söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



ÇİMENTO FABRİKASI GERÇEĞİ


ÇİMENTO FABRİKASI GERÇEĞİ

 

Benim takıntılarımdan biri de Söke’nin hemen yanında bulunan çimento fabrikasıdır. Bildiğim kadarıyla ellili yılların ikinci yarısında inşaatı başlanan Söke Çimento Fabrikasının 1960 darbesiyle hizmete açılması ertelenmişti. Daha sonra çalışmalar tekrar başlamış ve 1964 yılında hizmete açılmıştır. 

Aslında çevre bilincinin bugünkü kadar gelişmediği o günlerde bile bu fabrikaya itirazlar çok olmuştu. Ama Türkiye’de ne yazık ki karar vericiler eskiden de halkın tepkilerini pek dikkate almazlardı.

Fabrika üretime geçtiği günden bu yana Söke için çevre sorunları yaratmaya devam etmiştir. Şu anda Sağlık Meslek Lisesinin, Turizm Meslek Lisesinin karşısında yer alan eski incir bahçeleri tamamen çimento tozu altında kalırdı. İncir yaprakları adeta beyazlaşırdı. 

Sonra oraları imara açılıp evler yapıldı. O evlerde yaşayanlar da bu tozları soludular.

***

Bizler yıllardır bu fabrikanın insan sağlığını tehdit eden bu çimento tozlarını tartışırken onlar bütün tepkilere kulaklarını tıkayıp kapasitelerini arttırmaya devam ettiler. Son olarak kapasite altı kat daha artmış.

Koca dağı bitirmek üzereler. Eskiden kamyonlarla taşıdıkları taşı toprağı artık bantlarla taşıyorlar. Doğanın binlerce yılda meydana getirdiği Şarlak gibi bir güzelliği yok olma sınırına getirirken patlattıkları dinamitlerle yeraltı sularının da çekilmesine neden oldular. 

Bu nasıl bir bakış açısıdır, anlamak mümkün değil. ÇED toplantıları yapılıyor, fabrikanın çevre üzerindeki olumsuz etkileri ortada olmasına ve kapasite arttırımıyla bu etkilerin katlanarak artacağı da belliyken nasıl olup da olumlu raporlar alınıp yatırımların gerçekleştiğini anlamak mümkün değil. 

 

Son günlerde bir de söylenti yayılmaya başlandı. Doğru ya da yanlış, fabrikanın satışa çıkarıldığı konuşuluyor. Bazı hemşerilerimiz de bu haberler üzerine potansiyel alıcı olarak gördükleri bazı kurum ve kuruluşları hedef almışlar. Böyle çevreye zararlı bir yatırımı nasıl satın alırlarmış?..

Satılık mı, değil mi, bilmem. Sözü edilen yatırımcılar bu fabrikayı satın alırlar mı, onu da bilmem. Ama alsalar ne olur, almasalar ne olur?

Böyle bir satış gerçekleşse bile bu durum o fabrikanın vermekte olduğu zararı değiştirir mi? Önemli olan  çimento fabrikasının sahibi değil ki. Asıl olan fabrikanın kendisidir.

***

Avrupa’nın pek çok ülkesinde çimento üretimi yasaklanırken bizler hiç olmazsa bu türlü fabrikaları yerleşim yerlerini tehdit etmeyecek yerlere yapsak olmaz mıydı? 

 

Kullanılacak olan hammadde, ki bu madde aslında dağlar taşlardır, böyle yeşilin bol olduğu, meyve ya da sebze tarımının bile yapılabildiği alanlar yerine tamamen kıraç tepelerin olduğu coğrafyalar tercih edilemez miydi?..

Zamanında olmuş diyelim; bu kapasite arttırımlarına engel olunamaz mıydı?..

***

Sevgili okuyucu, bu fabrika kentimizi zehirlemeye devam ediyor. Havada dolaşan çimento tozları o kadar yoğun ki, ilk yağmurlarda otomobillerin camları adeta çimentoyla sıvanıyor. Buna rağmen bu fabrikaya Sökelilerden yeterince tepki gelmediğini düşünüyorum.

Şu anda hummalı bir faaliyetin sürdüğü, kurulacak olan tesislerin son teknolojiyle çalışacağı, çevresel etkilerin en düşük düzeyde tutulacağı organize sanayi bölgesi için türlü çekinceler ortaya konup adeta yatırımcıları pişmanlık noktasına getirirken çimento için tek bir laf edilmiyor. 

Bu da beni şaşırtıyor.

 

Bu makale 574 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz