söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



YALNIZ MISINIZ?


YALNIZ MISINIZ?

 

Aslında herkes, kendi içinde yalnızdır. Bazen kendi tercihiyle, bazen de hayatın önüne koyduğu nedenlerle. Bu o anda içinde bulunduğu ruh hali, nasıl hissettiği ya da nasıl hissetmek istediğiyle ilgilidir bekli de. Çünkü her yalnız görünen kendi içinde yalnız değildir ve insan bazen kalabalıklar içinde de kendisini yalnız hissedebilir. Etrafının kalabalık olması bile, çoğu zaman kişinin içinizdeki yalnızlığa çare değildir. 

Yalnız olmayı istemekle, gerçek anlamda yalnız kalmak, aynı şeyler değildir. Birincisi, bir tercihtir. Kişi bazen kendisini dinlemek, hayatını muhakeme etmek, bir şeyler üretmek ya da insanlardan uzaklaşmak isteyebilir. Buna son vermek istediğinde kapısını çalabileceği, arayabileceği, telefonun diğer ucunda onun sesini duyduğunda sevinecek, onu seven önemseyen bir dostu, ailesi, arkadaşı vardır. Bir çay ya da kahve eşliğinde sohbet edecek, sevgiyi dostluğu hissedecek ve istediği zaman o yalnızlık duygusunun ağırlığını üzerinden atabilecektir.

Zor ve çözümsüz olan, insanları asıl mutsuz eden ise, gerçek yalnızlıktır. Maalesef artık bu bir tercih değil, yavaş yavaş zorunluluk haline gelmektedir.  Yaşanan toplumsal değişimler, teknoloji, biz duygusunun yerini ben duygusuna bırakması, komşuluk, arkadaşlık, dostluk, vefa gibi duyguların hızla kan kaybetmesi, tahammül duygusunun tükenmesi, kimsenin kimseye sırtını dönememesi, güven duygusunun zedelenmesi, sürekli acaba zarar görür müyüm endişesi, değer yargılarının hükmünü yitirmesi, kişileri kendi içine çekilmeye ve yalnızlığa itmektedir. 

Birde kalabalıklar içinde olup da yalnız hissetmek vardır ve bu insanların kendisini en çok kandırdığı durumdur. Çünkü o kalabalıkların çoğunun derinliği yoktur. Sosyalleşme ihtiyacının giderildiği, sonrasında kimsesinin kimseyi pekte önemsemediği içi boş kalabalıklardır. Herkes kendi doğruları ve kendi duvarlarıyla çevrilidir. Tabi ki bu grupların içinde birbiriyle gönül bağı kurmuş insanlarda vardır ama bu, bir elin parmaklarından bile azdır. 

Yalnızlık ya da yalnız kalma korkusu, insana en çok hata yaptıran duygudur. İnsanın sosyal bir hayvan olmasından mıdır bilinmez, bu duygu insanı ölesiye korkutur. Öyle ki, kişi daha çok yanlış kararlar alır, sevmediği insanlara katlanmak, istemediği pek çok şeyi yapmak zorunda kalır. Bu durumda bazen, kişinin kendisine olan saygısı bile azalır. Oysa iletişim, dostluk, sevgi hayat ya da paylaşılan her ne ise, gönül rızası ve karşılıklı istekle olmalıdır. Newton’un dediği gibi, insanlar aralarına duvarlar değil, köprüler kurmalıdır. Bir sebebe, çıkara ya da zorunluluğa dayanan ilişkiler, eninde sonunda bitmeye mahkûmdur. Demem o ki, T.S Eliot’un dediği gibi “Kaliteli bir yalnızlık, sahte kalabalıklardan daha evladır.”

 

Bu makale 353 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • Halil Güven (10/5/2019)
    Allah dostluğu insanı asla yalnız koymaz sevgili kardeşim... İnsan Allah ile dost olmayı becerirse Allah ile yakınlaşırsa yalnızlığını Allah ile paylaşır asla yalnız kalmaz... Selamlar:)