söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



GALİBA BU TARTIŞMA DAHA ÇOK UZAYACAK


GALİBA BU TARTIŞMA DAHA ÇOK UZAYACAK

 

Dün Sayın Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan Gelecek Partisinden söz etmiştim. Bu arada bazı sorulara cevap verilmeden de kafalardaki kuşkuların dağılmayacağını ifade etmiştim.

Sevgili okuyucu, bu soruları biz soracağız. Yani millet soracak. Oy verecek seçmenler soracak. Bu soruları Ak Partide üst düzey siyaset yapanların ve hatta Sayın Cumhurbaşkanımızın sormasını çok da doğru bulmuyorum.

Sayın Davutoğlu partisi içinde hocalık payesiyle birlikte uzun yıllar saygı duyulan ve danışılan bir isim oldu. Kendisi Sayın Cumhurbaşkanının yakın çalışma arkadaşları arasına girdi. Bir dönem Dış İşleri Bakanı olarak ülkenin dış politikasını yeniden dizayn etti.

Bakınız, doğru yapmıştır, yanlış yapmıştır diye ifadeler kullanmıyorum. Bana göre yanlış olan başkalarına göre doğru olabilir. Ama Sayın Cumhurbaşkanı dahi Davutoğlu’nun düşüncelerini ve gelecek planlamasını beğenip benimsemiş olacak ki kendisi Cumhurbaşkanı olunca Ahmet Beyi de Başbakan olarak görevlendirdi. Yani hem yönetimde, hem de parti içinde ikinci adamlığını onaylamış oldu.

***

Şimdi insanların düşüncelerini durdukları yere göre değerlendirmeye kalkarsak doğru sonuçlara varamayız. Önemli olan ağızdan çıkan sözler ve bunların hayata geçirilmesidir. Sayın Davutoğlu şimdiye kadarki bütün siyasi söylemlerini Ak Parti çatısı altında ve Ak Parti kimliğiyle ifade etmiştir. 

Devlet görevinde vermiş olduğu kararları, hayata geçirdiği eylemleri de Ak Parti iktidarının bir mensubu olarak partisinin, parti başkanı liderinin vermiş olduğu izin, yetki ve sorumlulukla yerine getirmiştir. Yani doğru ya da yanlış; Davutoğlu’nun bütün söylem ve eylemleri Ak Partinin sorumluluğundadır. Güzel ve doğru işler yaptıysa partisinin gururudur. Yanlış yaptıysa da partisinin yanlışı ve eksiğidir.

Kendisine görev ve yetki veren makam onun yaptıklarından da sorumludur.

***

Bir üniversiteye verilen arsa ve krediden söz ediliyor.

Eğitim kurumlarına aktarılan kaynaklar beni çok fazla  rahatsız etmez. Eğer büyük usulsüzlükler ve amacın dışında kullanımlar söz konusu değilse bunu yanlış bulmam. Sonuçta söz konusu olan kredidir ve geri ödenecektir. Bu kredi kimlere verilmiyor ki?..

Devletin bankasından büyük paralar alıp geri ödemeyenlerin oldukça fazla olduğu, bunlardan bütün kentlerde, hatta kasabalarda bile bulunduğu konuşulurken bir eğitim kurumuna verilen kredi çok da fazla rahatsız edici olmamalı. Son günlerde sözü edilen kredinin onlarca katının bir simitçi firmasına neredeyse hibe olarak verilmesi bile söz konusu olmuştu.

Sayın Davutoğlu özellikle bu konunun eski  lideri Tayyip Bey tarafından dile getirilip kendisinin suçlanmasını içine sindiremedi. Ölmüş babasını bile işin içine katarak Sayın Erdoğan’a cevap verdi. Üstelik  cevap verirken o  da suçlamalarda bulundu.  Ama en garip olanı da söz konusu edilen, yani kendisi tarafından verildiği iddia edilen kredinin aslında Sayın Binali Yıldırım zamanında verildiğini söylemesiydi.

Sevgili okuyucu, kafalar karışıyor değil mi?

Şu anda AKP ile Gelecek Partisi arasındaki çekişme ve diyalog ülke yönetimi, vatanın ve milletin geleceğiyle ilgili söylemler içermiyor. Sadece suçlamalar var. Karşılıklı olarak milletin kaynaklarının peşkeş çekildiği iddiaları…

Allah yardımcımız olsun.

 

Bu makale 378 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz