söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



BU BİR ACİZLİK DEĞİL MİDİR?..


BU BİR ACİZLİK DEĞİL MİDİR?..

 

Daha önce de defalarca ifade ettim; ittifak adaylarının gerçekten de heybeleri boşmuş. Galiba aday olacaklarına kendileri de inanmamış olacaklar ki, böyle bir görev için hazırlık yapmamışlar.

Adaylardan birisi bildiğim kadarıyla kendisine yakın bir gurupla birlikte 6-7 senedir aday adayı olarak dolaşıyordu. Demek o kadarı kendisi için yeterli olacak ki bu isteği gerçekleşirse neler yapacağı konusunda bir çalışmaya gerek duymamış. Olsa paylaşırdı, Sökeliler de öğrenirlerdi.

Diğer aday zaten bu defteri yıllar önce kapatmıştı. Bildiğim kadarıyla 17 yıl önce milletvekili olabilmek için başkanlıktan ayrılmış, ama milletvekili de seçilememişti. Pek uzlaşmacı olmadığı için belediye başkanlığı dönemini kendi partisi içinde bile devamlı kavga ve tartışmalarla hatırlıyorum.

Sonra bir TARİŞ Birlik Başkanlığı dönemi var, orada neler yaptığını, hangi hayırlı hizmetleri gerçekleştirdiğini lütfedip anlatırsa öğreniriz.

Daha sonra tekrardan milletvekili adaylığı…

Şimdi 17 yıl önce bıraktığı yere geri dönmek istiyor. Ama köprülerin altından çok sular aktı. Söke artık 49 mahallesi olan,  yüz ölçümü olarak da Aydın’ın en büyük kenti konumunda.

***

Daha önce ifade ettim; ittifak adayları proje hazırlamadan seçime giriyorlar. 

Proje iş hem bilgi ve birikim, hem de iyi bir ekip ister. Bunları açıklayıp söz vermek de özgüven gerektirir. 

Kırılmasınlar da Söke’nin sorunlarına hakim olduklarını ve öncelikleri hakkında fikir sahibi olduklarını sanmıyorum. Anlaşılan o ki, bu konuda adayların bu eksiğini kapatacak bir ekipleri de yokmuş. Zaten o ekibe sahip olup projelerini açıklamış olsalar bile inandırıcılık sorunu yaşayacakları muhakkaktı. Yapılanlar yapılacakların göstergesi olduğundan halk ittifak adaylarının geçmişte yaptıklarına bakacaklardır.

***

Onlar kolay yolu seçiyorlar. Biri hiç oralı olmuyor. Arkamda efem var dercesine sadece kendisi için hazırlanan programa uyuyor, ötesine karışmıyor.  Arkasında efesi var. Ayrıca partilerinin duayen ağabeyleri var.  Siyaseti çok iyi bilen partililer var. Onlar gereğini düşünüp yaparlar nasılsa.

Diğeri için durum aynı değil. O da bir ittifakın adayı ama bazen insan kendini kalabalıklar içinde bile yalnız hissedebilir. Önemli olan kalabalık değil, birlik içinde lidere inanabilmek ve onun arkasında durabilmektir. 

Kendini yalnız hissedenler ortaya yeni bir düşünce koyamadıkları için başkalarının hatalarıyla prim yapmaya çalışırlar. Hatta ilana bile çıkarlar; 

“Benim rakibin hatasını görürseniz insaniyet namına bildirin…”

Bu bir acizlik değil midir?

***

Süleyman Toyran’ı güçlü kılan, rakiplerinin birkaç adım önünde olmasını sağlayan işte bu tespitlerdir. Toyran plan ve proje adamıdır. Toyran 120 bin nüfuslu bir kenti yönetmenin sorumluluğunun da vebalinin de farkındadır. Bunun için de hazır olmak gerektiğini, hazırlık yapmak hereğini bilir. Beş yıldır belediye başkanı olmasına ve bu süre içinde gururla gösterebileceği yatırımları gerçekleştirmesine rağmen yeni dönem için projelerini hazırlayıp Sökelilerin huzuruna öyle çıkmıştır. Bu davranış seçmene olan saygının ifadesidir.

Onu farklı kılan en önemli özelliklerden biri budur.

 

Bu makale 659 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz