söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SİVİL TOPLUM VE ÇEVRE


SİVİL TOPLUM VE ÇEVRE 

 

Söke Kaymakamlığı Dernekler Şefliği güzel bir uygulama başlattı. İlçemizde bulunan dernekleri denetleyip eksikleri bildiriyor, bu arada mevzuatla ilgili konularda da rehberlik ediyorlar. Dernekler sivil toplumun kendisidir. Her biri bir ihtiyaçtan doğmuş ve gönüllülük esasına göre o konuya gönül vermiş insanların karşılıksız emeklerini ve zamanlarını vererek ayakta tuttukları oluşumlardır. Toplum yaşamında çok önemli eksikleri tamamladıkları gibi devlet erkine de yardımcı olurlar. Her hafta kurayla  tespit edilerek denetlenen dernekler arasında benim derneklerim de var. Üyesi olduğum Söke Şairler ve Yazarlar Derneği ile kurucusu ve başkanı olduğum Beşparmak (Latmos) Doğa ve Kültür Derneği de ilk denetlenen derneklerden oldular. Bu vesileyle eksiklerimizi görürken bir süredir ihmal ettiğim dernek çalışmalarıma da tekrar bir yoğunluk kazandırmaya karar verdim.

***

Bu derneği Beşparmak Dağlarında doğayı vahşice katleden maden ocaklarına karşı bir ses, bir nefes olsun diye kurmuştum.  Aynı konuları dile getiren, Kuşadası’nda özellikle bazı turizm şirketleri tarafından desteklenen bir başka derneğin söylemlerini samimi bulmadığım, çalışmalarının da art niyetli ve kamuoyunu yanlış yönlendirici olduğunu düşündüğüm için kendi derneğimi kurma ihtiyacı hissetmiştim. Belki bugüne kadar yeterince etkili olamadık, ama en azından varlığımızı hissettirdiğimizi düşünüyorum. Yeni dönemde Beşparmak Doğa ve Kültür Derneğimiz daha etkin olarak sesini duyuracak ve o dağları çıkarları uğruna talan edip binlerce yıllık doğal ve kültürel zenginliklerimizi yok etmekte olan o şirketlere rahat vermeyeceğiz.

Olanları fırsat bilip sürekli olarak “Latmos Milli Park Olsun” sloganıyla kafaları karıştıran sözde çevre derneğinin de aslında boş laflarla kimlerin değirmenine su taşıdıklarını kamuoyuyla paylaşacağız.

***

Bir taraftan binlerce yıllık kaya resimlerinden söz ederek bunların korunması gerektiğini söyleyeceksiniz, diğer taraftan da buraların sit alanı olmasına karşı çıkıp milli park olmasını savunacaksınız.

İsimleriyle bile ekolojik dengeye hassasiyet mesajı verirken yakın çevremizdeki taş ocaklarıyla, sahillerdeki betonlaşmayla, ovamızdaki bilinçsiz ve aşırı ilaçlama sonucu meydana gelen toprak ve su kirliliği ve bu nedenle başta balık cinsleri olmak üzere bazı canlıların tükenmeye başlamasıyla ilgilenmiyorlar. Bu sorunlar  bu derneğin ilgi alanına hiç girmiyor. Bu konularda tek bir laf ettiklerini bile duymadım.

Varsa yoksa Latmos…

Latmos milli park olacak ve bunların da başları göğe erecek.

Yalancıktan bir Burunköy Canavarı nöbeti tutmuşlardı. Arada bir Özbaşı ve Serçin’de leylek saydıklarına da tanık oluyoruz. Ondan ötesi yok.

Lüks otellerde yapılan toplantılar, kamuoyu oluşturmak için harcanan kaynaklar…

Ama maden sahaları giderek büyüyor ve büyümeye de devam edecek. Maden kamyonları köylerde trafik canavarı olup korku salmaya da devam edecek. O kamyonların bozduğu yolları kıt imkanlarla yapmaya da devam edeceğiz.  

Maden dediğimiz o taşların işlenmesi için Ortaklar OSB’de kurulan fabrikaya alkış tutup sonra da “Kahrolsun madenler, Latmos Milli park olsun” diye gösteriş yapan bazı sivil toplum örgütlerini de daha sağlıklı düşünmeye davet ediyorum.

Son söz; önümüzdeki günlerde derneğimiz daha aktif olacak. Milli park olunca bu dağlarda maden çalışmalarının sona ermeyeceğini, daha da etkili bir şekilde devam edeceğini anlatacağız. Milli park olunca buralardaki köylülerin yaşam enstrümanlarını kaybedip göçe zorlanacağını anlatacağız. Latmos’da bu alanların sit olarak ilan edilip hem çevre, hem de kültür yağmacılarından korunabileceğini anlatacağız…

 

Bu makale 407 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz