söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



BAŞKALARININ ACILARI ÜZERİNDEN KONUŞMAK


BAŞKALARININ ACILARI ÜZERİNDEN KONUŞMAK

 

Galiba bu iş alışkanlık haline geldi. İlla ki konuşulacak. Bir şekilde gündemin bir tarafından tutulup o konuda beyanatlar verilecek ve sizden olmayanlar yıpratılmaya çalışılacak…

Partilerin siyaseten birbirlerine karşı üstünlük sağlama çabalarını anlayabiliyorum. Partililerin de parti içinde sivrilip kendinden öndeki parti büyüklerinin gözüne girme çabalarını doğal karşılayabiliyorum. Ama siyasetin zemini kaygandır, bazen sizi kendi sözlerinizle vururlar.

Her  zaman söylerim; geçmiş yılların siyasetçi profili bugünkünden çok farklıydı. Televizyonların bile etkin olarak kullanılmadığı, ya da hiç olmadığı zamanlarda siyasetçi konuşurken lafın önünü arkasını  çok da fazla düşünmezdi. Lafın doğruluğunu teyit edecek bir kaynak yoktu ki?..

Vaatlerin önemli bir bölümü  karşılıksız olurdu ama bu da normal karşılanırdı. Siyasetçi atardı, tutardı, rakiplerine her türlü yakıştırmayı yapardı. Rakip de kendi zemininde, kendi taraftarları önünde aynı şeyleri yapardı ama bu söylemler kitlelere yayılmazdı. Genellikle söylendiği yerde kaldığından doğruluğu ya da yanlışlığı her zaman kuşkuyla karşılanırdı.

Artık iletişim teknolojisi hayallerimizin bile ötesine geçti. Cebimizde taşıdığımız akıllı telefonlarla dünyanın her yerine ulaşıp iletişim kurma imkanımız olduğu gibi bilgiye de çok kolay ulaşabiliyoruz.  Yani herkes herkesin bildiğini bilebilme imkanına sahip.

***

Sevgili okuyucu, bu peşrevi yapmamın sebebi yine Sökeli milletvekilimiz Metin Yavuz Beyefendi oldu. Metin Bey durup durup bir şeyler söylemeyi seviyor. Söylesin elbette, biz vekilimizi dinleriz. Ancak başkalarının acıları üzerinden konuşurken dikkatli olmak, hassasiyet göstermek gerekir. Bu işler “ihaleyi siz yaptınız, biz yaptık, baraj sizin değil, bizimdir” muhabbetlerine benzemez. Ortada sizin de ifade ettiğiniz gibi hayatının baharında yaşama veda etmiş bir can var. Arkasında bıraktığı gözü yaşlı insanlar var. Doğrudan onların acıları üzerinden söylemler geliştirilmesini ve bunun siyasi malzeme olarak kullanılmasını çok yanlış buluyorum.

Lütfen insanların acılarına saygı gösterelim.

***

İş güvenliği  meselesine gelince; o konu devlet politikalarıyla ilgilidir. Burada yasal bir eksiklik  varsa tamamlamak sizin görevinizdir. Yasal sıkıntı yok da iş uygulamadaki ihmallerden kaynaklanıyorsa ve siz bunu tespit ettiyseniz o zaman da yargıya gitmeniz gerekir.

Konuşarak neyi çözeceksiniz?

Bu ülkede akıl almaz maden kazaları oldu ve bunlarda büyük ihmaller tespit edildiği halde sadece konuşarak neyi çözebildik ki? Onlarca can telef olurken bazı aileler dayak bile yemişlerdi.

Konuşarak da bu işin fıtratında böyle şeyler olduğunu öğrenmiştik.

Hiçbir ülkede görülmeyen tren kazaları yaşadık. Yine canlar gitti, yine ocaklara ateşler düştü. Biz konuştuk, giden ne yazık ki gittiğiyle kaldı.

Keşke o zaman da tedbirlerden, iş güvenliğinden  söz etseydiniz.

Etseniz de bir şey değişmezdi ya…

İşin fıtratı böyle.

Son söz; genç yaşta hayatını kaybeden iş makinesi operatörü kardeşimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesine sabırlar diliyorum. Bizim yapabileceğimiz bu kadar. Ama Sayın Vekilimin yapabileceği çok daha başka işler de vardır. Olmalıdır.

Merhumun geride bıraktıkları devlete emanettir. Vekilim bu emanetle ilgilenirse daha büyük bir hizmet gerçekleştirmiş olur.

 

Bu makale 576 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz