değil mi?

Belli bir yaşın adamısın. Saçların ve sakalların bile pamuk gibi beyazlamış. O yaşlarda damlarda, çatılarda ne işin var? Karda kışta ayağın kayıp da düşsen ne olacak? Millet işi gücü bırakıp doktor doktor seni mi taşıyacak? Üstelik şömineler yansa bacadan gelen Noel ve hediyeler de zarar görecek. Yanmasa karda kışta millet üşüyüp hasta olacak. Aslında bu bacadan girme işi insanlığa karşı yapılmış en zararlı işlerden biri. Ama buna rağmen bu yaşlı adam kapı yerine hep bacaları tercih etmiş.

İşte burada şüpheler ortaya çıkıyor. İnsan ister istemez kuşkuya kapılıyor. Bu Noel acaba mart kedilerine falan özenip de çatılarda geziyor olmasın? Vebali boynuna elbette, ama Keşan Müftüsü gibi ben de şüphelendim. Bu işte bir iş var.

Diyanet İşleri Müftü hakkında soruşturma başlatmış. Bence çok büyük bir hata ve haksızlık yapmışlar. Başka ülkelerde Kuran'a ve peygamberimize hakaret edenler düşünce özgürlüğü adı altında himaye görürken bizim bir müftümüz düşüncelerini açıkladığı için neden soruşturuluyor? Öğretilerinde Müslümanlığa ters bir şey mi var?

 

Bu makale 697 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz