söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



ADAB-I MUAŞERET


ADAB-I MUAŞERET

 

“Toplum içinde çeşitli kesimlerin birbirlerine karşı takınmaları gereken medeni ve ahlaki davranış kurallarını belirleyen pratik bilgiler.” Adab-ı muaşeretin sözlük anlamı bu.  Baştan söyleyeyim, amacım kimseyi yargılamak, kimseye akıl vermek, kimseye bir şey öğretmeye çalışmak filan değil. Hayatta pek çok şeyi bilemeyebilirim ama haddimi çok iyi bilirim. Kim ne derse desin günümüzde her şey baş döndürücü bir hızla değişiyor. Hem hayatımızda, hem değerlerimizde, hem de yaşam şeklimizde. Toplumsal ve kişisel gelişim kaçınılmazdır ve çokta gereklidir. Yoksa yol alamaz, ilerleyemeyiz.  Burada önemli olan, değişimin ne kadar pozitif ve olumlu yönde olduğudur.

Hepimiz sonsuz mutluluğun, anı yaşamanın, yaşamın tadını çıkarmanın, zamanı yakalamanın derdindeyiz. Kimseyi önemsemiyor, saygı duymuyor, bencilliğin içinde boğuluyoruz. Ne doğru ve güzel şeyler yapanları kıskanmadan, takdir edip gönülden alkışlayabiliyoruz nede kötülüklerini ve ahlaksızlıklarını utanmadan gözümüze sokanları yargılayabiliyoruz. Ahlaksızlıklarını, arsızlıklarını örtmek, toplumda kabul görmek için yavşaklık derecesinde iyi ve sevimli olmaya çalışanlara kanıyor, aman ya bu onun özel hayatı bizi ilgilendirmez deyip geçiyoruz. Aslında o kişilerin ahlaki açıklarını örtmek için öyle davrandıklarını biliyoruz ama anlamazdan gelmeyi tercih ediyoruz. Bize dokunmayan yılan ne yaparsa yapsın, umursamıyoruz. Aynı yerden canımız yanmadığı sürece canı yananı anlamıyor, ikiyüzlülüğün dibine vuruyoruz. 

Bu şekilde davrandığımızda kendimizi daha iyi, daha hoşgörülü, daha demokrat, daha hümanist sanıyoruz. Kendimizi böyle kandırıyor, günahlarımızı temize çekiyoruz. Görmezden geldiğimiz her kötülük, her ahlaksızlık ve her haksızlıkla aslında bizlerde kirleniyoruz. En güvendiğimiz sevdiğimiz insanlara bile sırtımızı dayayamıyor, bıçağı sırtımıza kimin saplayacağını bilemiyoruz. Büyüklere hürmet etmiyor, kimseye saygı duymuyor, kimseyi sevmiyor ve önemsemiyoruz. Ama herkesin bize hürmet etmesini, saygı göstermesini, sevmesini ve değer vermesini bekliyoruz.  

Evet değişim kaçınılmazdır. Ama değişirken eksilmemek, var olan güzel değerleri yok etmemek gerekir. Bizi biz yapan güzel alışkanlıklar gelişmeli ve bizimle birlikte yol almalıdır. Toplumların ayakta kalabilmesi için aileye, kişilere ve mahremiyete saygı çok önemlidir. Hepimizin canı nasıl isterse öyle davranması mümkün değildir. Uzaktan sadece seyredip, dedikodusunu yapıp, bıyık altından gülerek seyrettiğimiz, tepkisiz kaldığımız her kötülük ve haksızlık gün gelecek toplum olarak hepimizin sınavı olacaktır.

 

Bu makale 376 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz