söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Okuyucu Mektubu; Ali Vardar  “Söke Çayı”


Okuyucu Mektubu; Ali Vardar 

e-mail; vardarali@hotmail.com

 

 

“Söke Çayı”

 

 

Gazetenizdeki (Söke Ekspres) 12.7.2019 tarihli bir haberde ‘Söke Çayı Islah Projesinin’ ihale aşamasına geldiği DSİ’nin açıklamalarına dayanarak verilmişti. Haberde temizlikten sonra projeyle, çayın iki tarafının taş duvarla örülerek, ortasının tamamen betonla kaplanacağını, ortasında suyun akması için kanal bırakılacağı“ belirtilmektedir.  

 

Uzun yıllar Hamburg’ta kent yenilemesi üzerine çalışmış ve Söke’nin kentsel projelerini yakından izleyen  bir şehir plancısı olarak bu konuda görüşlerimi paylaşmak isterim:

Söke Çayının herhangi bir dere ıslahı gibi değil, kentin merkezinden geçen, en göz önünde olan bir müstesna kentsel mekan olarak değerlendirilip, gereken önemde ele alınması beklenir. Söke Çayı’nın gelecek nesillerin sosyal yaşamına da bir zenginlik katacak ekolojik ve rekreasyonel bir koridor olarak düzenlenmesi şarttır. Bu bağlamda Porsuk Çayı’nın Eskişehir’i nasıl zenginleştirdiğini, kent kimliğine katkısını  hatırlamak yeterli olur.

Dünyadaki uygulamalarda da artık kent içi çayların, nehirlerin islahında doğal koşulların korunması, geliştirilmesi ön plana alınmakta, olanaklar ölçüsünde eski beton kanalllar sökülmektedir.

Özellikle iki köprü arasındaki (Altı Eylül ve İstasyon Cad. köprüleri) yaklaşık 8 dönümlük merkezi alan çayın mevsimlik etkileşim alanlarını da planlamada değerlendirerek düzenlenebilir. Böylece  20 sene sonra kente soluk verebilecek, kısmen de kentlilerce kullanılabilecek bir yeşil alan yaratılabilir. Böyle bir düzenlemeyle mutlaka pahalı ve zor bakımlı bir alan yaratmak şart değildir.

Söke Çayı İslah Projesinin (uygulamanın ve daha sonra çay ve çevresinin bakımının) kurumlar arası bir protokolle Söke Belediyesi ve DSI arasında belirlenmesi, gerekirse Büyükşehir’in katkılarının sağlanması yararlı olur. İyi projeler ancak kurumların ortak çalışmaları sonucu ortaya çıkabilir.

Bu nedenle DSI’nin teknik şartlarını, belediyenin kent ihtiyaçlarını göz önüne alan bir tasarımla, bakımı ve işletmesi ekonomik olabilecek ve hemşehrilerce benimsenecek  bir proje elde edilebilir. Bu projenin hemşehrilerle iletişimi de ayrı bir konudur.

Evet, çaydaki çöp sorunu -maalesef hemşerilerin davranış alışkanlıkları sonucu- kısa zamanda çözülemeyecek gibi görünmektedir. Ancak “çöp atılıyor” diye her tarafı beton kaplamak ne derece doğru bir yaklaşımdır? Çöplerin azalması ancak hemşehrilerin Söke Çayını benimsemesi ile gerçekleşir.

Belediye çöp sorununu öncelikli ve sürekli bir görev olarak ön plana almak durumundadır. İki ayaklı bir stratejiyle uzun dönemde kentlilerin alışkanlıkları değiştirilebilir: Bir taraftan çayda yoğun periodik bakım, diğer taraftan çevre kirliliğine sebep olanlara cezai yaptırımlar etkili olabilir.

Gazete haberleriyle belediyenin kendisini Çay Islah Projesinin dışında tuttuğu izlenimi edinilmektedir. Kurumsal yetki ve sorumluluklar farklı da olsa kurumlarca Söke için ortak çalışma yolları aranmalı ve bu çabalar kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Siyasetçilerin de bu ortak çalışma kültürüne katkı vermeleri yerinde olur.

 

Bu makale 252 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz