söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



DOĞA KATLİAMI ŞİRİN GÖSTERİLMEK İSTENİYOR


DOĞA KATLİAMI ŞİRİN GÖSTERİLMEK İSTENİYOR

 

Geçen hafta sosyal medyada paylaşılan haberlerden biri dikkatimi çekti. Bu haberde ülkemizde kaya rezervlerinin çokluğundan söz edilerek bu kayaların ihracından elde edilen gelir vurgulanıyor ve bu taşların işlenerek ihraç edilmesinin gündeme geldiği ifade ediliyordu.

Efendim, bir zamanlar Orta Anadolu’nun ormanlarla kaplı olduğu ifade edilir. Öyle ki, ünlü Ankara savaşında Yıldırım Beyazıt ile karşılaşan Timurlenk’in ordusundaki filleri bu ormanlık alanlarda sakladığı anlatılır. Bugün geldiğimiz noktada Orta Anadolu’nun tamamına yakını adeta bozkırdır. Tabir yerindeyse dikili ağaç yoktur.

Yüzyıllar içinde bitmeyecek sanılıp kesilmiş ya da yakılmış. Ama sonunda bitmiş ve doğa insanoğlunu cezalandırıp oraları adeta çölleştirmiş.

***

Türkiye’nin ve de belki de dünyanın en güzel yerlerinden birinde yaşıyoruz. Beşparmak Dağları bizlere yeşilin en güzel tonlarını sunarken bölgemiz için de adeta oksijen deposu görevi yapıyorlar. Üstelik bereketiyle hayvancılıktan arıcılığa pek çok imkanı sunup fıstığından zeytinine kadar pek çok ürünün de kaynağı oluyor. Bu dağlar adeta bereket saçıyor. Biz ise taş parçalarını çıkarıp kamyon kamyon satabilmek için o eşsiz doğal güzellikleri yok etmekten çekinmiyoruz. 

Bu gidiş doğru bir gidiş değildir. Sürdürülebilir bir durum da değildir. Bizler değilse de torunlarımız bu gafletin faturasını ödeyeceklerdir. Yeşilin böyle acımasızca katledilmesine artık hep birlikte dur demeliyiz.

Daha önce de defalarca yazdık, söyledik. Doğanın binlerce yılda meydana getirdiği bu güzellikler kaybedildiğinde parayla pulla yerine koymak mümkün değil.

***

Söke bana göre bu dağları tanımakta çok geç kaldı. Oralar adeta kaderleriyle baş başa bırakıldı. O zaman da bir tarafta madenciler, diğer tarafta ne yapmak istediklerini anlamakta güçlük çektiğimiz turizmciler birbirlerini sözde kötüleyerek ama sanki bir işbirliği ve elbirliği içinde o dağları paylaşma çabasına girmişler. Bunu yaparken de o  dağlarda yaşayanları adeta yok sayıyorlar.

Her şeyi kullanıyorlar. Yalan bile söylüyorlar.

Kuşadası’nın hemen yanında dinamitler patlatarak çalışan taş ocaklarını görmezden gelip Beşparmak’taki maden ocaklarını öne sürerek “Latmos milli park olsun”  sloganları atıp güya dağları koruma çabasında görünüyorlar ama aslında milli park olmasının madenlerin çalışmalarına bir engel olmadığını bilmezden geliyorlar.

***

Bir de kaya resimleri var elbette.  Bazılarına göre altı bin, bazılarına göre de sekiz bin yıllık olan bu resimler, teması aile ve sevgi olan ender örneklerden biri ve maden ocakları bu tarih ve kültür mirası için de büyük bir tehdit.

Sevgili okuyucu, önce de paylaştım; bu konuya dikkat çekmek, madenlerin doğaya ve kültür varlıklarına verdiği zararları duyurmak için bir de derneğimiz var. Beşparmak (Latmos) Doğa ve Kültür Derneği adıyla kurduğumuz bu derneği daha da aktif hale getirmek ve Latmos’a dikkat çekmek, Sökelilere bu dağları tanıtmak için kıymetli arkadaşım Cevdet Üzüm’ün rehberliğinde doğa yürüyüşleri planlıyoruz. Dernek adıyla oluşturulan Facebook Grubumuzda bu etkinlikler paylaşılacak ve katılmak isteyen hemşerilerimizin kayıtları yapılacaktır.

Bu dağları sahipsiz bırakmak gelecek kuşaklara ihanet olur. Desteklerinizi bekliyoruz.

 

 

Bu makale 854 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz