söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Makbule Erdoğan - TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI


Konuk Yazar: Makbule Erdoğan

Atatürkçü Düşünce Derneği 

Söke Şube Başkanı

 

TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI

 

05 ARALIK 1934 Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 85. Yılını kutluyoruz.

Cumhuriyet tarihimizde kadınlarımıza birçok sosyal haklar verilmiştir. Bütün bu haklar büyük kurtarıcı Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından gerçekleştirilmiştir.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Türk kadınına verdiği önemi ve değeri çeşitli dönemlerde söylediği sözlerini okuduğumuzda, kadınlarımıza sunduğu hakları incelediğimizde daha iyi anlamaktayız.

“Ey kahraman Türk kadını sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlarda üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”

“Yaşamak demek faaliyet demekti. Bundan dolayı bir soysal toplumun bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir.”

“İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabilmidir ki bu iki kütlenin bir parçasını ilerleteceksin, ötekini ihmal edelimde kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa zincirle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin.?”

Atatürk bu sözleri ile kadının toplumdaki önemini ve yerini çok iyi belirtmiştir. Kadına verdiği önem sözlerde kalmamıştır. Çıkarılan yasalar ve uygulamalarla pekiştirilmiştir. Cumhuriyet öncesi şahitliği bile kabul edilmeyen, hlç bir değer verilmeyen, kuluçka marinası gibi görülen kadınlarımıza dünyadaki diğer devletlerden önce Atatürk tarafından;

-1926’da Medeni kanunla erkeklere eşitlik sağlanmış,

-1930’ da Belediye seçimlerine katılma hakkı verilmiş,

-1931’ de Tıp alanında ilk kez kadınlar başarılı olmuş,

-1933’ de Muhtar köy ihtiyar kurulu seçme ve seçilme hakkı tanınmış,

-1934’ te milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.

-1944’ de Fransa’da 1948’de İtalya’da 1950’de Japonya’da ve 1971’de İsviçre’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. 

Cumhuriyet devrimlerinin kadınlara sağladığı haklar, feodalizmin töre yasaları nedeniyle günümüzde bile kesintiye uğramaktadır. Gün geçmiyor ki; kadın cinayetinin olmadığı bir gün olsun, Halkın geçim sıkıntısı, işsizlik, televizyon film ve dizilerdeki şiddet sahneleri, uyuşturucu, ruhsal bozukluklar, cehalet, cezaların hafifliği cinayetleri tetikliyor.”Kadınla erkek bir olur mu? Fıtratı ayrı “ diyen siyasetçiler “Kızlar okuduğu için erkekler evlenemiyor ”diyen bürokratlar,”Ben karıma eş demem, çünkü ben karımla eşit değilim” diyen sözde bilim adamları,”çok eşlilik doğada var, eşime bayan arkadaşımı önerdim ”diyen, üstelik basın mensubu olan kadın var olduğu sürece kadınlarımız insan olma haklarını bile kullanabilmeleri büyük sorun yaratmaktadır.

Biz ATATÜRKÇÜLER olarak tüm yurttaşlarımızın kadın-erkek ayırımı olmaksızın yasal olarak sahip oldukları hakları tam anlamıyla kullanmalarından yanayız. Hakları konusunda sadece kadınların değil, erkeklerinde eğitilmesi gerektiğine inanmaktayız. Atatürk ilke ve devrimleri yürürlüğe konup işletilmedikçe kadınların layık oldukları çağdaş uygarlık düzeyine ulaşabilmeleri olanaksızdır.

Ortaçağ kalıntıları gelenek ve göreneklerinin son bulduğu çağdaş uygarlık düzeyinde huzur ve güven içinde kadınlarımızın yaşam sürdüğü günlerin gelmesini dileriz.

 

Bu makale 67 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz