söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



EKONOMİK KİRİZ VE MÜSLÜM BABA FİLMİ ÜZERİNE…


EKONOMİK KİRİZ VE MÜSLÜM BABA FİLMİ ÜZERİNE…

 

Türkiye yeniden bir seçim atmosferine girdi… 

Belediye başkan aday adayları bir bir kendilerini gösteriyor…

Siyasi partilerin merkezleri kalabalık günler yaşıyor… Hepsi güzel birer yarış içinde… Demokrasi (!) yarışı tüm hızıyla sürüyor… Ama nedense başkan adaylarını partilerin genel merkezleri belirliyor…

***

Günümüz ekonomik koşulları çok zorlaştı…

Ekonomimiz sıkışınca, “bu kriz değil, dış güçlerin işi” denildi.. Ağustos ve sonrasında dolardaki tırmanışla, Merkez Bankası rezervlerini piyasaya sürerek belirli bir seviyede tutmaya çalıştı. Ama olmadı… Ardından faizler yükseldi… Hükümet yeni politikalar üretmeye başladı… Şimdi ise gündem değiştirme sortileri aldı başını gidiyor…

Ancak cari açığın büyüklüğü, ekonomideki kötüleşme ile onun üzerine eklenen olumsuzluklar hükümeti zorlamaya başladı. İktidar bu defa sürdürülebilir olmaktan çıkan cari açık için zamlara baş vurdu. Tüm kesimler zor duruma girdi… Yıl başına kadar iyileşme sinyalleri alınsa da esas zamlar yılbaşından sonra gelecek gibi…

Türkiye, zaten yıllardan bu yana dünyanın en pahalı gıdasını, petrolünü ve etini tüketiyordu. Şimdi daha da arttı..

Türk Lirası dolar ve euro karşısında ne kadar değer kaybetti?

Ağustos ve sonrasında Türk Lirası % 45-50 civarında dolar ve euro karşısında değer kaybetti. Bu ister istemez bir devalüasyona sebep oluyordu… Ardından da doğal olarak zam sağanağı başladı. Bu bağlamda doğal gaz ve elektriğe geniş kitlelerin, kış gününde belini bükecek düzeyde zam geldi. Ekonomik ve sosyal açıdan ülke olarak içinde bulunduğumuz ekonomik krizi unutturmak için gün geçmiyor ki çeşitli gündemlerin arkasına gizleniyor.

Hükümet yetkilileri, her gün ekonomik koşulların zorluğunu unutturmak üzere yeni yeni şeyler mi üretiyor?

Tarım Bakanı ettiği sözlerle gündem oldu!

Bakan Pakdemirli, "Vatandaşımız 6 kilo et yiyormuş 2002'de. Bugün ise 15 kilo yiyor. Türkiye'nin refahı artmış ki et tüketimi 6 kilodan 15 kiloya çıkmıştır. Üretim çok arttı ama tüketime yetişmiyor." şeklinde konuştu.

Son günlerde en çok tartışılan konulardan biri de Diyanet İşleri Başkanının Mısıroğlu’na ziyaretiydi..

10 Kasım öncesi Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’nun Atatürk’e yönelik hakarete varan ifadeleriyle bilinen Kadir Mısıroğlu’nu ziyaret etti… Ardından hükümet kanadından yapılan açıklamayla da ayrı bir tartışma konusu oluştu.

Bu ziyaretin de gündem değiştirmekle ilgili olduğunu düşünüyorum.

Ve bunun gibi Atatürk’e hakaret eden öğrencinin ve bir kaç şeyin daha gündemi değiştirip insanlarımızın kafalarını karıştırarak farklı yönlere sürüklemektir.

Yöneticilerimiz, gelir ile gider, üretim ile tüketim, ihracat ile ithalat arasındaki açığı dışarıdan sağladığı sıcak para ve kredilerle finanse ediyordu. Bunun sonsuza kadar sürmeyeceği, böyle devam etmeyeceği hep yazıldı, çizildi.

İşte bu yüzden 2019 yerel seçim iktidarın da kaderini belirleyecek niteliktedir.

 

“AK Parti’nin çekiciliği…”

AK Parti’nin büyük varlığı, büyük bir parti olması, iktidarı bir çok kimseyi kendine çekiyor…

Bölgemizde belediye başkanlığı yapmış CHP’li  iki eski belediye başkanı Ak Parti’den aday adayı oldu…

Kuşadası'nda Esat Altungün, Didim'de Mümin Kamacı, Ak Parti’den aday adayılıklarını açıkladılar…

Ak Parti’lilere göre Kuşadası'nda Altungün, Didim'de Kamacı olmazsa olmaz…

Kuşadası'nda Altungün 9 Kasım’da düzenlenen törenle Ak Parti'den belediye başkan aday adaylığını açıklamıştı… Törene Didim'in önceki Belediye Başkanı Mümin Kamacı da katılarak meslektaşına destek vermişti. 13 Kasım geçtiğimiz çarşamba günü de bu kez Didim'de Mümin Kamacı Ak Parti'den Belediye Başkan aday adaylığını açıkladı; Altungün de meslektaşını yalnız bırakmadı.

Ak Parti'nin her iki ilçede de seçimi kazanması zor görünse de eski CHP’lilerin AK Parti’den aday adayı olmaları çeşitli yorumlara neden oluyor. 

Bunlardan bazıları; “Eskiye rağbet olsaydı, bit pazarına nur yağardı…”, “Körler sağırlar birbirini ağırlar…”

 

***

MÜSLÜM GÜRSES FİLMİ ÜZERİNE…

 

Müslüm baba filmi…

Ekonomik krizdi, siyasetti, başkan adaylarıydı derken bir de sinemayı alalım araya...

Arkadaşlarımın çoğu filmi izlemiş, anlattılar merak ettik, dün biz de gittik…

Müslüm Gürses'in Şanlıurfa'daki çocukluğundan İstanbul'daki yaşamına kadar tüm hayatı anlatılatan filmde Müslüm Gürses'i Timuçin Esen canlandırıyor. Bu nasıl canlandırma, vay anasını…

Son zamanlarda ülkemizde çıkmış en iyi biyografi filmlerinden biri… Timuçin Esen, herkese parmak ısırtmış, Zerrin Tekindor, Muhterem Nur’u müthiş performanslarla canlandırmış, zaten yazmaya gerek yok.

Gürses’in hayat öyküsünün izleyen herkesi ağlattığını söyleyebilirim. Sevenlerinin her şeyini bildiği Müslüm Gürses’in hayat öyküsünden insanların sinemaya çekecek bir film çıkmayacağını sanıyordum. Filmi izleyince Müslüm Baba’nın bilmediğimiz birçok yönünün olduğunu gördüm. Kötü bir ortamda büyümüş, herşeyini kaybetmiş, zor bir hayatı olmuş… Müslüm Gürses, sadece iyi bir şarkıcı değil, kendisine kötülük yapanlara bile iyilikle karşılık veren derviş gibi bir adammış…

Filmin başlarında sinemada (Zerrin Tekindor) Muhterem Nur’u görüp de ilk öpücükten vazgeçtiği sahne çok güzeldi… Yani içinde her sahnesi ayrı güzelliklerle dolu ince elenip sık dokunmuş bir film olmuş…

Beni çok etkiledi yer yer ağladım, bazı sahnelerde çok gerildim. 

Zaten film başlar başlamaz sinema ortamında sizi önce geriyor sonra sarıp sarmalıyor bırakmanız mümkün değil.

Müslüm Gürses’in fanatik bir hayranı olmadığım halde filmi seyrederken fanatiği oldum resmen çok enteresan şimdi müziklerini dinliyorum.

Ayrıca tekrar söylemeden geçemeyeceğim filmin tüm oyuncuları güzeldi; fakat Timuçin Esen muhteşem ve Zerrin Tekindor daha da muhteşemdi… Oyunculuğun yanında Timuçin Esen tamamen bir şarkıcı olmuş..

Müslüm Gürsesi filmindeki ilk sahnede Müslüm’ün eline babasının toprak verdiği sahneyi adeta yaşadım… 

Oradaki içki sofrası; Sanki bana babamı hatırlattı. O da çok içer, küçük bir pikabı vardı 45’lik plaklardan zamanın şarkıcıları Müslüm, Ferdi ve Orhan dinlerdi… Özellikle sevda yüklü kervanlar… 

Efsane bir film olmuş gerçekten beğendim ve bir Türk filmi olarak gururlandım.

Daha fazla anlatmadan gidin seyredin derim.

 

Bu makale 541 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • Halil Güven (16/11/2018)
    Parmak bastığın noktalara ben de parmağımı basıyorum canım kardeşim:) Sağ ol var ol:)