söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SEN ÖĞRETMEN MİSİN BİRADER?..


SEN ÖĞRETMEN MİSİN BİRADER?..

 

Devletin valisi devletin öğretmenini böyle azarlıyor.

Konya Selçuklu Kongre Merkezinde gerçekleşen 24 Kasım Öğretmenler Günü programına katılan ilin valisi konuşmasını yaparken ayak ayak üstüne atan bir vatandaşı böyle azarlamış:

“Sen öğretmen misin birader?.. Öğretmen gibi otur da görelim…”

Bu oturuş tarzına öylesine sinirlenmiş ki, “Allah Allah…” diye söylenmeye de devam etmiş.

“Güzel duygularla geliyoruz buraya, güzel karşılanmak isteriz…”

Güzel karşılanmaktan maksat el pençe divan durmak olsa gerek.

Orada birileri çıkıp Sayın Valiye sormalıydı; 

“Sen vali misin birader?..”

Bakalım böyle bir soruyu, böyle bir ifadeyi, böyle bir aşağılanmayı içine sindirebilecek miydi?

***

Ben en azından sormak istiyorum; öğretmen nasıl oturur Vali Bey? Bağdaş mı kurmalı, diz mi çökmeli, nasıl oturmalı?..

Siz konuşurken ayağa kalkıp el pençe divan mı durmalı?

Orada değildim elbette. Ama eğer  valinin muhatabı gerçek bir öğretmen olsaydı bundan sonra olacakları tahmin edebiliyorum. Sayın Valinin, bütün meslektaşları ve de görevliler önünde azarlayıp aşağıladığı o öğretmen ayağa kalkıp ellerini ya esas duruşa getirir, ya da önünde bağlamış olarak boyun kırıp bu azarların bitmesini beklerdi. Yoksa işin ucunda soruşturma, açığa alınma ve başka disiplin cezaları da var.

***

Sayın Vali, hiç aklınıza geldi mi; belki de o öğretmenin bacaklarında bir sorunu var. Sandalyede bir süre oturunca bazı sıkıntılar yaşayıp sürekli oturuş şeklini değiştiriyor olamaz mı? Hem siz konuşurken bir kişi ayak ayak üstüne atarak dinlese ne olur? Sizin valiliğiniz mi eksilir?

Sonuçta  bir pazar gününden söz ediyoruz. Bütün devlet memurları gibi öğretmenler için de resmi tatil olan bir günden. Günün özelliği öğretmenlere özel bir gün olması. Yani öğretmenlerin senede bir gün olsun diledikleri gibi davranıp, diledikleri gibi sıkıntılarını paylaşabilecekleri bir gün. Ama devletin valisi buna müsaade etmiyor. “Öğretmen gibi oturacaksın” diyor.

Sahi, sorumu tekrarlamak istiyorum; öğretmen gibi oturmak nasıl olur?

Ben öğretmen okulunda okudum. Yıllarca öğretmenlik ve okullarda yöneticilik yaptım. Öğretmenlere özel bir oturma şekli görmedim de, duymadım da. Bizler de bütün diğer insanlar nasıl oturuyorsa öyle otururuz. Bunun başka  bir şekli mi olur?

Aslında Sayın Valinin söylemek istediği farklı. Bu bir bakış açısı. Öğretmene nasıl baktığı ve nasıl gördüğü ile ilgili. O davranışıyla aslında bir mesaj veriyor:

“Bu öğretmenler günü de neymiş? Tatil günü buraya gelmek zorunda kaldım. Böyle gün falan deyip havalara girmeyin. Sizlerin kaderi benim dudaklarım arasında…”

İşte bu ve bunun gibi anlayışlar öğretmeni içine kapatıp toplumdan soyutladı.

İşin ilginç tarafı valinin karşısında ayak ayak üstüne atarak oturan kişi de öğretmen değil, bir gazeteciymiş. Vali Bey daha sonra yaptığı yazılı açıklamada bu duruma değinerek yanlış anlaşılma olduğunu, kişiyi öğretmen sandığını ifade etmiş. Yani öğretmen olsa bu azarlar uygun kabul edilecek. 

Açıklamasının sonuna eklemiş:

“Program yaklaşık iki bin öğretmenimizin bulunduğu ortamda çok coşkulu, mutlu ve heyecanlı şekilde devam etmiştir…”

Yani azar iyi geldi demek istiyor.

Bir topluluğun önünde böyle azarlanıp aşağılanan öğretmenlerle mi fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştireceğiz?

 

Bu makale 741 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz