söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



BİR MÜZE HİKAYESİ


BİR MÜZE HİKAYESİ

 

Türkiye’nin yerelde ve genelde kronikleşmiş bazı yönetim anlayışları var. Bence en önemli yanlışlık önceliklerin tespitinde yaşanıyor. Kaynakların kullanımlarında öncelikler ihtiyaca yönelik olarak tespit edilmiyor. Kişisel talepler, siyasi beklentiler ya da ortak akla itibar etmeme gibi nedenlerle yapılan yanlış tercihler kaynakların heba olmasına, ihtiyaçların da karşılanamamasına neden oluyor.

Bir başka önemli yanlışlık ise kişisel egoların davranışlara hakim olması ve bunun sonucunda birinin yaptığını diğerinin bozması ya da bozulmasına göz yumması olarak düşünüyorum.

Başka yerleşik hatalar da var elbette. Özellikle görevlendirmelerde liyakatın göz ardı edilmesi, işe adam değil de, adama iş ilkesiyle hareket edilmesi gibi…

***

Yukarıdaki peşrev şimdi anlatacağım müze hikayesiyle ilgili. 

Hayırsever bir hanımefendi olan, ilçemizde pek çok okul yapımına vesile olan sayın Güngör Pura babadan kalma evlerini müze yapılma koşuluyla Söke Belediyesine bağışlamış. Ayrıca kendi gelinliği de dahil olmak üzere aile yadigarı bazı eşyaları da müzeye vermiş.

Kültür Bakanlığınca da onaylanan Söke Belediyesi Fatma Suat Müzesi bir etnografya müzesi olarak tescil edilmiş. Daha sonra bina restorasyon çalışmasına alınınca eşyalar kaldırılmış ve kaldırıldığı yerde bir kısmı çürümüş, bir kısmını güveler yemiş.

***

Restorasyon bittikten sonra o zamanki Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran’a müze konusunu hatırlattık. Bu konuda çalışma yapılması talimatını verdi. Biz de bu görevi arkadaşımız Cevdet Üzüm’e verdik.

Güngör Hanıma ait eşyaların büyük bölümü kaybolduğu ya da çürüdüğü için kullanılamadı. Gelinlik tamir edilerek sergilenebilecek hale getirildi. Büyük bir seferberlik başlatıldı. Bir senelik bir çalışma sonucu kent merkezimizden ve köylerimizden çok güzel örnekler toplandı. Hem bahçe hem de bina içi değerlendirilerek çok güzel bir müze meydana getirildi. Alt kattaki koridora adeta eski Söke çarşısı taşındı. Ziyaret ederek yapılanları gören hemşerilerimiz kendi aile geçmişlerinden kalan eşyaları bağışlama yarışına girdiler. 

Çalışmalar müzemizin bağlı olduğu Milet Müze Müdürlüğü tarafından da beğenilip takdir edildi. Yakın çevreden gelen bazı belediyeler örnek olması için incelemeye geldiler. Kuşadasından turlar bile düzenlenir oldu.

***

Sevgili okuyucu, ne yazık ki şu anda müzenin hali içler acısıymış. Sosyal medyada paylaşılan bir fotoğrafı gördüğümde içim sızladı. Verilen emekleri, yaşanan heyecanları düşündüm.

Öğrendim ki eğitimi uygun diyerek orada görevlendirilen personel kendinden önce orada çalışan personeli müze bahçesinde kovalayıp boğazını bile sıkmaya kalkmış…

Kovalanan personel başka göreve alınmış. Kovalayan ise mankenin kafasındaki şapkaya bile sahip çıkamadığı halde bu konuda eğitimli olduğunu söyleyerek göreve devam ediyormuş.

Şu müzeye sahip çık Sayın Belediye Başkanı. Birinin yaptığını diğeri yıkmasın.

Onu yapmak gerçekten de kolay olmadı. Bir daha sıfırdan böyle bir çalışma gerçekleştirilmesi mümkün değil. Üstelik yıkarsanız halkın güvenini de tekrar  kazanmak mümkün değil. Millet en kıymetli şeylerini, aile yadigarlarını bağışladılar.

 

Bu makale 517 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz