söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



CUMARTESİ NOTLARI


CUMARTESİ NOTLARI

 

Hani eskilerin bir sözü vardır; piyasalardaki denetimsizlik durumları için “kimin eli kimin cebinde belli değil” derlerdi. Galiba şu anda Türkiye’de yaşadığımız durum da bu tanıma çok uyuyor. Sanki “saldım çayıra, mevlam kayıra” muhabbetleri.

Piyasada bir denetim olduğunu hissediyor musunuz?

Böyle bir şey olduğunu düşünmüyorum. Yapanın yaptığı yanına kazanç olarak kalıyor da bunu devletin görevlileri de bizim gibi izlemekle yetiniyorlar.

Esnaflık en eski mesleklerdendir. Eski dönemlerde kendi iç denetimleri  vardı. Bağlı bulundukları esnaf loncaları ve Ahi Ocakları bu denetimi özenle ve taviz vermeden yapıyorlar, hizmet alan insanlar da gönül rahatlığıyla alışverişlerini yapıyorlardı.

Bir zanaatkara iş yaptırdım; gerçekte zanaat bile gerektirmeyen bu işi on dakikada halletti ve yüz lira istedi. İşin içinde zanaatı olsa gene de hoş görürdüm, ama gerçekten de çekiç ve tornavida ile hallolacak bir işti. 

Elli lira verdim,  “sakın hakkını helal etme, çünkü ben de etmeyeceğim” dedim.

“Bu işin piyasası böyle” diye cevap verdi. Sanki bu konuda fiyatları belirleyen bir oda ya da bir kurum var gibi… Piyasayı belirleyen de kendisi.

Bazı dostlarımızın “madem böyle kolaydı, kendin yapaydın” dediklerini duyar gibiyim. Ben hep bu işleri o işten ekmek yiyen esnafın yapmasını savunurdum. Hatta evinin boya ve badanasını kendi yapan dostlarımı bile eleştirirdim. Şimdi hak verdim.

***

Efendim, geçen hafta Söke Şairler Derneğinde A Takımı ile birlikte 30 Ağustos Zafer Bayramını kutladık. Bu bayram kutlamasına davet için Belediye Başkanımız Levent Tuncel’i makamında ziyaret ettiğimizde Sökespor ile ilgili de bazı tespit ve düşüncelerini paylaşmıştı.

Başkan Tuncel Sökespor’un Sökeli gençlerle yola devam etmesi gerektiğini, uzun soluklu başarılar için bunun gerekli olduğunu söylemişti. Ben de aynı düşünceye sahibim. Eski  Sökespor başkanlarından Merhum Muammer Bol kardeşim bunu denemiş ve o sezon takım namağlup şampiyon olmuştu. Ne yazık ki sezon sonunda Muammer görevden ayrılınca şampiyon takımın futbolcuları dağıtılıp tamamı yabancı futbolculardan bir takım kurulmuştu.

Her sene bu sıkıntılar çekildi. Hep parasızlık yaşandı. Kulüp hep borçlandırıldı. Çay üstü otoparklarının yıkılmasıyla en önemli gelir kaynağını da kaybetti. Bu nedenle de Belediye Başkanının konuşması bana umut vermişti. Öz kaynaklarımıza dönecek ve bu kentin çocukları kentin takımında futbol oynayacaklardı.

Hevesim kursağımda kaldı.

Son olarak beş futbolcunun daha transfer edildiğini sosyal medyadan okudum. Bizim takım amatör ligde oynayan bir takım olmasına rağmen alınan futbolcular Elbistanspor’dan, Dersim 62 Spor’dan, Mecidiyeköyspor’dan, Bağcılarspor’dan ve Kilis Belediyespor’dan transfer edilmişler. Bu hızla seneye Avrupa’dan bile transfer yaparız.

Sevgili okuyucu, amatör bir takım için bu futbolcuların yol paraları bile bir külfettir. Bu çocuklar onca yoldan buraya bedavaya gelmediler. Kendilerine bir transfer ücreti, bir aylık ve elbette ki tesislerden yemek verilecektir. 

Yöneticilerimizin oralardan bu futbolcuları nasıl görüp izlediklerini ve kimlerin tavsiyesiyle aldıklarını bilmiyorum ama 23 bin lira katılım payını son anda belediyeden temin edebilen bir takımın daha tutumlu ve seçici davranmasını beklerdim. 

Belediye Başkanı ne düşünüyor bilmem, ama bu transferler onun düşüncesiyle uyuşmuyor.

 

Bu makale 477 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz