söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



LATMOS İÇİN BU ISRAR NEDEN?..


LATMOS İÇİN BU ISRAR NEDEN?..

 

Birileri yalan söyleyerek insanları kandırmaya çalışıyorsa ben bunda kötü niyet ararım. Yanılmak başka şeydir, yanlışta ısrar etmek ise çok başka bir şeydir.

Bakınız, Kuşadası’nda bulunan bir sözde çevre derneği yıllardır hep aynı şeyi tekrar ediyor; 

“Latmos Milli park olsun…”

Bu isteğine gerekçe olarak da o dağlarda muhteşem bitki örtüsünü katlederek çalışmalarını sürdüren maden şirketlerini gösteriyor. Onlara göre Latmos milli park olursa güya o maden şirketleri faaliyetlerini durduracaklarmış.

Bu bir yalan. 

Böyle bir yalanı ortaya atıp yıllarca sürdürmek, hatta bu yalana bazı sivil toplum kuruluşlarıyla toplum önderlerini ve bilim insanlarını da ortak etmek insanın aklına kötü şeyler getiriyor. 

Bu dernek Kuşadası’nda kurulu olmasına rağmen o kentin beton yığını haline getirilmesine seyirci kaldı. Kuşadası ile Söke arasında yer alan ve kullandıkları dinamitlerle Söke’yi toz içinde bırakan taş ocakları için tek bir laf etmedi.

Yalancıktan Burunköy canavarı diye ortaya atılan söylentiye itibar edip canavar nöbeti bile tuttular da Şarlak gibi bir doğa harikasının katledilmesine sessiz kaldılar. Bunların derdi doğal zenginlikler ya da ekolojik denge olsaydı çimento fabrikasının yapmakta olduğu çevre katliamına, golf tesislerinin yapmakta olduğu su yağmasına seyirci kalmazlardı.

Bütün bunlar kendilerini zerrece ilgilendirmedi. Varsa da yoksa da Latmos. O dağlardan çıkan kayaları işlemek için Ortaklar OSB’de kurulan işletme için de bir beyanatları olmadı. Onların  tek dertleri o dağların milli park olması.

***

Latmos elbette ki turizme açılmalı. Bana göre o muhteşem doğayı katletmekte olan maden ocakları da hemen kapatılmalı. Para elbette önemlidir ama paranın satın alamayacağı şeyler de vardır. O dağlar bizlere Allah’ın bir lütfudur. O güzellikler binlerce yılda meydana gelmiştir. Birileri para kazanacak diye onların yok oluşuna göz yummak gelecek nesillere ihanettir. Madenlere engel olmanın yolu da oraları milli park yapmak yerine sit alanı olarak ilan etmektir.

Anıtlar Kurulu bu konuda bazı adımlar atıp bazı bölgeleri tescilledi. Ama daha hızlı ve daha kararlı adımlar atılmalı. Madenlerin yayılmasını durdurmak için Latmos’un tamamı sit alanı olarak ilan edilmelidir.

***

Kuşadası’nda bu derneğe destek veren turizmciler oralarda düşündükleri projeler için gerçekçi olmalıdırlar. Hesaplarını yaparken Latmos köylülerini unutmadan onları da işin içine katarak planlamalarını yapmaları gerçekçi bir yaklaşım olur.

O insanlar kendi köylerini terk etmek zorunda kalırlarsa ekmeklerini nerede ve nasıl kazanacaklar? Büyükşehir Belediye Başkanını bile ikna edip demeç verdirebilen bu insanlar köylerinden ayrılmak zorunda kalacak olan binlerce hemşerimize nerede istihdam sağlayacaklar?..

Latmos turizme açılacaksa oradaki köylerle birlikte açılmalıdır. O köylüler hem rehber, hem yardımcı olarak değerlendirilmeli, ürettikleri et, süt, yumurta, bal, zeytin gibi ürünleri burada kurulacak tesisler tarafından satın alınmalıdır.

Hatta köyler doğal yaşam alanları olarak turizmin hizmetine sunulmalı, o dağların nimetlerinden herkes yararlanmalıdır.

Son olarak; o köylüler o dağların koruyucularıdırlar. Yangından ve diğer tehditlerden koruyarak kendi geleceklerine sahip çıkmaktadırlar. Onlar oraları terk ederlerse dağlar sahipsiz ve korumasız kalır.

Lütfen bu dağları birilerine feda etmeyelim.

 

Bu makale 549 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz