söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



BİZ SAHİP İSTEMİYORUZ


BİZ SAHİP İSTEMİYORUZ

 

Cumhur İttifakı tarafından ortak aday gösterilen Beliğ Azbazdar Söke’de esnaf ziyaretleri yaparken büyük de bir laf etmiş:

“Söke’nin sahipsizliğine son vereceğiz…”

Siyaset adamlarının böyle süslü laflar etmeleri beni rahatsız ediyor. Ne demek şimdi bu söz? Söke’ye bir sahip mi gerek? Söke’nin zaten yaklaşık 120 bin kişilik sahipleri var. Sayın Azbazdar neye sahip olmak istiyor?

Biz cumhuriyetle beraber özgür bireyler olarak yaşıyoruz. Bize sahip gerekmez. Sökeliler bu seçimlerde de kendilerinin sahibi olacak değil, kendilerine hizmetkar olacak yöneticiler istiyorlar. Sayın Azbazdar’ın bu ifadeleri son derece inciticidir.

***

Belki de bu sahipsizliğe son vermek sözüyle başka şeyler anlatmak istiyor olabilir diye düşünmek istedim. Bu kentin varlıklarını korumak, kaynaklarını doğru ve verimli bir şekilde kullanmak…

Bunu nasıl ve ne kadar yapabileceğini anlamak için de geçmişte yaptıklarını ve yapamadıklarını konuşmak gerekir. Sayın Azbazdar bu kentte daha önce de belediye başkanlığı yapmıştı. Hatta bir sonraki seçimleri beklemeden istifa edip milletvekili adayı olmuştu da, nasip değilmiş, kazanamamıştı. O gün süresini bile beklemeden belediye başkanlığını bırakan Sayın Azbazdar bugün hangi iddiayla bu göreve yeniden talip olmak istiyor?

***

Söke sahipsiz değildir. Sökeliler kendilerine de sahiptir, yaşadıkları kente de sahiptir. Bir başkasının sahipliğine ihtiyaçları yoktur. Bu kente başkan olmak isteyenler öncelikle yapacaklarını anlatsınlar. Öyle yuvarlak, süslü  laflarla değil, somut açıklamalarla ortaya çıksınlar.

Kendilerine göre bu kentin öncelikleri neler olmalıdır?

Bizlere hayallerindeki Söke’yi anlatsınlar.

***

Sökespor yönetiminin istifa haberi benim için sürpriz oldu. İşler güzel giderken, takım bir hava yakalamışken bu istifa adeta dönen tekere taş koymak, çomak sokmak gibi bir şey oldu. Yusuf Başkanı ve arkadaşlarını bir yere kadar anlayabilirim. Elbette ki 120 bin nüfuslu bir kentin takımı sadece birkaç kişinin fedakarlığıyla yönetilmemeli. Daha fazla katılım ve daha fazla destek gerekli. 

Eğer bu istifalar sezon öncesi yaşansaydı haklı bulurdum. Ancak sizler bu şartları biliyordunuz. Kulübün gelirlerinin ne olduğunu geçmiş yıllardaki deneyimlerinizle biliyor olmanız gerekirdi. Buna rağmen göreve talip oldunuz. Yani “biz bu bütçeyle bu kulübü yönetiriz” dediniz. O zaman bu istifalar niye?..

Gelirleriniz belli olduğuna göre giderlerinizi bu gelirlere uygun olarak planlamanız gerekirdi. Bunu niye yapmadınız? Hepiniz de iş adamlarısınız. Kendi işinizde nasıl ki gelir ve gider dengelerini gözetiyorsanız, başkanlık yaptığınız kulübü de aynı anlayışla, kendi işiniz gibi yönetmeniz gerekirdi.

Bakın, istifa haberinden sonraki ilk maçta takım yenildi. Onca emeğe, harcanan onca paraya yazık değil mi?

 

Bu makale 504 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz