söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



ÖLÜMÜNÜN 81. YILINDA ATATÜRK'Ü SAYGIYLA ANIYORUZ


ÖLÜMÜNÜN 81. YILINDA ATATÜRK’Ü SAYGIYLA ANIYORUZ

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 81.Yılında milletçe sevgiyle ve saygıyla anıyoruz. Bu güzelim vatanın, canı pahasına Milli Mücadele yıllarında birçok silah arkadaşlarıyla birlikte, bağımsızlığını elde edip Cumhuriyetimizi kuran ve onu Türk Gençliğine emanet eden Atatürk ve tüm silah arkadaşlarıyla birlikte minnetle ve rahmetle anıyoruz. Mekânları cennet olsun.  Ben bu yazımda büyük önderin M. Kemal Atatürk’ün sanatımıza, kültürümüze ve şairlerimize vermiş olduğu değerden biraz bahsetmek istiyorum.

M. Kemal Atatürk bir sözünde: “Cumhuriyetimizin temeli kültür” der. Bundan dolayı tüm yaşantı boyunca sanat ve kültür adamlarımıza büyük değerler vermiştir. Onun düşünce yapısını oluşturan Namık Kemal, Ziya Paşa ve Tevfik Fikret gibi aydınların ve şairlerin büyük etkisi olmuştur. Geçmişte büyük vatan şairi Namık Kemal bir şiirinde şöyle diyordu:                

Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini

Yok mudur  kurtaracak bahtı kara maderini..  

Atatürk. Namık Kemal’e şöylece yanıt veriyordu:

Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini

Elbet bulunur kurtaracak bahtı kara maderini“ diyerek ozanca yanıt veriyordu..  Demek istiyordu ki,  sızlanma, üzülme ey şair, elbet bu vatanı düşmanlardan kurtaracaklar bulunacaktır.  Bu işi halkımızla birlikte yapacağız, cumhuriyeti kuracağız “ diyordu.  Nitekim Milli Mücadele sonunda  dedikleri  gerçekleşti.:  Bilindiği  gibi  ünlü vatan şairi Namık Kemal  özgürlükçe bir  şairdi. Mustafa Kemal Atatürk ‘de “Özgürlük ve Bağımsızlık benim karakterimdir” diyordu…   

Atatürk’ün sofrasında çoğu zaman şair ve yazarlar da bulunuyordu. Bunlar arasında Yahya Kemal, Behçet Kemal Çağlar, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ruşen Eşref, Nuri Cönker, Salih Bozak, Falih Rıfkı Atay Neyzen Tevfik ve Mazhar Müfit German’da bulunuyordu. Fazıl Ahmet Aykaç gibi şair ve yazarlar bulunuyordu. Sohbetleri sırasında Atatürk Yahya Kemal bir şiir okumasını istedi.  Yahya Kemal aynen şöyle dedi:

Şu kopan fırtına Türk Ordusudur, Ya Rabbi!

Senin uğruna ölen ordu budur

Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyde nâmın

Galib et, çünkü bu son ordudur İslam’ın.  (1)     

Elbette ki bu dörtlük / şiir Atatürk’ün çok hoşuna gidiyor.

Yine bir gün Atatürk sofrasında bunların bazıları ile birlikte şair Neyzen Tevfik de bulunuyor. Şairler şiirleriyle Atatürk’ün sofrasına şiirlerini okurken, Neyzen Tevfik’te Neyi ile onlara eşlik ediyor. Bir ara Atatürk Neyzen’e dönerken Neyzen Tevfik’ten de bir şiir okumasını istiyor. Neyzen aynen şu şiirdi okuyor:

Sürmedi bir iştialin, şulei fanisiyim,

Türk’e ait ülkenin feryadı ruhanisiyim,

Aldığım kâfi bana Gazi-i ekberden nasip

Gölgesinde mabed-i vicdanımın bendesiyim.

Açıklaması: Parlayan ışığın bir sonu vardır. Ama O (Atatürk) sonsuzdur. Ondan aldığım ışık, yeter bana,  yaşadıkça ülkeyi anlatacağım. Atatürk’ün yanında  bulunmaktan  sevinçliyim ..)   Bu dörtlüğünü sunduktan sonra ney çaldı, coştu, coşturdu.

Atatürk, Neyzen’i tebrik ettikten sonra elini Neyzen’in yüreğinin üstüne koydu.” Ne büyük kuvvetli ruhun var Neyzen. Ne istersin”, benden“ dedi…

Neyzen aynen şöyle dedi: Paşam, sayenizde her şeyim var”  diye karşılık verdi. Atatürk ısrarla “ Bir şey iste canım”  deyince,  Neyzen, Nüfus cüzdanının olmadığını hatırlattı. “ Bana bir nüfus cüzdanı verilsin, başka bir şey istemem “ dedi. Neyzen Tevfik,  Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşı olmak benim için en büyük onurdur “diyerek Atatürk’e saygılarını sundu… Atatürk’ ün emri üzerine Neyzen Tevfik’e nüfus cüzdanı verilmiş oldu.(2)

Bu yazdıklarım Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anılarından sadece birkaçıdır. Sanatçılarımıza, şair ve yazarlarımıza da büyük değer verdiğini  görüyoruz...Büyük asker, büyük komutan ve dünyanın tanınmış liderinden Atatürk için neler söylense ve neler yazılsa yeridir. Bir vatandaş olarak O’na şükran borcumuz vardır, O’na minnettarız. Vefatının 81. Yılında yukarıda tüm adı geçenlerle birlikte saygıyla ve rahmetle anıyor ve mekânları cennet olsun diyorum.

 

Kaynaklar:

1- Turhan Gürkan, Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri, s.84.86.1971,İstanbul

2- İsmet Bozdağ, Atatürk’ün Sofası, s. 169, 182. Truva Y, 2009 İstanbul

3- Atatürk Şair ve Şiir, M. Demirel Babacanoğlu, Ocak 2016- Adana

 

Bu makale 142 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz