söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



TÜRKİYE'DE EKONOMİK KRİZ YOK AMA!


TÜRKİYE’DE EKONOMİK KRİZ YOK AMA!

 

“Türkiye’de ekonomik kriz yok” deniyor. Ama ortamında yaşamaya mecbur olmanız da neyin nesi. AK Parti iktidarı ekonomide yükselme talebiyle geldi. Ama görünen o ki 2002’den bu yana ekonomiyi güçlü bir koz ve seçim propagandası olarak kullandı. 

Her seçim döneminde kesenin ağzı açılıyor ve orta sınıf ve dar gelirli biraz nefes alır gibi oluyor. Ama asıl veleyi başkaları vuruyor. Bir seçim döneminde güçlü ekonomiyi ayakta tutan faktörler her zaman ihmal edilip unutuluyor. Kurumların güçlendirilmesi ve devlet yönetiminin tarafsızlaştırılması beklenirken tam tersi sonuçlar doğuruyor. Liyakat ortadan kalkıyor, insanlar birbirine küser hale geliyor. Her ne kadar kabul etmeseler de gelinen nokta itibariyle ekonomi kontrol edilmez hale geldi. Yani ekonomimiz artık ümit vermiyor. Ekonominin iyileştirilmesi için öne sürülen çabaların da bir sonuç vermeyeceği görülüyor. Geçtiğimiz günlerde bir ilgili şu açıklamayı yapıyor. “Beş sebze meyve dışında herşey dışarıdan ithal ediliyor.” Bu Türkiye’ye hiç yakışmayan bir tablo. Bilindiği gibi Türkiye’nin özellikle büyük kuvvetlerinde kurulan tanzim satış noktalarında meyve-sebze ve çeşitli bakliyat ürünleri devlet tarafından satılıyor. Güya aracıların önüne geçilecek. Türkiye’nin iç ve dış güvenliği açısından gün geçtikçe sorunları artıyor. 

Tartışmalar sürüyor. ABD’nin düşmanca saldırıları karşısında ülkemizin kaos ortamına doğru sürükleniyor. Türkiye’nin geleceği ile ilgili konular siyasiler tarafından pek konuşulmuyor. “Türkiye’de BEKA sorunu var” diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Buna ilave olarak bir de mali ve kuşatılmışlık sorunumuz var. Türkiye böyle bir ortamda yerel seçimlere doğru gidiyor. İktidar ise seçim ortamında bile Atatürk’ün iş Bankasındaki payına el koyacağını açıklıyor. ABD’nin politikalarının dünyayı kaosa sürükleyeceği ortada iken, Türkiye kendi çözümünü bulmak zorundadır. ABD’nin Türkiye için izlediği politika ve kurdukları terör örgütleriyle yönetilen tehditler ülkemizi istikrarsız hale getiriyor. Çin’deki soydaşlarıyla yapılan baskılara da karşı çıkmıyor. Yurt partisi Genel Başkanı Saadettin Tantan, “Türkiye kendi kendini sıkıştırdı. ABD’ye hala “dostuz ve anlaştık” diyoruz. Bu ifadede bir gariplik var. Bu anlayış iyi bir siyaset değildir. Bir ülke de cehalet hakimse bilgiden uzaklaşılırsa ve bütün ahlaki ve inanç değerleri çökertilmeye devam ediyorsa sağlıklı düşünme söz konusu olamaz. Üretim güvenliği yok. Bilgi güvenliği hiç yok. Bu tip çöküşler Türkiye’yi uçuruma sürükler” dedi. Kısacası artık ekonomimizde ümit vermiyor. 

Ekonominin iyileştirilmesi için öne sürülen çabalarda gelecek adına ümit vermiyor. Tanzim satış merkezlerinden istediğimiz kadar da alabilmemiz mümkün değil. Mevcut tanzim satış mağazalarının da geçici olduğu yetkililer tarafından ifade ediliyor. Uzayan insan kuyruklarıyla yapılan satışları kınamak doğru olmaz. Çünkü bu gibi uygulamaları ülkenin mevcut şartları yaratıyor. Mesela Kıbrıs çıkartmasından sonra bir çok önemli madde kuyruklarda satıldı. İnsanlar kuyruklarda saatlerce bekledi. Şu anda tanzim satış mağazalarında aynı yöntem uygulanıyor. 1970’li yılların kuyruklarında yurt dışı kaynaklıydı. Daha fazlasını anlayamazsınız. Çünkü imkanınız yoktu. Şimdi bulamadığınız ürünlerin menşei Anadolu topraklarının ürünleri. Onun için AK Parti iktidarı da kınanmaktan nasibini aldı. Ne diyordu iktidar temsilcikleri… 

CHP’nin uzun yıllar yarattığı kuyruklardan söz ederken, muhalefet iktidara gelirse ülkeyi idare edemez” diyordu. Savaş yok. Ambargo yok. Küresel bir kriz yok. Buna rağmen kuyruklardayız. İnsanlar işlerini güçlerini bırakıp saatlerce birkaç kilo meyve ve sebze için kuyruklarda bekliyor. CHP Parti sözcüsü Faik Öztürk 2007’den bu yana çiftçilere verilmesi gereken desteğin yarısı ödendi. İktidarın her bir aileye 68 bin lira civarında borcu var. MYK Gündemine ilişkin basın açıklaması düzenleyen Öztrak, “üreticiye hakkını vermeyecekler. Kooperatifleri bitirecekler, sonra da çıkıp CHP’nin tanzim satış mağazalarından medet umacaklar. Bunda da sınıfta kalacaklar. Bu da aspirinle tedavi olmaktan öteye gitmez.”

 

Bu makale 235 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz