söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



“YAZMAK YARADIR, OKUMAK MERHEM”


“YAZMAK YARADIR, OKUMAK MERHEM”

 

Kimin sözü olduğunu bulamadım ama kalbimden geçenleri dört kelimeye sığdırmasına hayran kaldım. Yaşamadan, okumadan, görmeden, gözlemlemeden, algılamadan, yüreğinde hissetmeden, hayatın çemberinden geçmeden yazılamayacağına, kelimelerin cümlelere dökülüp yüreklere işleyemeyeceğine inananlardanım. Yazmak demek kelimeleri arka arkaya dizmek demek değildir. Kalemimizden dökülen o cümlelere ruhumuzdaki yaraları, kalbimizdeki mutlulukları, gelecekle ilgili umutlarımızı nakış gibi ince ince işleyebilmektir.  Kendi kalbinde hissettiğin mutluluğu, kederi, umudu, sevgiyi, cümlelerini okuyan kişinin kalbine de geçirebilmektir. 

Yaralarımızı, düş kırıklıklarımızı göstermekten korkmamak, yazarken kim ne düşünür diye kafamıza takmamaktır. Yoksa yazamaz, yazmak istediklerimizle yazmaya korktuklarımız arasında sıkışır kalırız. Kalemimiz korkak, ruhumuz tutsak olur. Önemli olan yazılarımızı takip eden, okuma nezaketi gösteren, hatta birkaç cümleyle düşüncelerini dile getiren kişilerle gönül bağı kurabilmektir. Her yazıda kendinden, hayatından, etrafından bir şeyler bulanlar, üzerine alınanlar, acaba benimi kastetti diyenler, sitem edenler olacaktır. Çünkü insanların hepsi bu yaşamda birbirine benzer sınavlarla sınanır.

Lakin gözden kaçan şudur, herkesin hayatı, sosyo ekonomik durumu, eğitimi, kariyeri farklıdır ama duyguları hissettikleri aynıdır. Hepimizin damarlarından akan kan kırmızı, gözünden akan yaş renksiz ve tuzludur. Hepimizin iyi günü, kötü günü, mutlu olduğu, acı çektiği anları vardır. Bizi birbirimizden ayıran tek şey, iyi ya da kötü insan olmamızdır. Önemli olan kimin hayatına ne kadar dokunduğumuz, etrafımıza ne kadar faydalı olduğumuzdur. 

Yazmak, yazan her kişiye göre değişir. Herkesin anlatmak istediği, karşısındakine söylemek istediği farklıdır. Kimi mutluluğunu umudun kaleme döker, kimi derdini tasasını. Meramını anlatmak için sayfalar dolusu yazan da olur, iki satır karalayanda. Önemli olan, söylemek istediğini anlatabilmesidir. Kanayan yarası olan için yazmak, kişinin kendi yaralarını kendi sarmaya çalışması, içini satırlara dökmesi, kalemiyle dertleşmesidir. Okumaksa, kendi içinde bambaşka bir şeydir. İnsanı büyüten, gelişmesini ve ilerlemesini sağlayan bir eylemdir. Yeni ufuklara, bambaşka dünyalara yelken açmak ve yaralarımızı nasıl iyi edeceğimizin yollarını bulmaktır.

 

GÜLCAN AKÇA 

 

Bu makale 367 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • Halil Güven (14/3/2019)
    Nazım Hikmet "Bundan sonra ne bir kelime eksik ne de bir kelime fazla yazacağım" der... Bu bana çok akılcı ve güzel bir öğüt oldu... insan anlatmak istediğini en uygun sayıda kelimelerle anlatabilmeli... Sizce de öyle görünüyor kardeşim... Sağ olunuz sağlıklı kalınız:)