söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



ÇİMENTO FABRİKASINA ÇED RAPORUNU KİM VERDİ?


ÇİMENTO FABRİKASINA ÇED RAPORUNU KİM VERDİ?

 

Geçtiğimiz günlerde bir dostumla çevre sorunları için sohbet ederken laf jeotermallerden açıldı, sonra  da çimento fabrikalarına kadar geldi.  

Her zaman konuşulan bir tespit vardır; endüstri tesisleri illa ki çevreye zarar verirler. Hiçbir sanayi kuruluşu sıfır zarar ile çalışmaz. Ancak bunların dünyaca kabul edilen sınırları vardır. Bu sınırların altında tutulmak koşuluyla bu kuruluşlar çalışmalarını gerçekleştireceklerdir. Bazı sanayi kuruluşlarının ise çevreyle hiçbir şekilde dost olması, uyumlu olması mümkün değildir. Bunların başında da çimento fabrikaları gelir.

Sevgili okuyucu, Türkiye ne yazık ki böyle tesislere yatırım yapanların cenneti haline gelmiştir. Yukarıda sözünü ettiğim dostum Söke’deki çimento fabrikasının da sahibi olan şirketin aslında bir Fransız şirketi olduğunu, bu alanda dünyanın önde gelen firmalarından biri, hatta birincisi olduğunu, ancak buna rağmen bu şirketin kendi vatanında, yani Fransa’da tek bir yatırımı bile olmadığını ifade etti.

Bu çok önemli bir tespittir.

***

Daha önce golf tesisleri için de benzer bir tespitte bulunmuştuk. Bizim ülkemizden yirmi kat fazla tatlı su varlığına sahip olan Amerika Birleşik Devletleri bile kendi ülkesinde golf yatırımlarını yasaklamıştı. İspanya gibi zamanında bu spora yatırım yapılan ülkeler de yeni golf yatırımlarını yasaklayınca bu spora gönül verenler mecburen bizim ülkemize gelerek burada yatırım yapmayı tercih eder olmuşlardı.

Bizler ne yazık ki ince eleyip sık dokuyan bir anlayışa sahip değiliz.

Söke’de bile su rezervlerine vereceği zararları düşünmeden dünya milyarderleri gelecek diye ellerimizi ovuşturmuştuk. Geldiğimiz nokta meydanda…

***

Aynı olayı çimento fabrikasında yaşıyoruz. Bu fabrikanın inşası 1960 öncesi başlamıştı. İhtilal sonrası bir süre durdurulan inşaat daha sonra devam edildi ve sanırım 1964 yılında üretime başlandı. O zamandan bu yana ara ara teknolojisini yenileyerek üretimini sürdürdü.

Sevgili okuyucu, fabrikanın üretim esnasında saldığı çimento tozları çevredeki incir bahçelerinin yapraklarında görülürdü. Söke’nin büyük bir bölümü bu çimento tozlarını soludu. Hiç kimse çıkıp  da bu fabrika halk sağlığını tehdit ediyor demedi. Belki de sağladığı istihdam nedeniyle bu durumlar görmezden gelindi.

***

Bugün geldiğimiz noktada durum daha da şaşırtıcı. Dünya çimento yatırımlarını az gelişmiş ülkelere kaydırmayı seçerken biz bu fabrikanın üretim kapasitesini birkaç kat arttırmasına izin vermişiz.

Buradaki kapasite arttırımına olur veren ilgililer, ÇED raporunu onaylayanlar dünyayı mı bilmiyorlardı? Türkiye’nin çevresel dengeleri, buralardan gelebilecek üç beş kuruştan daha mı önemsizdir?

Bakınız, eskiden bu kentte yağmurlar ortalığı temizlerdi. Şimdi yağan yağmur çamur halinde yere düşüyor. Otomobillerin camları çamur içinde kalıyor.

Zaman zaman o filtrelerden savrulan toz bulutlarını herkes görüyor. Hatta bunların görüntüleri de var. Ama kimseciklerden “bu fabrika Söke’de çevreyi tehdit ediyor, halkın sağlığını tehdit ediyor” diye bir ses çıkmıyor.

Galiba bu çimento fabrikasını da sorgulamamız gerekiyor.

 

Bu makale 482 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz