söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



TERMİK SANTRALLAR VE JEOTERMAL


TERMİK SANTRALLAR VE JEOTERMAL

 

Bilindiği gibi; termik santrallere filtre takma zorunluluğu yine ertelendi. Yani bu santrallardan elektrik enerjisi üretmekte olan işletmeler o filtreleri bir süre daha takmayarak çevre katliamı yapmaya devam edecekler. Basında çıkan tepkilere bakıyorum; yok denecek kadar az. Halbuki kıyametler kopmalıydı, sayfa sayfa haberler yer almalı, yorumlar yapılmalıydı. Uzunca bir süre ülkenin gündemi bu olmalıydı.

Efendim, elbette herkes biliyor da, konunun önemini daha iyi vurgulayabilmek için öncelikle bu termik santrallerin ne olduğunu bir kere daha hatırlayalım. Bu santraller kömürden elektrik üreten santraller. Topraklarımızdan çıkan son derece kalitesiz linyit kömürü buralarda yakılarak elektrik elde ediliyor. 

Termik santrallerin bacalarından savrulan kara dumanların resimleri zaman zaman sosyal medyada yer alıyor. Ama ben bu zararlarını daha somut verilerle ortaya koymak istedim. Araştırınca insan daha da dehşete düşüyor. Bakınız, çevresel zararlar nasıl anlatılıyor:

1-Toz kirlenmesi:

a)-Baca gazından dışa atılan küller 

b)-Kömür taşıma, hazırlama ve stoklama ile kül taşıma ve stoklama sırasındaki tozuma kirlenmesi 

2- Baca gazında bulunan kimyasal maddeler: 

a)-Sülfür dioxide 

b)-Nitrogen oxide 

c)-Corbon monoxide 

d)-Hydrocarbon'lar 

e)-Oxidant'lar (Nox vs. gibi) 

3- Santralda çevrimde kullanılan saf suyun elde edilmesi için su tasfiye tesislerinde meydana gelen atıklar.

Bu tespitlerin pek çoğunun ne olduğunu, insana ve çevreye nasıl zararlar verdiğini bilmiyorum ama birkaç yıl önce termik santral tarafından adeta mahvedilen Yatağan’a uğramıştım. Sabahleyin kentin üzerine çöken o kirliliği, nefes bile almayı zorlaştıran o duman kitlesini görmüştüm. Yeşilin en güzellerine sahip, adeta Allah’ın özenerek yarattığı o güzel bölgede bu santral adeta bir kanser uru gibiydi.

Araştırdığım kaynakta yukarıda ifade edilen zararlı atıkların kabul edilebilir seviyelerin altına inmesi gerektiğini, bu zorunluluğa uyulmadığı takdirde yaptırımlar uygulanacağı ifade ediliyor. En iyisi ben bu bölümü aynen huzurlarınıza getireyim.

“Termik elektrik güç santralları işletilirken bu bahsettiğimiz çevreyi kirleten maddelerin çevreye etkileri çevre koruma standartlarının altına düşürülmediği takdirde santralların çalıştırılmasına merkezi ve yerel yönetimler tarafından müsaade edilmez. Santral yüksek parasal cezalara maruz kalabilir ve hatta santralın devre dışı bırakılması bile söz konusu olabilir.”

Buna inanabiliyor musunuz? Bizler filtre takma zorunluluğunu bile ertelerken neyi ölçüp denetleyeceğiz de, yukarıda ifade edilen yaptırımları uygulayacağız?

***

Bütün bunlar olurken Allah’ın bölgemize bir lütfu olan jeotermal kaynakların elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasına karşı çıkılıp kıyametler koparılmasını anlayamıyorum. Temiz enerji çeşitlerini de araştırdım. Buyrun, işte liste:

--Rüzgar enerjisi.

--Güneş enerjisi.

--Biyokütle enerjisi.

--Hidrojen enerjisi.

--Jeotermal enerji.

--Hidro-Elektrik enerji

 

Aklıma Fuzuli’nin o ünlü şiirindeki mısra geliyor:

“Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.”

Söylemeye devam edeceğiz. Jeotermal temiz enerji kaynaklarındandır. Kurallar konup titizlikle denetlenirse çevreye vereceği zararlar yok denecek kadar azdır. Milli enerjidir. Ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtaracak kaynaklarımızdandır. 

Azıcık insaf…

 

Bu makale 675 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz