söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



ÖLÜMÜNÜN 83. YILINDA MEHMET AKİF ERSOY'U ANMAK (1)


ÖLÜMÜNÜN 83. YILINDA MEHMET AKİF ERSOY’U ANMAK (1)

 

Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, aşarım.

 

Garbın afakını sarmışsa çelik duvar,

Benim gibi dolu göğsüm gibi serhaddim var;

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

“Medeniyet” dediğin tek dişi kalmış canavar.

 

Koca şair Mehmet Akif Ersoy’un Kahraman Ordumuza armağan ettiği İstiklâl Marşı’mızın 3. ve 4. kıtalarını okuyarak yazıma giriş yaptım sevgili ve saygıdeğer okuyucularım. Ben bir öğretmenim görevli olduğum günlerde derslerine girdiğim sınıflarımda öğrencilerimin ilkokul 4.5. ve orta dereceli okullarda tüm öğrencilerimin bu İstiklâl Marşımızın ezberden okumalarını isterdim. Bu konu da öğrenciler arasında zaman zaman “ Güzel Şiir Okuyan” öğrenciler arasında yarışmalar yapar ve iyi okuyan öğrencilerime çam sakızı, çoban armağanı olarak çeşitli armağanlar da verirdim. Bunları bazen okul çapında da yapardık. Milli Eğitim Bakanlığımızdan gelen Genelgelere ve Yönetmeliklere göre de hareket etmesini de biliyorduk. Herkes İstiklâl Marşımızı okusun, sevsin ve manasını anlasın ve isteyenlerde ezberlesin diyordum.  Aynı duygu ve düşünceleri “Atatürk’ün Ey Türk Gençliğine” Hitabesini de aynı duygu ve düşüncelerle de öğrencilerime söylerdim. Bu konuda onları eğitmeğe çalışırdım. Ancak bu konuda aşırı bağnaz ve tutucu da değildim… Her zaman demokrat olmaya da çaba gösterirdim. Bunu da ifade edeyim ki öğrencilerimi de çok çok severdim. Tüm saygıdeğer öğretmen meslektaşlarımın aynı konuda benim gibi düşündüklerine inancım tamdır ve de onlara da güveniyorum. Kendimi hiçbir zaman onlardan farklı görmüyorum. Yanlış anlaşılmamasını da özellikle rica ederim. Ben de onlardan sadece biriyim.  Bu kısa girişten sonra büyük vatanperver koca şair Mehmet Akif ERSOY’ a dönmek istiyorum.   

Mehmet Akif Ersoy şair ve düşünür. Bu yıl aramızdan ayrılışının 83. Yılını sevgiliyle ve saygıyla milletçe anacağız. Mehmet Akif Ersoy milli değerlerimizden biridir. İstiklâl Marşımızın büyük şairidir. Öyle inanıyorum vefatının 83. Yılında Üniversitelerimizden Liselerimize kadar ve hatta orta dereceli okullarımıza kadar bu büyük şairin sanatı, kişiliği, eserleri üzerinde durulacak ve özellikle kaleme aldığı şiirleri üzerinde çeşitli sempozyumlar, paneller, oturumlar ve konuşmalar yapılacaktır. Basınımızda gazete ve dergilerde de özel sayılarla yer vereceğine inancım tamdır. Ben de bu inançla bu köşemde biraz olsun bu büyük şairi anmak istiyorum.

Mehmet Akif Ersoy, 20 Aralık 1873 yılında İstanbul’da doğmuş ve 27 Aralık 1936’da yine İstanbul’da hakka yürümüştür. Asıl adı Mehmet Ragıp’tır. Mesleği Baytar Mektebinden mezun olmuş ve hatta bu okulda da öğretmenlikte yapmıştır. 1908 yılında arkadaşı Eşref Edip’le birlikte Sırat-I Müstakim, Sebilürreşad dergilerini çıkardı. Daha sonra tüm şiirlerini 7 kitap halinde SAFAHAT adlı koca bir  kitapta topladı.

Mehmet Akif, sanat ve edebiyat çalışmalarının yanı sıra Milli Mücadele sırasında hep Atatürk’ün yanında yer aldı. Örneğin camilerimizde Süleymaniye’de halka hitap ederek büyük konferanslar verdi. İzmir’in işgalinde (1919), sonra Batı Anadolu’da başlayan Milli Mücadeleyi desteklemek amacıyla Balıkesir’e gelip camilerde vaazlar vererek halkın direniş azmini artırmaya çalıştı. Çünkü büyük bir vatanperverdi. Mehmet Akif inançlı bir insandı. Tüm yapılacak işlerde İslamın en büyük kitabı olan Kuran-ı Kerim’den ilham alınmasını istiyordu. Bir şiirinde ise şöyle diyordu:

 

Doğrudan doruya Kur’an’dan alıp ilhamı,

Asrın İdrakine söyletmeliyiz İslâm’ı “ diyordu.

 

Bir başka şiirinde birlik ve beraberlikten yana olduğunu, memleketimizin selameti ve bağımsızlığı için şu mısralarla haykırıyordu:

 

Sahipsiz olan memleketin batması haktır,

Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.

 

Bir başka şiirinden de şöyle diyordu:

 

Allah’a dayan, sa’ ye sarıl, hikmete ram ol,

Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol…  

 

Şeklinde bizleri uyarıyordu.  Mehmet Akif Ersoy’un dik bir duruşu vardı. Hz. Peygamberin “ Haksızlık karşısında susan veya sessiz kalıp duran dilsiz şeytandır. Dar kafalı ve kültürü olmayan insanlar için şu dizeleriyle onları bir yerde ikaz ediyordu:

 

Zulmü alkışlayamam zalimi asla sevemem,

Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam

Hele hak  namına haksızlığa ölsem tamam.

--------------------

Yazımız devam edecektir. 

 

Bu makale 127 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz