söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



MADENLER NEDEN SORGULANMIYOR?


MADENLER NEDEN SORGULANMIYOR?

 

Zaman zaman bu konu gündeme getirilir. Söke Ovasının bittiği yerde başlayan Beşparmak Dağları (Antik çağlardaki adıyla LATMOS) binlerce yıllık kültür mirasına sahip olmalarının yanında muhteşem bir doğal zenginliğe de sahiptirler. Bu dağlar Aydın’ın oksijen deposu olmalarının yanında zeytin ve çam fıstığı, hayvancılık ve arıcılık potansiyeliyle yüzlerce köye, binlerce aileye yurt olmakta, ekmek sağlamaktadırlar.

Bu ülke elbette ki elindeki potansiyeli değerlendirmeli, kaynaklarından en verimli şekilde yararlanmanın yollarını bulmalıdır. Ancak bir şeyleri yaparken başka şeyleri yıkmamak gerekir.

***

Şimdiye kadar defalarca yazdım; bu dağlarda buluna madenlerin doğayı tahrip ettiklerini, binlerce yılda meydana gelen bu güzelliği ve zenginliği yok etmekte olduklarını anlatmaya çalıştım. Ne yazık ki o dağların asıl sahipleri olan köylüler bu yağmacılara gereken tepkiyi veremiyorlar. Çünkü ya kendileri, ya da akraba ve komşuları madenlerde çalışıp ekmek paralarını kazanıyorlar. 

O zenginlikler içinde köylümüzün böyle çaresiz bırakılması ve kendi yaşam alanlarının günden güne yok edilişini görmek zorunda kalması gibi büyük bir ayıbı yaşarken olayın bir başka boyutu da iddia edilmeye başlandı.

Geçtiğimiz günlerde özellikle Aydınlı bir gazeteci Çine’de madenlerde çalışan işçilerin yaş ortalamalarının 55 olduğunu paylaşması, olayın kitlesel sağlık sorunlarına da yol açtığını gösteriyor. Sayın Hasan Kadife’yi bu duyarlı paylaşımı için kutluyorum. 

Silikozis başta olmak üzere bu madenlerin toza bağlı pek çok hastalığa davetiye çıkardığı artık bilinmektedir. Buna rağmen çalışmalar devam ediyor, Latmos’un güzellikleri sökülüp yerin altındaki kayalar kazılarak götürülüyor. Ölen ölür, kalan sağlar çalışmaya devam eder anlayışıyla…

***

Burada bir tehdidin daha söz konusu olabileceğini ifade etmek isterim. Yıllar önce Kisir Mahallemizde açılan kuyuların şu anda bile radyasyon yaydığı ve orada yaşayan köylüler için tehdit oluşturduğu iddia edilmişti. Konu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine kadar taşınmıştı. Kisir Muhtarı Baki Suna kardeşimiz bu konuda büyük hassasiyet göstermiş, yöneticilerin dikkatini çekebilmek için eşiyle birlikte saçlarını bile kestirmişlerdi.

Yapılan tetkiklerde radyasyon tehlikesi olmadığı ilan edilmişti ama Muhtarın daha önce iddia ettiği kanser vakalarındaki fazlalığın mantıklı bir açıklaması da yapılamamıştı.

Osman Kuyusu mevkiinde yer alan bu sondaj alanlarında böyle bir radyasyon tehdidi söz konusuysa binlerce dönüme yayılmış, uzaydan bile bir kanser uru gibi görülen bu madenlerde zaten ciddi bir araştırma yapılması zorunluluktur diye düşünüyorum.

***

Son söz; yıllardır biz konuşuyoruz, maden şirketleri bildiklerini yapıyorlar. Dev kamyonlar gece gündüz geçtikleri köylere korku salan trafik canavarları olarak maden taşımaya devam ediyorlar. Ara sıra laf olsun kabilinden eylemler yapılıyor. Bu arada durumu fırsata çevirmek isteyen bazı çevrelerin güdümündeki sözde sivil toplum örgütleri de “Latmos Milli Park Olsun” gibisinden laflar ederek kendi amaçlarını gerçekleştirme peşine düşüyorlar. Sanki  Latmos milli park olsa bu maden yağması duracakmış gibi..

İnsan sağlığının paradan puldan çok değerli olduğunu bir anlayabilsek…

 

Bu makale 385 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz